TÜRK YARGI EĞİTİMİ TARİHİ
Türkiye Adalet Akademisi tarafından yay��nlandı.
Dönemlere göre yapılan ayrımları farklı yazarlar kaleme aldı:
https://t.co/mW7rD3gnNy
M.P. Fabreguettese ait "Adalet Mantığı ve Hüküm Verme Sanatı"
adlı kitabın 1945 yılındaki baskısının ardından 2019 yılında tıpkıbasımı yapıldı:
https://t.co/cK3UsT7Gql
FSMVÜ Hukuk öğrencileriyle gurur duyuyoruz. 🤗 TBB ve ELSA Türkiye XVII. Kurgusal Duruşma Yarışmasında ve Oybirliği Derneği Farazi Dava Yarışmasında; Birincilik Ödülü İSTAÇ Geleceğin Tahkim Avukatı Yarışmasında; Üçüncülük Ödülü aldılar. Öğrencilerimizi tebrik ediyorum.
Doçentlik kriterlerinin düşündürdükleri ve temel bir soru: bu kriterler uluslararası yayın yapmayı gerçekten destekliyor mu?
Hukuk doçenti olmak için diğer şartlar bir yana temel bir şart var: makale yazmak. Burada da ikili bir yol öngörülmüş. 6 adet TR dizin makale yazabileceğiniz gibi 2 adet uluslararası makale de yazabilirsiniz. Uluslararası çalışmalarla da doçent olma imkanının sunulması uluslararasılaşma olarak görülebilir; fakat maalesef ki öyle değil. Neden?
İki adet Q1/2 seviyesinde makale yazmak, 6 adet Türkçe makale yazmaktan daha zor. Bunu Q1 yayını olan ve yayının çıkması iki sene süren biri olarak söyleyebilirim sanırım. Aynı seviyede olsa da bir problem var. O da uluslararası yayın yolunu seçseniz dahi Türkçe yayın yapmanızın gayri resmi bir şart olması. Ben herhangi bir idare hukuku profesörünün Türk literatürüne katkı sağlamayan bir kişiyi idare hukuku doçenti yapacağını sanmıyorum. Bunu olumsuz bir yerden de söylemiyorum. Bence de Türk idare hukuku literatürüne katkı yapmadan doçent olunmamalı. Peki bu ne demek? Uluslararası makale seçeneğinin tercih edilmemesi demek.
Bir diğer problem de yabancı yayının Anlgo-Amerikan dünyanın dayattığı yayın anlayışına indirgenmesi. Benim kişisel olarak bununla sorunum yok; zira yabancı dilim İngilizce olduğu için ben o dünyada yayın yapmaya çalışıyorum. Fakat Q listelerine girmeyen ama idare hukuku literatürü bakımından çok önemli olan Kıta Avrupası dergileri de var. Onlara verilen puan da maalesef ki çok düşük. O dergilerde yayın yapmak da eminim TR Dizin bir dergide ve hatta Q1 dergide yayın yapmaktan zordur.
Peki bunlar ne demek? Doçentlik kriterleri yabancı yayın yapma motivasyonu olan öğretim üyelerini cezalandırıyor demek. Benim motivasyonum kayboldu mu? Yabancı bir yayında ismimi görünce milliyetçilik duyguları kabaran ya da unvanları pek önemsemeyen bir insan olarak hayır. Benim motivasyonumdan bağımsız eğer yabancı yayın yapılması isteniyorsa farklı bir yaklaşım belirlenmeli.
Çözüm ne? Ulusal makalelerin ve uluslararası literatüre hakim hocaların gerek Anglo-Amerikan gerek Kıta Avrupası hukuku dergilerine ilişkin görüşleri de alınarak belirlenecek uluslararası makalelerin bir arada değerlendirilebileceği bir sistem.
Çiçeği burnunda bir öğretim üyesinden naçizane bir öneri.
Göç Hukuku İdare Mahkemesi Karar okumaları ll - 3. Haftası YUKK ve YUKK Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde ikamet izinleri genel usulleri ile kısa dönem ikamet izinlerinin usul ve esaslarının değerlendirilmesiyle gerçekleşti.
Sadece kuru pastaları götürmüyor, götürürken de düşünüyorum 🧘🏻♂️
Yayın toplantılarının her biri bir öncekinden de verimli ve keyifli geçiyor.
Bu ayki toplatıda @mdaliaydin hocanın yeni çıkan kitabı Kamu İhalesinin İptalinin ve Düzeltilmesinin Genel Esaslarını konuştuk.
İdare Hukuku Yayın Sohbetleri'nin 16.sı olan bu ayki oturumunda yazarı olduğum 'Kamu İhalesinin İptalinin ve Düzeltilmesinin Genel Esasları' başlıklı kitabımı konuştuk.
Programa katılan tüm meslektaşlarıma dayanışmaları için teşekkür ederim
@emreesoyer@cyaylazade@ihtisashukuk
Günümüzde medya; toplumu şekillendiren ve hukukun sınırlarını zorlayan en güçlü alanlardan biri.
FSMVÜ Hukuk Kulübü olarak bu etkileri ve hukuki boyutunu ele aldık.
Katkıları için:
🎙️ Oya Çebi
🎙️ Av.Dr.Tarkan Erdal
🎙️ Dr.Öğr.Üyesi Emre Soyer’e
teşekkür ederiz.
Eskişehir Odunpazarı’nda zabıta ekipleri, “Terk edilmiş her şey kamu’nundur” diyerek yaya yolunu işgal eden dükkânların bıraktığı tüm malzemeleri kamyona yükleyip götürüyor.
Herkese karşı ve kimi kez farkına bile varılmadan kendi zamanıyla yeniden bağ kurmak amacıyla, baskının zamanı yadsınmış olur.
Bugün tek çözüm gecikmeden geri durmamaktır."
Eloge du Retard - Où le temps est-il passé ?
Çeviren: Şehsuvar Aktaş
Oysa gecikme bizi kurtarabilir.
Gecikme, zamansallığı bize hem kaotik hem de sevinçli bir biçimde yaşatan çok özel bir ruhsal deneyimdir. Geç kaldığımızda bunu bilinçli olarak istemesek de kendimizi başkaldırmış olarak görürüz.
Etkinlik, yalnızca hukuk alanında değil; iktisat, maliye ve kamu yönetimi gibi disiplinlerde çalışan akademisyenlerin yanı sıra, alanın profesyonelleri ve konuya ilgi duyan tüm katılımcılar için de açık bir tartışma zemini sunmaktadır.