IBAN’dan, açıklama yazmadan ödeme alan esnafın hesabına giden 1.000 TL’yi tespit edip vergi cezası kesmeni sağlayacak yapay zekâ destekli sistemlerin var. Ama fon piyasasında bir senede %40.000 getiri sağlayan fonun döndürdüğü pisliği tespit edecek mekanizman yok. Öyle mi?
Muhalif gazeteci, belediye başkanı veya sosyal medya fenomeni gözaltına alındığında sekiz açıdan, 4K çözünürlükte; elleri arkadan kelepçeli, kafası öne eğik şekilde karakola götürülürken görüntülerini servis edebiliyorsun. Ama bu fon olayının başındaki adamların gözaltı videoları tost makinesiyle çekilmiş gibi: karanlık, çamur gibi görüntü; suratları bile belli olmuyor. Öyle mi?
Millet yurt dışında okuyan çocuğuna 1.000 euro harçlık gönderirken banka 50 tane açıklama, izah, belge talep ediyor; havale MASAK denetimine takılıyor. Ama bu adamların İsviçre’ye gönderdiği yüz milyonlarca frankı tespit edemiyorsun. Öyle mi?
Bu iş sıradan bir dolandırıcılık hikâyesi değil. Kaybolan para ne kadar büyükse, işin skandal boyutu daha da büyük.
Hatırlıyor musunuz? 560 milyar TL diye fiktif bir para uydurmuş tepiniyorlardı. 560 milyar TL yaklaşık 11,5 milyar dolar. İddianame çıktı, öyle bir yolsuzluk olmadığı da görüldü.
Fon kararından beri borsa 54 milyar dolar değer kaybetti. 1 milyon insanın 1 trilyon lirası uçtu.
Bu işin bir sorumlusu yok mu?
Geçtiğimiz yıl toplanan 2 trilyon 840 milyar liralık Gelir Vergisinin sadece 1 trilyon 377 milyar lirası “ücretlilerden” kesilen gelir vergisidir. 2024 yılına göre bu tutar %60 artmıştır. Oysa ilgili dönemde enflasyon %30 civarındadır.
Ayrıca son 25 yılda Yeniden Değerleme Oranı kuruşu kuruşuna uygulansaydı Gelir Vergisinin ilk dilimi bugün 190.000 TL değil 521.210 TL olacaktı. Sayın Bakan dünyanın hangi ülkesinde böyle bir gizli vergi zammı vardır onu da sayabilir misiniz?
AKP, Dünya Ticaret Örgütü’ndeki ‘Çin otomobilleri’ davasını kaybetti!
AKP’nin Çin menşeili otomobil şirketi BYD’ye, yatırım teşviki adı altında, devasa tutarda bir vergi avantajı sağlamasına rağmen;
Şirketin Türkiye’de bugüne kadar yatırım yapmaması skandalının ardından⬇️
Yeni bir rezaleti daha ortaya çıkardık!
Bu kez de BYD dışındaki diğer Çinli otomobil şirketlerine uygulanan ek vergiler nedeniyle;
Çin’in, İsviçre Cenevre’de, Dünya Ticaret Örgütü’ne yaptığı şikayet üzerine başlatılan panel yargılaması Ticaret Bakanlığı marifetiyle kaybedildi.
122 sayfalık Panel Kararı’na göre;
Ticaret Bakanlığı’nın dava konusu edilen ek vergi uygulamalarının büyük bölümünün, uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğuna hükmedildi.
Sonuç⬇️
Yaptığımız hesaplamalara göre;
Davanın Türkiye’ye faturası yıllık en az 100 Milyon Dolar olacak!
Güncel kurla yıllık 4 Milyar 486 Milyon Lira!
Çin Türkiye’ye, ya zararımı hemen ödersin ya da bu tutarda bir ticari misilleme yaparım diyecek.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a sesleniyorum!
Dünya Ticaret Örgütü’ndeki kararın temyizi için son gün 26 Eylül 2026!
Bir an önce temyiz başvurusunu yapın!
Ondan önce de bir zahmet istifa edin!
2 yılda 5 kez araçların ek vergi oranlarını değiştirirseniz, bu işi çocuk oyuncağına çevirirseniz, olacağı budur!
Kaynak: WT/DS629/R numaralı ‘Dünya Ticaret Örgütü Panel Yargılaması Raporu’ (İngilizce Orjinal, Türkçe Çeviri)⬇️
@kriptoemre Emre bey 40 günde yapılan alt geçitlerin cefasını çeken yüzlerce insan var, o kadar hızlı yapılması sonucu ne drenaj düşünülmüş ne su tahliye sistemleri
Kaç insanın arabası battı mağdur oldu sırf yaptık demek için altgeçitleri yaptıklarından ötürü
▬ Türkiye’de sadece internet üzerinden her gün ortalama 12,5 milyar TL para dönüyor.
▬ Sadece günlük ortalama 740 milyon TL’lik yemek siparişi veriliyor.
