Yeni Parti çerçeve yasaya Evet diyerek ulusalcı tabanının tepkisini çekse de bu şekilde hem MHP'yle hem de DEM Parti'yle arasını iyi tutuyor. Bu iyi tutma durumu rejimin Yeni Parti üzerindeki baskısını bertaraf etmeye yetmeyebilir ama mevcut siyasi dengeler düşünüldüğünde başka da bir alternatif yok. Taban ise şimdi tepki gösterse bile seçimde oy tercihini değiştirmeyecektir.
Sadly I’ve also noticed a limit decrease for plus users. 4.5 really stands out for its emotional intelligence compared to the other models. I just hope they improve it and make it easier to access @OpenAI
@eczozgurozel Ana muhalefet lideri olarak sizden beklenen normal bir vatandaş gibi olayı lanetlemeniz değil, partinizin tüm gücüyle bu olayın takipçisi olacağını söylemenizdir. Lütfen koltuğunuzun ağırlığına uygun davranın artık.
Bir erkeğin size herhangi bir şekilde gösterdiği ilgi sizin değerinizi ortaya koymaz. Hedefleriniz, hayalleriniz ve hobileriniz olsun. Değişen dünyaya uyum sağlayamamış öfkeli erkeklerin sözlerini de kendi hemcinslerinize yöneltmeyin.
@SalpiOzgur İnsan ilişkilerini “arz-talep”, “pazar değeri” gibi ekonomik terimlerle açıklamaya çalışıyorlar, oysa işin içine duygular ve güdüler girdi mi akıl mantık kalmıyor. Muhtemelen çoğu insan içine pek karışmıyor..
Anayasa Mahkemesi'nin ikinci kez hak ihlali kararı verdiği seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay'ın bir an önce tahliye edilmesi Anayasa'nın gereğidir.
Bu karara direnmek, anayasal hukuk düzenini yok saymaktır. Biz, adaleti ve hukuku savunmaya devam edeceğiz.
Hafif boğazım acımaya başladı ve ben gece gece İngiltere’deki sağlık sistemin ne kadar kötü olduğunu düşünmeye başladım. Neyse ki pazartesi Türkiye’ye gidiyorum.
7 Kasım 23.45'de Afet adı altında evlerimizi ranta dönüştürecek, halkı evsiz bırakacak kanun;
Sadece 2⃣3⃣7⃣ AKP ve MHP vekilinin KABUL oyu
Sadece 8⃣2⃣ muhalefet vekilinin RET oyu ile geçti.
Ancak 281 vekil oylamaya bile katılmadı.
Katılmayanların 1⃣9⃣5⃣'i muhalefet vekili idi‼️
@eczozgurozel Özgür Bey, bizim gündemimiz aşağıdaki haber. Bizim gündemimiz Gazze’den Türkiye’ye yaklaşık 1 milyon insanın aktarılma ihtimali. Barış Yarkadaş değil.
Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayına giderken…
14 Mayıs seçimlerine büyük umutlarla hazırlandık, hepimiz bu seçimin Cumhuriyetimizin devamlılığı açısından tarihi bir seçim olduğunu, halkın yoksullaşmasının, kadının ötekileştirilmesinin, kimliklere ve nefrete dayalı bir politikanın, gençlerin gelecekten ve ülkemizden umudunu yitirmesinin bir siyasi tercih olduğunu vurguladık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında yepyeni bir başlangıç yaparak farklı görüşlerden ve farklı geleneklerden gelen milyonların demokrasi umudunda buluşabileceğini dile getirdik. Bu inancımı bu ülkede yaşamak isteyen bir genç olarak hala koruyorum. Fakat kabul etmeliyiz ki, biz bu seçimleri kaybettik. Bu seçimin kaybedeni ise yalnızca siyasiler değil. Milyonlarca insanın yaşamı ve geleceği yeni bir riske girmiş durumda. Fatura halka kesildi. Fatura alım gücü düşenlere, bu ülkede mesleğini yapmak isteyip yapamayanlara, uzun saatler dinlenmeden, uyumadan çalışanlara, yaşayan değil, sadece nefes alarak çok değerli yıllarını geçirenlere, hatta her geçen gün intihar eden gençlere, öldürülen kadınlara kesildi bu fatura. Unutmayalım.
