Siz kendi hayatınızın senaryosunun yazarı, yönetmeni ve oyuncususunuz. Birisi sizin senaryonuzu izlemediğinde kızmayın çünkü onlar da kendi senaryolarını oynuyorlar.
“Alıntı”
Hayatın boyunca kendini
düşüncelerin sandın.
Zihninden geçen her şeyi
“ben” diye sahiplendin.
Ama sana kimse şunu sormadı:
“Eğer düşünceler sen isen,
onları fark eden kim?”
Bu insanlığın en çok kaçtığı sorudur.
Çünkü bu soru sorulduğu anda
bildiğin her şey
yerinden oynar.
“İyileştirmeye çalıştığım şey ile iyileşmemi sağlayacak olan şey aynı…
Beyin cerrahı kendi sorunlu beynini ameliyat edebilir mi? Neşter kendini kesebilir mi? Dikiş iğnesi kendini dikebilir mi?
Varlığım varlığımı çözebilir mi?…”
Ne diyordu Mevlana?: "Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum. Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum. Hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum. Öyleyse ölümden korkmak niye? Hiçbir sefer kötüye dönüştüğüm, görüldü mü? Bir gün insan olarak ölüp, ışıktan bir yaratık, olacağım.”
İman, kalbin sana fısıldadığı ilahi bir bilgidir. Aklın ise gördüğünü tartar, ölçer, değerlendirir. Bu iki emanet, insana birer kanat gibi verilmiştir; biri olmadan diğerinin uçması eksik kalır. Ama her birinin yolu ayrıdır, vazifesi farklı.
Kalbe gelen ilham, manevî bir sezgiyle varlığı kuşatır. Bu, gözle görülmeyeni gören bir kalp gözü gibidir. Aklı, bu derin sezginin yerine koymaya kalkarsan, maneviyatın özünü kaçırırsın. Çünkü akıl, sınırlı olanı kavramaya meyillidir; oysa iman, sonsuz olanın izini sürer.
Allah, ne akılla tam anlaşılır, ne de sadece imanla kuşatılır. O, aklın sınırlarını aşan; kalbin ise huzur bulduğu bir sonsuzluktur. Akıl delil arar, iman ise teslim olur. Bu yüzden akıl, çoğu zaman imanın vardığı noktaya ancak hayranlıkla bakabilir.
Fakat doğru olan, bu iki cevheri birbirine düşürmek değil; onları dengeyle yürütmektir. Akıl, imanın nuruyla aydınlandığında hakikate yaklaşır. Ve iman, aklın bulduklarını kalbin tasdikiyle derinleştirir.
Karanlıkta yönünü bulmak isteyen bir yolcu gibi… Hem aklın fenerine hem kalbin pusulasına ihtiyaç duyarsın. Sadece biriyle yürürsen, ya yolunu kaybedersin ya da yönünü.
O halde unutma: Kalbin sesi sustuğunda akıl şaşar; akıl sustuğunda kalp susuz kalır. İkisinin dengesinde yürüyen, hem görüneni hem görünmeyeni hakkıyla kavrar. Ve işte o zaman, hakikatin kapıları birer birer açılır insana…
🗝️🚪
🌌✨
Gerçek insan, yeryüzüne gönderilmiş bir kıvılcımdır; ilahi olanın bilinçli bir parçasıdır. Ancak bu kıvılcım, doğumla birlikte unutkanlığın zırhına bürünür ve zamanla kendisini beden zanneder.
Yolumuz hep İyi Niyetli
SEVGİ dolu KALPLERLE KESİŞSİN
İyilik ve Güzellikler
Bir Çığ gibi Büyüsün
Su damlaları,Nehir ile BİRLEŞSİN
OKYANUSA doğru AKSINLAR
Okyanusun Kendisi olduğunu
ANLASINLAR
Sen Su damlası olduğunu sanıyordun
UYANDIN Artık OKYANUSUN
SEN OLDUĞUNU ANLADIN♾️