@yenisafak Mesela iade etmediler, ne olacak?
Zorla mı alınacak, vermezseniz vermeyin denilerek öylece mi bırakılacaklar?
Onca helal mala korkusuzca çöktüler, "bunlar haram para dokunmayalım" mı denilecek?
Kamuoyu daha ne fırıldaklar çevrilecek diye merakla bekliyor.
Polisiye sevenler bilir.
Sherlock Holmes bir soruşturmayı, bekçi köpeğinin havlamaması bulgusuyla çözer. (Silver Blaze)
Köpek havlamadığına göre katil tanıdıktır.
Bu durumu fon krizine de uyarlayabiliriz.
Denetleyici, düzenleyici kurumlara İngilizce'de 'bekçi köpeği (watchdog)' denir.
Bu kurumlar bir sorun gördüklerinde havlayarak alarm verirler.
Fon vurgunu devam ederken Türkiye'deki düzenleyici ve denetleyici kurumlar da harekete geçmemiştir (yani havlamamışlardır)
Çünkü hırsız tanıdıktır.
CHP'den istifa ederek AK Parti'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, belediye binasında misafirlerini ağırladığı odadaki Atatürk fotoğraflarını kaldırdı.
Yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğrafını astı.
📍'İnsan hakları savunucusu ve DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, KHK ile ihraç edilen asker Bora Arslanoğlu’ndan 15 Eylül sabahından bu yana haber alınamadığını açıkladı.'📍
📰Detaylar: https://t.co/oP2U4QoVJb
1- Doğu Perinçek ve son 13 yılı itibariyle Erdoğan dışında, Özal'dan Demirel'e, Ecevit'ten Baykal, Çiller, Muhsin Yazıcıoğlu, Gül ve Türkeş'e ülkenin bilinen tüm siyasi liderleri, o okulları Türkiye'nin gururu ve en önemli uluslararası markası olarak gördü, destek verdi, TBMM o okullara madalya verdi. Hepsi ahmak, kör veya hain miydi?
2- Polisi, askeri ve istihbaratıyla devletin tüm imkânları siz din tüccarlarının elinde ama 13 yıldır iftiralar ve karalamalar dışında, yasadışı tek dış bağlantı veya suç delili ortaya koyamadınız. Ama hâlâ utanmadan böyle zevzekçe konuşuyorsunuz, çünkü siz kendi ağzınızla söylediğiniz gibi utanmazsınız.
3- 2002 ile 2013 arasında o okullara sayısız ziyaret yaptınız, öğrencilerini ağırladınız, o okulların öğrencilerinin yarıştığı Türkçe Olimpiyatları'na katılıp övgüler dizdiniz. Şayet o okullarda bir sorun varsa, bu destek gösterilerini zorla mı, yoksa rol icabı mı yaptınız? Bir suç varsa, ortaya çıkarmadığınız, aksine destek olduğunuz için suça ortak mı oldunuz?
4- İşin aslını konuşalım: O okulları överek göklere çıkarırken bile aslında çoğunuz kıskançlıktan çatlıyordunuz. Ve hiçbir zaman Türkiye'de iyi üniversitelerden mezun olmuş gençler, küçük maaşlarla nasıl Afrika ülkelerine, Sibiryalara gidiyor; Anadolu insanı niçin gerekirse arabasını satıp o okul binalarını yaptırıyor; Müslüman ve Türki toplulukları geçtik, bu okullar Almanya, Gürcistan, Romanya, Kamboçya gibi çok farklı kültür ve inanç ortamlarında nasıl kabul görüyor, nasıl başarılı oluyor diye hiç merak edip kafa yormadınız. Demokrasi yolundan çıkıp, tek adamlık ve çakma halifelik maceralarına girince, Cemaat bu saçmalıklarınıza karşı çıkıp biat etmeyince, dün öve öve bitiremediğiniz Cemaate ve tabii o aynı okullara savaş açtınız. Hem de eskiden beri Cemaate, size ve demokrasiye düşman olan Perinçek, Ergenekon ve benzeri karanlık odaklarla omuz omuza vererek. Şimdilerde boyun eğmeyen dinî ve seküler gruplara ve kişilere yaptığınız gibi.
Ha, bir de işin kıskançlık boyutu var. Türk okullarını ve Cemaatin ülke içinde ve dışındaki kurumlarını iyi günlerde gezerken bile kıskançlıktan çatlıyordunuz. Bir cami hocasının her alanda bu kadar hizmete vesile olmasını bir türlü kabul edemediniz. Unutmayalım, kıskançlık, peygamber çocuklarını bile birbirine düşman edecek, kan döktürecek kadar büyük bir afettir.
Şüphesiz, bu yalan, talan, iftira, zulüm düzeni mutlaka bir gün sona erecek. Hipnoz geçince, kimin ak kimin kara; kimin vatansever, kimin hain; kimin dürüst kimin düzenbaz olduğunu herkes görecek.