التقيتُ بالسيد Sarper Özperçin، مدير مبيعات الشحن لمنطقتي شمال وغرب إفريقيا بالخطوط الجوية التركية، والسيدة Yasemin Aktakka Yurt، رئيسة قسم الشحن في تونس والجزائر، والسيد Gürel Tümer، مدير الخطوط الجوية التركية في تونس.
وتبادلنا وجهات النظر حول أنشطة الخطوط الجوية التركية في تونس، وسبل تطوير النقل الجوي للبضائع على المستوى الإقليمي.
THY Kuzey ve Batı Afrika Kargo Satış Müdürü Sarper Özperçin, Tunus-Cezayir Kargo Şefi Yasemin Aktakka Yurt ve THY Tunus Müdürü Gürel Tümer ile bir araya geldik.
THY’nin Tunus’taki faaliyetlerini ve bölgesel kargo taşımacılığının geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunduk.
Gençler ders alın, @ahmetkaan79 abimiz gibi yüzlerce siyaset içinde olduğu halde bu şekilde olmasını isteği halde değişim olmuyor..
Onun için kendi işinize bakın siyasette işleri böyle gidiyor..
Kendiniz dava, gaye edinin..
Ümidiniz hep olsun ancak siyasetten hep olmasın❗
SİYASET/çi belirleme sanatı☺️
Siyasette en büyük sorunlardan biri, makama giden yolun liyakatten çok bağlantılardan geçmesidir.
Öyle bir sistem kurulmalı ki insanların arkasında güçlü isimler değil, güçlü bir geçmiş olsun.
Bu yol mahalleden başlamalı; ilçeye, ile ve genel merkeze kadar şeffaf, adil ve liyakat temelli ilerlemelidir. Milletvekilliği ve belediye başkanlığı gibi görevler; emek, tecrübe ve toplumun güveniyle kazanılmalıdır.
Bugün sorulan soru çoğu zaman:
“Kimin adamısın?”
Oysa sorulması gereken şudur:
“Ne yaptın, ne ürettin, topluma ne kattın?”
Siyaset, referansla makam dağıtma yeri değil; kamu sorumluluğunu taşıyabilecek, ahlaklı, birikimli ve liyakatli insanların hizmet alanı olmalıdır.
Çünkü liyakatsiz insanların güçle buluştuğu yerde bedeli toplum öder.
Devlet yönetimi, birilerinin adamı olma sanatı değil; milletin emanetini şeffaflık, adalet ve sorumlulukla taşıma görevidir.
سجّلوا التاريخ 📌
سيُعقد منتدى أنطاليا الدبلوماسي في الفترة من 2 إلى 4 أفريل 2027.
سيجتمع القادة والدبلوماسيون والمفكرون مجددًا في أنطاليا، للتفكير معًا والتحرك معًا.
📍 أنطاليا، تركيا
#ADF2027#ThinkTogetherActTogether#AntalyaDiplomacyForum
Diyanetimizden birkaç öncelikli beklentim var. Bir tanesi de tüm Arap ülkelerindeki uygulama: "Ezan okunduktan sonra sünnetin ardından hemen farza başlanmaması." Böylece ezanı duyan kişi farza yetişebiliyor. Bizde ise ezanı duyduktan sonra abdest alma, camiye gitme derken farza
Diyanet Çocuk kanalında köy köy gezip sahneye çıkan tesettürlü anne var mesela. Türk kadınının Evropaileştirilmesi bir devlet projesidir. Kadın annedir toplumu dönüştürmek için onu dönüştürmek yeterlidir.
«الخطبة الشامية» وبوصلة النهوض: تشخيص العِلل واستشراف المستقبل
من منبر بني أمية إلى ضمير الأمة
في شتاء عام 1911م، وفي رحاب الجامع الأموي العريق بدمشق، وقف المفكر والمصلح والمربي بديع الزمان سعيد النورسي رحمه الله تعالى ليلقي درساً كان بمثابة «مانيفستو» فكري ووثيقة إصلاحية استشرافية.