Şimdi milyonlarca insana bir umut borcumuz var. “Bütün siyasetçiler aynıdır” diye düşünenlere siyasetin bambaşka olabileceğini göstermek bizim elimizde. Aynı yöntemleri sürdürerek, sadece daha fazla kişiyle konuşarak, geçmiş seçimleri bir kenara koyarak, iktidar paradigma değiştirmeye çalışırken önceki çalışmalarımızı anlatmaya devam ederek bu umudu yaratmamız ne yazık ki mümkün değil. Bizim için sandık başında sabaha kadar bekleyenler bile başka partilerden ya da oluşumlardan umut aramaya başlıyorsa, artık sözümüz yurttaşımıza eskisi gibi ulaşmıyorsa, yalnızca daha çok çalışmak değil; hatalarımızı kabul ederek, yurttaşımızın duygusunu doğru okuyarak ve çalışma biçimimizi değiştirerek yeni bir yol açabiliriz. Ancak bu yeni yolu açtığımızda seçim yenilgisine rağmen doğru yaptıklarımızı, Sayın Genel Başkanımızın ve hepimizin önemli çabalarının da takdir edilmesi için, hataların da doğru değerlendirilmesi için bir fırsat yaratmış olabiliriz. Aksi halde partimiz güven kaybederken, korkarım ki bu önemli çabalar da haksızlığa uğrayacak.
Genç bir lise mezunuyken kapısından adım attığım Cumhuriyet Halk Partisi’nde her kademede ve içten inancımla görev yaptım. Bir kız çocuğu olarak okuyabildiysem, bir meslek sahibi olup kendi ayaklarım üzerinde durabildiysem Cumhuriyet’e borçlu olduğumu her zaman hissettim. Bu hislere sahip milyonlarca gencin siyasette kimin kime ne dediğiyle veya dedikodularla, siyaseti yalnızca kişisel ilişkilere indirgeyerek “ihanet” söylemlerini ortaya atanlarla ilgilendiğini sanmıyorum. Yalnızca bir çözüm duymak istiyorlar. Ve bu çözümü şu anda ne yazık ki, seçim yenilgisinden sadece kendi muhaliflerinin sorumlu olduğunu anlatan parti yönetiminden duyamıyorlar. Genel merkez kurultayı kazanırsa bu umudu nasıl yaratacak? Hangi çalışma biçimi değişecek? Yerel seçimlerde gönüllü sandık görevlilerine ve müşahitlere sabaha kadar mücadele motivasyonunu nasıl verecek? Seçimlerden bağımsız olarak, seçmenlerimizin bir yurttaş olarak kendini yalnız, sahipsiz hissetmesine nasıl engel olacak? Hep aynı kişileri görmekten, hep aynı cümleleri duymaktan yorulan ve “sakın sokağa çıkmayın” denilen gençlere “gel seninle siyaset yapacağız” nasıl diyecek? Sokağa çıkmayı, ifade özgürlüğünü hassas denilen konularda da savunan genç yöneticilerini devamlı uyaranlar nasıl gençleri anlayabilecek? “Değişim” fikrinin altı bu süre içinde doldu, nelere itiraz edildiği, nelerin savunulduğu binlerce kez konuşuldu. Tutum belgesinde dile getirildi. Ama mevcut düzenin devamı halinde neler olacağı, içeriği açıklanmayan ve tarihi ertelendikçe gündemden düşen bir tüzük fikri haricinde hiç söylenmedi.
Bu nedenle ben oyumu bu kurultayda Sayın Özgür Özel için kullanacağım.
Şunu da not etmek lazım, Özgür Özel’in arkasındaki ekipte de bir Oğuz Kaan Salıcı eksik. Zamanında Kılıçdaroğlu’nun destekçisiydi hepsi. Değişim sadece simanın değişmesiyle olacak iş değil oysa.
İmamoğlu ihanet etti ve Genel Başkan da onu hem yeniden aday gösterdi hem de Kurultay Divan Başkanlığı gibi onurlu bir göreve getirdi öyle mi? Gerçekten şu tabloya, şu laflara baktıkça çok üzülüyorum. Birkaç koltuk için asırlık parti bu duruma düşürülmemeliydi.