▬ Her gün yaklaşık 1,17 milyar TL’lik kıyafet, ayakkabı ve aksesuar siparişi veriliyor.
▬ İnsanlar her gün internetten yaklaşık 834 milyon TL’lik telefon, bilgisayar, televizyon ve elektronik ürün alıyor.
▬ Havayolu tarafında internet üzerinden her gün yaklaşık 782 milyon TL’lik işlem yapılıyor. İnsanlar bilet alıyor, seyahat planlıyor, dünyanın dört bir yanına uçuyor.
▬ Seyahat, taşımacılık ve depolama tarafında da internet üzerinden her gün yaklaşık 667 milyon TL para dönüyor.
▬ Market alışverişinde sadece internetten verilen siparişlerin günlük tutarı yaklaşık 608 milyon TL.
▬ Yani insanlar daha markete gidip kasadan geçirdikleri ürünler hariç, evlerine söyledikleri gıda ve market ürünlerine her gün yüz milyonlarca lira harcıyor.
▬ Ev, bahçe, mobilya ve dekorasyon ürünlerinde internet üzerinden her gün yaklaşık 592 milyon TL’lik sipariş veriliyor.
▬ Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde de her gün yaklaşık 537 milyon TL’lik ürün internetten satılıyor.
▬ Birisi buzdolabı alıyor, birisi koltuk söylüyor, birisi telefon sipariş ediyor, bir başkası akşam yemeğini uygulamadan söylüyor.
▬ Günün sonunda Türkiye’de sadece internet üzerinden tam 16,3 milyon e-ticaret işlemi gerçekleşmiş oluyor.
▬ Saatte yaklaşık 678 bin işlem.
▬ Dakikada 11 binden fazla.
▬ Yani siz bu yazıyı okurken bile Türkiye’nin dört bir yanında binlerce sipariş verilmiş oluyor.
▬ Sonra işin bizim pek görmediğimiz tarafı başlıyor.
▬ Milyonlarca siparişin birilerinin deposundan çıkarılması, paketlenmesi, ayrıştırılması, araca yüklenmesi ve müşteriye ulaştırılması gerekiyor.
▬ Depolarda çalışan insanlar var, paketleme yapanlar var, kamyon kullananlar var, kargo şubelerinde çalışanlar var, kapınıza kadar getiren kuryeler var.
▬ Siz internetten 2.000 TL’lik bir ayakkabı aldığınızda olay sadece sizin 2.000 TL ödemenizle bitmiyor.
▬ Ayakkabıyı üreten fabrika para kazanıyor, ürünü satan mağaza para kazanıyor, pazaryeri komisyon alıyor, banka veya ödeme kuruluşu payını alıyor, kargo şirketi taşıyor, kurye kapınıza getiriyor.
▬ Kargo aracı yakıt alıyor, depo kira ödüyor, çalışan maaş alıyor.
▬ Tek bir internet siparişinin arkasında bile onlarca farklı ekonomik hareket oluşuyor.
▬ Şimdi bunu her gün yapılan 16,3 milyon işlemle çarpın.
▬ Sokaklarda neden bu kadar kurye olduğunu, yolların neden kargo araçlarıyla dolduğunu, şehirlerin çevresine neden devasa depolar yapıldığını daha iyi anlıyorsunuz.
▬ Üstelik bütün bunlar Türkiye ekonomisinin tamamı değil.
▬ Markete gidip aldığınız ekmek yok, restoranda oturup yediğiniz yemek yok, mağazadan aldığınız kıyafet yok, benzinlikten aldığınız yakıt yok, galeriden aldığınız araba yok.
▬ Fabrikaların birbirine sattığı mallar, sanayicinin aldığı ham madde, limanlardan geçen yükler de yok.
▬ Biz burada sadece telefon ve bilgisayar başında yaptığımız alışverişlerden bahsediyoruz.
▬ Sadece onun için bile Türkiye’de her gün 12,5 milyar TL’lik devasa bir para dönüyor.
AKP’nin halka ihanet planı Resmi Gazete’de yayınlandı!
Cumhurbaşkanı kararıyla;
2 Boğaz Köprüsü, 8 Otoyol ve 2 Çevre Otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesi kararı alındı.
Özelleştirme programına alınanlar⬇️
🔴Köprüler
1. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
2. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
🔴Otoyollar
1. KGM Avrupa Otoyolu
2. KGM Anadolu Otoyolu
3. İzmir-Aydın Otoyolu
4. İzmir-Çeşme Otoyolu
5. Niğde-Mersin-Adana (Batı) Otoyolu
6. Adana (Doğu)-Gaziantep (Batı) Otoyolu
7. Gaziantep (Doğu)-Şanlıurfa Otoyolu
8. Toprakkale-İskenderun Otoyolu
🔴Çevre Otoyolları
1. Bursa Çevre Otoyolu
(Çağlayan kavşağı-Yenişehir kavşağı)
2. Gaziantep Çevre Otoyolu
Devletin ücretli işlettiği 2 Boğaz Köprüsü ve 8 Otoyolun;
🔵2025 yılı toplam kârı 600 Milyon Dolar
🔵30 yıllık toplam kârı 18 Milyar Dolar!
