@enderbozkurt İslam ümmeti adına çok fena bir vakıa çoğu insanın kendisinin hak karşısındakini batıl görme hastalığı, Rabbim hepimize hidayet nasip etsin
@oturan_seyyah@tanerce@Hakiri01 İsmetçiler gelmiş hemen :) Allah ne der önemli tabi ama toplumda bir laf vardır . Allah dan korkmaz kuldan utanmaz diye . Bazen insan günahlarını kullardan utandığı için yapmaz bunu unutuyorlar
@TraderAT12 Ellerinize sağlık hocam . Uygun zamanda arı ürünleri ile alakalı bir seri yapabilir misiniz bu konudaki bilgilerinizi paylaşmanızı bekliyoruz
@militerenstitu Bu anlatının hiç bir gerçeklik yanı yok fezlekeler ortada tamamıyla hikaye anlatılıyor maalesef toplumumuzda seviyor böyle durumları , birisi çıkıp dosyaları okursa olayın böyle olmadığını bilir
@seko_loji yorumlar dehşete düşürücü ve son yıllardaki ateizm artışı korkutucu durumda, dini kullanıp her türlü kötülüğü yapanlara bakınca ve her alanda çöküş ve ahlaksızlık artıkça bu sonuç zaten kaçınılmazdı.Yorumların çoğu ateist argümanların bile en zayıfları ve çoğunda sadece küfür
@TraderAT12 Asaf halet in bu müthiş şiirini biliyorduk da Nebukadnezar ın ölümünün zehirlenme olduğunu bilmiyorduk hocam valla müthiş anekdot veseelam :) ayrıca dmsa için normal kullanılacak doz nedir
“Kaşgar’da Cuma namazı kılacak cami bulamadım…”
Türk YouTuber Ali Nar, Doğu Türkistan gezisinde kadim Türk şehri Kaşgar’da Cuma namazı kılmak istedi, ancak gidebildiği camilerin ya mühürlü ya da tamamen yıkılmış olduğunu gördü.
İşte Çin’in gizlemeye çalıştığı hakikat bu!
Çok net hatırlıyorum.
8–9 yaşlarındaydım. Kaşgar’daki mahallemizde rahmetli nenemin bir arkadaşı vardı. Adı Hetiçe idi. Nenem gibi nur yüzlü, gözlerinden tebessüm ve şefkat akan bir kadındı.
Bir gün nenem, hafta içi ikindiden sonra onun evine gitmemi söyledi. Hetiçe nenenin bana Heptiyek (Elifba) öğreteceğini söylemişti. Ben de “tamam” deyip aynı gün birkaç yeğenimi yanıma aldım. Hep birlikte yukarı mahalleye doğru yola çıktık.
İçimizde garip bir duygu vardı. Hem heyecanlıydık hem de biraz korkuyorduk. Çünkü nenem evden çıkarken bize şöyle demişti:
“Orada öğrendiğiniz şeylerden kimseye bahsetmeyin.”
Bu sözün neden söylendiğini o gün tam olarak anlamamıştık. Evin kapısına geldik. Kapının zincirini hafifçe tıkırdattık. Biraz sonra Hetiçe nenemiz kapıyı açtı. Önce sokağa baktı. Sağa sola dikkatlice göz gezdirdi. Sonra bizi hızla içeri aldı. Evin avlusuna girer girmez saksılardan yükselen çiçek kokuları bizi karşıladı. Çeşit çeşit güller vardı.
Ama ben en çok reyhan kokusunu sevmiştim.
O evde tuhaf bir huzur vardı. Açıkçası kendimi kendi evimdeymiş gibi hissetmiştim. Yeğenlerimin yüzünde de aynı sıcak tebessümü görüyordum. Avluya açılan odalardan birine geçtik.
Bir süre sonra Hetiçe nenemiz elinde iki kitapla yanımıza geldi. Kitapları tek tek elimize verdi. Sayfalarını açtığımızda bilmediğimiz yazılar gördük. Ama harfler bizim Uygur alfabesine de biraz benziyordu.
Hetiçe nenemiz kitabı tanıtmaya başladı. Niçin öğrenmemiz gerektiğini, nasıl okunacağını sabırla tek tek anlattı. Kısa süre içinde sanki yeni bir dil öğreniyormuş gibi heyecanlanmıştık. Fakat o gün bilmediğimiz bir şey vardı.+
@MertUmutMemis Hakikatleri tek tek sıralamış . Toplum cehalete saplandıkça bu kişiler hitabetleriyle öne çıktı ama dediği gibi gelecekte bunların asla yeri olmayacaktır
@TraderAT12 Teşekkürler hocam 80 kg olan biri için 1600 mg Ayda sadece ardışık 2 gün şekilde araştırmalarda çıkıyor kullanımı o yüzden sormuştum saygılar hürmetler