لم يصعد النورسي طيب الله ثراه المنبر متكلفاً دور الأستاذية، بل جاء متواضعاً يعرض بضاعته على علماء الشام كطالب يراجع فهمه، ليضع يده بدقة الجرّاح على مكمن الداء الذي جعل العالم الإسلامي يتراجع ويقف على أعتاب القرون الوسطى، في وقت تسارعت فيه خطى الآخرين نحو المدنية والقوة.
أولاً: صدمة التشخيص..
الأمراض الستة
لم يعزُ النورسي تراجع المسلمين إلى قوى خارجية بحتة، بل غاص في عمق البنية النفسية والاجتماعية، مستخرجاً ست علل فتاكة عطلت طاقات الأمة:
* استشراء اليأس والقنوط:
وهو الداء الذي اعتبره سرطان العزيمة وأول أسباب الخنوع والتبعية.
* موت الصدق وتفشي النفاق:
حيث تحولت المجاملة والمصلحة الزائفة إلى غطاء للكذب والرياء السياسي والاجتماعي.
* التلذذ بالعداوة وإذكاء البغضاء: استنزاف الطاقات في معارك جانبية بين أبناء الملة والوطن الواحد.
* الجهل بالروابط المعنوية: نسيان الوشائج النورانية المشتركة التي تجمع المجتمع وتجعل أفراده كحلقات السلسلة الواحدة.
* سريان الاستبداد:
تحول النزعة التسلطية إلى عدوى تصيب الحاكم والمحكوم وتكتم صوت العقل.
* الانحسار في الأنانية الفردية: انتشار ثقافة «ما لي وللناس» وحصر الهمة في المنفعة الذاتية الضيقة.
ثانياً: «صيدلية القرآن»..
معادلة الترياق
في مقابل هذا التوصيف الواقعي المرير، لم يقف النورسي عند البكاء على الأطلال، بل فتح أبواب الأمل من خلال استنباط حلول عملية مستلهمة من روح التنزيل:
* الأمل بديلاً عن اليأس: التأكيد على أن اليأس مخالف لأصل الإيمان ﴿لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ﴾، وأن حركة التاريخ تتقلب كالفصول؛ فبعد الشتاء خصب وربيع، والمستقبل مشرق متى ما تحققت شروطه.
* سيادة الصدق الصارم: حصر الخيار الإنساني والسياسي في معادلة حاسمة: «إما الصدق وإما السكوت»، وإسقاط ذرائع الكذب للمصلحة التي أفسدت الحياة العامة.
* ثقافة «محبة المحبة ومخاصمة الخصومة»: اعتبار الرابطة الإنسانية والإيمانية كالجبال الراسيات، بينما الخلافات الجزئية كالحصيات الصغيرة التي لا يجوز أن تطغى على جوهر الأخوة.
* الشورى والحرية المسؤولة:
التأسيس لمفهوم الحرية الشرعية التي تحرر الإنسان من عبودية الأشخاص، وتقوم على مبدأين ذهبيين: «ألا يُذَلّ الإنسان ولا يتذلل»، لتكون الشورى التشاركية هي مفتاح الإبداع والنهوض.
* تسامي الهمة:
رفع قيمة الفرد بربطها بأمته؛ فمن كانت همته ذاته انسلخ من حقيقة مدنيته، ومن كانت همته أمته ومجتمعه كان بمثابة أمة كاملة تمشي على الأرض.
ثالثاً: الإيمان صانع المدنية ومصدر الطمأنينة
يرسم النورسي في أطروحته لوحة بديعة لطبيعة التدين الحقيقي؛ فالإسلام ليس عائقاً أمام العلم والتحضر، بل هو المحرك الأساس للرقي المادي والمعنوي معاً. ويضرب مثلاً رائعاً بالطفل الصغير الواقف بثبات أمام القطار الهادر لأنه يدرك أن له قائداً ونظاماً يحكمه، في حين قد يرتعد الأبطال الشجعان خوفاً إن ظنوا القطار وحشاً كاسراً طليقاً.
