Bağ kurduğumuz her şeyin kaybı değişimi uzaklaşması etkiler bizi, çünkü insanız. Biz istiyoruz ki hiç üzülmeyelim. İncinelim ki incineceğiz, olsun onarırız. Düşelim ki düşeceğiz, olsun kalkar devam ederiz.
En temel düzeyde saygı görmemiş birinde kaç yaşına gelirse gelsin benlik algısı gelişmiyor. Benlik algısı gelişmediği için de yapacaklarım ve yapmayacaklarım diye sınırlar koyamıyor.
Ruhum daralıyor dünden beri, hiçbir şeye karşı enerjim kalmadı. Kabe'nin örtüsüyle büyü yapmışlar. Gazze'yi bile şeytani ayinlerinin bir parçası olarak bombalamışlar. Bu zamana kadar yapilan bütün tarihi, siyasi, sosyolojik analizler çöpe gitti. Tek bir gerçek, bütün olayların tek bir açıklaması varmış. Şeytan ve Adem ordusu arasında yaşanan bir savaş yeri dünya. Bu kadar. Şeytanı ben usul usul vesvese üfleyen, euzu besmele çekince gücü alınan bir varlık olarak tahayyül etmişim hep. Bazı insanımsı varlıkların ona tapacağını, ayinler düzenleyip insan eti yiyeceğini ve şeytanlaşacağını asla aklıma getirmemiştim. Yaşadığım dehşet ve acıyı anlatmam mümkün değil. Sadece Ramazan'ın rahmetine ve şu ayetin müjdesine sığınabiliyorum.
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise bâtıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır." | Nisa 76
Sivil aktivizm aslında tam da bu. Greta direnmiyor, şahsileştirmiyor ve başarısızlık duygusu yaşamıyor. Üçüncü defa yine dener, olmadı bir daha... Onun için bir “dosya” aktivizminin sadece bir parçası.
Bizim ise bir hıncımız var, gururumuz incindi, şerefimiz beş paralık oldu, namusumuz çiğnendi. Biz cihada gider gibi eyleme gidiyoruz, daha doğrusu cihada gidemediğimiz için eyleme gidiyoruz. Gemiye binip kıyıya ulaşamazsak bu bir on yıl daha travma olur. Devlet merkezli düşündüğümüz için aktivizmde de istiyoruz ki devlet ordularıyla yanımızda olsun. Olmayınca bir de bu yüzden kahroluruz. Sonra dönünce birbirimizi suçlarız; o gemide şunu yaptı, bu şöyle gemiye son anda binmekten vazgeçti diye.
Şuan babam izliyor gemileri,çaresizce. Babam böyle çaresizken ben nasıl Siyonizm ile her alanda mücadele için motive olacağım?
Müslümanlar sivil aktivizm sebebiyle ya “en azından bir şey yaptığını sanma” tesellisine kapılıyorlar ya da bir taş bile atmadan yenilgi duygusunu yaşıyorlar, iki durumda da karı zararı birbirini tutmuyor.
Arkadaşlarımızın mutluluğuna sevinelim ancak her halini nispete dönüştüren arkadaşlardan da uzak duralım. Zira kendi niyetlerini bastırmak için anında manipüle edip sizi kıskançlıkla suçlayabilirler
yürüdüğün yolu sev. kendini sev. allah'ı sev. olduğunu yeri sev. olduğun kişiyi sev, olamadığın kişiyi de sev. açmayan çiçeklerini, batan dikenlerini sev. mümin erkeklere ve kadınlara söyle, bakışlarını sakınsınlar. başkasının hayatına uzun uzun bakmak, onun kaderini senin yapmaz. kendi kaderini sev.
@dengilenadam Çukurova da küncü diyoru, hayatımda bunun kadar toplanması, kule yapıp kurutması, çırpılması emek isteyen başka bi şey görmedim. Bi kez onu deneyimleyince insan tek tanesine bile kıyamıyor
@musikiisinas 19 yaşımdan beri elhamdülillah tesettürlüyüm üniversite yıllarında bi arkadaşımın yedek çarşafını giydim alışverişe çıktık yemin ederim kendimi o kadar rahat, özgür ve korunaklı hissettim ki.. O da nasip olsun dileyen herkese inşallah
@munzevimi Aynı durumu yaşadım. Sonra otobüste terimi silerken yanımdaki hanım "ahh yazık zorla kapattılar seni demi" dedi evet dedim zorla kapandım iyice bi acıdı sonra da o kadar zor oldu ki babamı ikna etmek ama şükür kabullendiler dedim hanfendi inene kadar ağzını açmadı