Güncel kurla 871 Milyar 920 Milyon Lira!
Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş ve devletin yüksek kârla işlettiği bu köprüleri, otoyolları ve çevre otoyollarını özelleştirmek vatandaşa ihanettir.
Bu yolları özelleştirmeyle işletecek olan şirketler 30 yıl boyunca araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapacaklar.
Bunun adı Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!
Kaynak: 05.09.2026 tarihli Resmi Gazete, 20.10.2010 tarihli Resmi Gazete
Çok talihsiz sözler. Yunanlar bir devletti ve onlarla savaştık. Üstelik bu savaşı kesin ve kati şekilde kazandık ve Anadolu'daki tüm hak iddialarını terk ettiler. Megali idea öldü ve bu ölüm belgesini imzaladılar. Dahası, bu ideale sahip milyonlarca Rum ülkeden gönderildi. Yunan subaylar ülkede kalmadı. Onlar için yasal bir düzenleme yapılmadı. Yunanistan savaş sonrasında Türkiye için tehlike olmaktan çıktı.
Türkiye barışı bu şartlar altında sağladı. Lozan'dan sonra Anadolu'da Venizelos'u açıkça övebilen kimse kalmamıştı. Yunan propagandası yapmak, intihardan farksızdı. Yunan işgalinin yıl dönümünde Anadolu'da torpil bile patlatamazdın. Savaşta ölen yunan subayları için tören düzenleyemezdin.
Bu şartları sağladıktan sonra ülke çıkarları için pekala barış yapabilirsin. Çözüm sürecinin bununla benzer hangi tarafı var?
Bir belediyeye memur olarak atanan vatandaş, çalışma ortamına ilişkin izlenimlerini paylaştı:
🔹 “Bulunduğum müdürlükte 150 kişi falan var ama emin olun 30 kişi olsa yine işler hiç aksamaz.”
🔹 “Eski memurlara kimse iş yaptıramıyor. İş seviyesi yerlerde. Herkes YouTube ya da telefondan oyun oynuyor.”
🔹 “Mesai 08.30’da başlıyor ama iki poğaça, bir çay alıp bilgisayarın başına oturmaları 09.30’u buluyor.”
🔹 “En düşük maaş 80-90 bin TL arasında, tekniker ve mühendisler 110-150 bin TL arası alıyor.”
🔹 “Hele bir de işçiler var, en az 130 bin TL alıyor. İşçi dediğime bakma, tek işi bir evrağı yan masadan alıp üst kata bırakmak.”
🔹 “Bu ülke nasıl ayakta duruyor, anlamadım.”
Buradan yetkililere tekrar seslenmek istiyorum;
“Her il hatta mahalle, kendi kayıp-kaçak bedelini kendi ödesin.”
Başka ilde meydana gelen kayıp/kaçak bedelini taaa İstanbul’daki ben neden ödüyorum ya ?
"Her mahalle kendi öderse, kimse başkasının kaçak kullanmasına izin vermez ve hemen şikayet eder...
@TCEnerji@TC_icisleri
#HerkesİlKendiÖdesin #Elektrik
Adamlar Tuzla'da 1 milyar dolarlık usulsüz rant üretmiş, o sırada İBB bürokratlarının bakıyorsun Buğra Gökce krediyle ev almış, Ramazan Gülten'in 2+1 evi var, Kadriye hanım ikinci el arabayı krediyle alıyor, Murat Ongun'un çocuğuna verdiği harçlığa el koyuluyor...
🔴 8 Bin kilometrelik taşıma 13.450 TL'ye, son 15 kilometre ise 11.600 TL'ye mal oldu.
📍İzmirli iş insanı Yücel Koçbay, Çin'den İzmir'e uçakla getirilen 7 kg kargo için 13.450 TL ödedi.
📍Aynı kargonun İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan Konak'taki ofise taşınması ise 11.600 TL tuttu.
📍8 bin km'lik uluslararası taşıma ile 15 km'lik şehir içi taşıma arasındaki fark sadece 1.850 TL oldu.
📍İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda tek yetkili taşıyıcı olan Tramer adlı şirket, gümrük sahasından çıkan yükleri başka firmaların almasına izin vermiyor.
📍Şirket, havalimanına gelen kargoyu gümrüklü sahanın 500 metre ötesindeki benzinliğe götürmek için 11 bin TL fatura kesiyor. Sanayicinin fabrikasına götürmek için ise fiyat tarifesi 20-30 bin TL’den başlıyor.
📍Şirket, İzmir Valiliği tarafından onaylanan 1.650 TL'lik azami tarifeyi ise uygulamıyor ve bu durum yaklaşık bir yıldır devam ediyor.
-Sinan Doğan
İyi sallamışsın. Adamlar Meclisten örgüt yönetiyor birader. Bu ucuz numaraları Türk milleti yemiyor artık. Bu millet askere polise sahip çıktıkça aptal yerine konuluyor. Ayıp gerçekten.