هكذا هو الإيمان: يمنح الإنسان السكينة والجسارة الأخلاقية لمواجهة تحديات الوجود، بينما الضلال يحيل الكون إلى رعب وفوضى ووحشة.
درس اليوم والغد
قيمة «الخطبة الشامية» في كونها رؤية إصلاحية حية تتجاوز الأزمنة. إنها تذكير دائم بأن النهضة تبدأ من داخل الإنسان وبناء منظومته القيمية؛ حيث يتعانق الصدق مع الشورى، وتندمج الحرية بالمسؤولية، لتتحول الأمة من موقع التراجع والتبعية إلى فاعلية الشهود الحضاري والسلام الإنساني الشامل.
سعدت باستقبال وفدَ قطاع السيارات التابع لاتحاد مصدّري صناعة السيارات في أولوداغ (OİB)، الذي يجري لقاءات في تونس والمغرب خلال الفترة من 4 إلى 7 أكتوبر.
كما قمنا، برفقة الوفد، بزيارة الهيئة التونسية للاستثمار (FIPA)، حيث تبادلنا وجهات النظر حول فرص الاستثمار والتعاون في قطاع السيارات في تونس، وإمكانات تطوير العلاقات التجارية والاقتصادية بين البلدين.
أتمنى أن تثمر هذه اللقاءات، التي تسهم في تعزيز حضور قطاع السيارات التركي في السوق التونسية وتطوير فرص جديدة للتعاون بين أوساط الأعمال في البلدين، عن نتائج مثمرة.
4–7 Ekim tarihlerinde Tunus ve Fas’ta temaslarda bulunan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Tunus-Fas Otomotiv Sektörel Ticaret Heyetini Büyükelçiliğimizde ağırladık.
Heyetle birlikte Tunus Yatırım Otoritesi’ni (FIPA) de ziyaret ederek, Tunus otomotiv sektöründeki yatırım ve iş birliği imkânları ile iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatlar hakkında görüş alışverişinde bulunduk.
Türk otomotiv sektörünün Tunus pazarındaki varlığının güçlendirilmesine ve iş dünyalarımız arasındaki yeni iş birliği imkânlarının geliştirilmesine katkı sağlayan bu temasların verimli sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.
🗣️ Serdar Tuncer:
“Belediye otobüslerinde, ellerindeki poşetlere gizlenmiş parti bayraklarını asmaya giden mahzun ama onurlu insanlar ciplere binmeye başlayınca bir şeyler yitip gitti avcumuzdan.
O babaların çocukları bir başkasının hakkı hukuku demeden ihale kovalamaya başlayınca ahlakımız yitip gitti.
28 şubatlarda tesettürü için sokaklarda joplanan annelerin evlatları artık modern tesettüre bürünmüş annelerinin yanında taytla arz-ı endam etmeye başlayınca onurumuz yitti.
Bir de baktık ki ortada bizden eser yok, biz yittik! Dün yok muamelesi görüyorduk yokluk içindeydik ama bütün heybetimiz ve vakarımızla biz vardık.
Bugün her yerde biz varız güya ama ortalıkta bizden eser yok!"
Cezayir Üniversitesinden Prof. Dr. Ammar Ceydel:
Bediüzzaman medeniyet inşa etmektedir. Bu hareketin temelinde tahkiki iman vardır. Her şüpheye akli cevaplar gerekir.
Şu anki medeniyet maddi bir medeniyettir. Esas olan gerçek medeniyete yönelmek gerekir. İman-ı tahkiki akla, kalbe, nefse hitap eder.
Bizlerin güçlenmemiz gerekiyor. Allah hazırlık yapmamızı istiyor. Bu medeniyete hazırlık yapmaktır. Bunun için de tanışmaya, yardımlaşmaya ihtiyacımız var. Maddi anlamda medeniyet ne kadar ilerlerse ilerlesin onlara insani konulardaki terakkiyi hatırlatmamız gerekiyor.
Her alanda fizikte, kimyada ve teorik ve pratik sahada işler üretmemiz gerekiyor.