Yeni kuşaklar tanımayabilir.
Bu yüzden Hukukçu Prof. Sami Selçuk kısaca kimdir?
1937 Konya doğumlu.
1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Sütçüler, Akşehir, Yenice hakimliğinden sonra 1972'den sonra Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulundu.
21 Eylül 1982 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçildi.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde doktora yaptı, 1986 yılında Doçent oldu.
1999 tarihinde Yargıtay Birinci Başkanlığına seçilmiş ve Yargıtayın onursal başkanı ünvanını aldı.
15 Haziran 2002 tarihinde yasal yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrıldı.
Emekliye ayrıldıktan sonra Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin öğretim üyeleri kadrosuna dahil oldu ve Ceza Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığına seçildi
Fakültede Ceza Hukuku ve Ceza Usul Hukuku dersleri vermektedir.
Prof. Selçuk Fransızca ve İtalyanca bilmektedir.
Bir defasında Meclis’te, beni kastederek “Azerbaycan’a asker gönderebiliyoruz ama milletvekilini gönderemiyoruz” sözüyle 2023’te yaşadığımız trajikomik bir olayı anlatmıştı Sn. Sırrı Süreyya Önder.
Bu anımızla vefatının 1. yılında saygı, rahmet ve özlemle kendisini anıyorum.
🛑 2.504 yıl hapis cezasına çarptırılan Fadıl Akgündüz (Jet Fadıl), annesinin cenazesinde açtı ağzını yumdu gözünü.
🗣️ Fadıl Akgündüz: "Bu memlekete yatırım yapmanın cezasını çekiyorum.
🗣️ Bu zalim bana '1,5 milyar dolarlık oteli 150 milyon dolara vereceksin ya da içeri gireceksin' dedi.'
"The Castros control GAESA, and GAESA is the center of power in Cuba. It’s the fruit of a pact Castro made with the military, trading prosperity in exchange for their support”
A younger generation of the Castro family is moving into positions of influence https://t.co/muVYsFINZR
🇨🇳 Çin Devlet Başkanı Şi Jinping: "İspanya tarihin doğru tarafında duruyor, çok makul bir ülke.
🇪🇸 Çin, İspanya'nın yanında. Dünya barışı için çalışacağız ve caygır yasasına karşı çıkacağız."
Olumsuz haberleri görmekten rahatsız olduğu için sosyal medyadan uzak duranlara rastlıyorum ve buna gönül koyuyorum. Görmekten rahatsız olduğunuz o mağduriyetleri yaşayanlar ne yapsın? Evet, sosyal medyada ölçüsüz vakit geçirmeyelim; ama 3–4 dakika ayırıp her kesimden mazlumlara ve onlara ses olmak için çırpınanlara bir RT, bir like ile destek olmayı ihmal etmeyelim lütfen.
Eflâtun, "Bilge konuşur çünkü söyleyecekleri vardır; ahmak konuşur çünkü söylemek zorunda olduğunu zanneder." diyerek, konuşmanın değil, sözün kıymetini vurgular.
Kimi sözler düşündürür, inşâ eder, doğruya ve güzele yönlendirir kimi de yıkar ve cehâlete mahkûm eder.
Bilge insan konuştuğunda, amacı vardır: anlamak, anlatmak ve çözüm üretmek. Toplum, bilge insanların sesi yükseldiğinde güçlenir. Çünkü onlar sadece eleştirmez; yol da gösterir.
Mevlânâ, körleri iyileştiren, ölüleri dirilten bir kudretin bile ahmaklık karşısında çaresiz kalmasını anlatır Mesnevî'de. Ahmak öğrenmeye kapalıdır ve bu kişiler sadece kendine değil; çevresine de zarar verir.
İnsan, kimleri dinlediğiyle şekillenir. Sürekli sığ sözlere maruz kalan bir zihin, zamanla derinliğini kaybeder.
Tersine, kaliteli, derin, zorlayıcı fikirlerle gerçek sanatla, samimi ve yüksek seviyeli sohbetlerle beslenen bir zihin ise farklı bir boyut kazanır.
Zihin, maruz kaldığı şeylerin toplamıdır.
Ne kadar dikkatli seçersen, o kadar özgür ve derin olursun. Söz ya bir köprü kurar ya da bir duvar örer.
Epiktetos: "İki kulağımız, bir ağzımız var; daha çok dinlemeliyiz." der. Çünkü dinlemek, anlamanın kapısıdır.
Sonuç olarak şunu sormalıyız:
Konuşurken gerçekten söyleyecek bir sözüm olduğu için mi, yoksa sadece konuşmak zorunda olduğumu düşündüğüm için mi konuşuyorum?
İşte bu soruya verilecek cevap, hem kişiyi hem de toplumu şekillendirecektir.
Günümüz insanı, kabullenmediği ve ötekileştirdiği hakîkatin etrafında inatla dolaşıp duruyor. Bilmiyor ki bu kostaklanmanın hiç kimseye faydası yok.
#KamusNamustur
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun
Bugün Atayünlerin zor günlerinden biri
Anadolu beylerin kız kardeşi,çocuklarımın halasını kaybettik.Hapiste yaşadıkları 3.kayıpları
Allahım rahmet etsin,cennetinde buluştursun.Ailemizi burada kuramadığımızO büyük sofraların başına orada oturtsun
“Adem şerr-i mahz ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashâb-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur…Dalâlet ve şer ve musibetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin esası, mayası ademdir, nefiydir. Onlardaki fenalık ve çirkinlik, ademden geliyor. Çendan suret-i zâhirîde müsbet ve vücudî de görünseler, esası ademdir, nefiydir.”
13.Lema, Dördüncü İşaret
🧳💷 İktisatçı Ömer Rifat Gencal: "Son 2,5 senede carry trade yapan bir yabancı yatırımcı dolar bazında nette %66 faiz kazandı.
🇹🇷 Türkiye'ye 20 milyar dolar getiren bir yatırımcıya nette 13 milyar dolar faiz ödendi.
💡 Kafamda deli sorular. 13 milyar dolarla kaç hastane, kaç okul yapardık?"
"Ayrım yapmadan herkesin derdine koşan, her milletvekilinin yapması gerektiği işi tek başına yapan, Peygamber gibi adam. Bir şey yapamıyorsan, bari Ömer Faruk Gergerlioğlu'na yardımcı ol." @RustemBatum 🙏@CMYLMZ@gergerliogluof https://t.co/HaT2qDDSrn