Herkes fonu konuşuyor. Küçük yatırımcıyı konuşan yok!
Hisseyi alıp tabanda mahsur kalan, birikimi eriyen, her gün zararını izleyen yatırımcı ne olacak?
Fon yatırımcısı yatırımcı da küçük yatırımcı ne? Figüran mı?
Piyasa yükselirken herkes “yatırımcı” diye alkışlıyor; işler tersine dönünce küçük yatırımcının adı bile geçmiyor.
Bu piyasada sadece milyonları olanların değil, alın terini yatıran insanların da sesi çıkmalı.
🔥 Küçük yatırımcı sahipsiz değildir.
#KüçükYatırımcı #Borsa #BIST100 #Hisse #Yatırımcı
@cenginyurt52@yenipartiyiz@eczozgurozel Vekilim fonlara hiç girmedik BİST de işlem yaptık hisse senedi aldık biz de battık elimizdekini zararına bile satamıyoruz.
65 YAŞ ÜSTÜ SÜRÜCÜLER
HER YIL MUAYENE OLACAKMIŞ
T R B R İ K L E R
✔️👉65 yaş üstüne yeni hazırlanan trafik yasasında her yıl muayene zorunluluğu getirilmesi de yasa tasarısında yer alacakmış.
Öncelikle bunu düşünüp yasa taslağına koyanları yürekten tebrik ederim! Yanlız elli senelik bir hekim olarak ve bu hizmetin yarısını hastane idarecisi olarak geçiren birisi olarak
acizane bu konuyu iki bölümde özetin özeti olarak incelemek istiyorum.
Dilek ve temenniler
1-✔️👉Trafik kazasına neden olanların ve diğer trafik suçlarını işleyenlerin yüzde kaçı
65 yaş üstü❓ Elinizde varsa bu istatistik veriyi paylaşır mısınız⁉️
👉Televizyonda izlediğim kadarıyla drift atan, kazalarda birbirini yumruklayan, alkollü araç kullanan, trafikte havaya ateş açan v.b trafik suçlarında yarışan 👉65 yaş üstü kimse görmedim‼️
2- ✔️👉Ülkeyi idare eden en üst makamdan başlayarak yasama yürütmede görev alan tüm
65 yaş üstü kişilerin ayırım gözetmeksizin her yıl fiziki ve psikometrik kontrollerinin ayrıntılı ve tarafsız olarak yapılması ülke açısından trafik sağlık muayenesinden daha fazla hayati önem taşımaktadır.‼️
3-✔️👉Eşitlik açısından ve binlerce çalışanı ilgilendirdiği için tüm özel sektörün hastaneler de dahil çalışan yönetici ve çalışanlarının da yıllık 65 yaş üstü periyodik muayenelerin yapılması da ayrıca olması gereken bir zorunluluktur.
4- ✔️👉Siyasi partiler kanununa da ek yapılarak ayrıca parti yönetim kadrosunda yer alacakların da ülkenin geleceği açısından 65 yaş üstülerin yıllık periyodik muayenelerinin yapılması ayrıca bir zorunluluk olmalıdır.
Teknik olarak konuyu irdelersek:
1- Bu muayenede en az; Göz, KBB, nöroloji, ortopedi, dahiliye ve psikiyatri uzmanlarının yer alması olmazsa olmaz bir zorunluluktur.‼️
Yükü aile hekimlerinin üstüne atmak vahim bir hata ve çok büyük bir eksiklik olacaktır.
2-Teknik olarak kişi başı en az iki saat muayene süresi olacaktır. Tahlil tetkik istenirse bu süre daha da uzayacaktır.
3-Halen normal poliklinik muayenelerinde bile zorlanan kamu hastaneleri bu yükün altından nasıl kalkacaktır⁉️ Hastane hizmetleri önemli ölçüde aksayacakır.
4-Raporların zamanda alınamaması ve verilememesi her açıdan çok büyük bir kaosa neden olacaktır.
Daha fazla uzatmayacağım daha eklenecek çok şey var.
Gerekli alt yapıyı oluşturmadan kamu vicdanını yaralayan adaleti öncelemeyen herşeyin sonu hüsran olacaktır‼️
Ütopik... temeli olmayan hayalleri kuranları bırakın artık ve bu işleri halletmeleri için emaneti ehline verin.
Koşullar herkes için ve erişilebilir, zaman israfı olmayacak 👉65 yaş üstüne gerekli saygıyı sözde değil❗ 👉özde gösterecek bir sağlık sistemi oluşturursanız tamam o zaman kimsenin hiç bir itirazı olmaz.
Çok da güzel olur..
Anlaşılıyor ki covid 19 salgınında güya 65 yaş üstü grubu korumak adı altında yapılan 👎saygısız uygulamalara imza atan önünü arkasını düşünmeyen değişik sivri akıllı bir grup iş başında.
Şu kadarını söyleyeyim bunun bedeli çok ağır olur benden söylemesi...
Selamlar sevgiler...
Dr.N.Õnen
📍Bence bugünün en skandal olayı bu!
Dün CHP Genel Merkezi’nde değişimcilere ve Özgür Özel’e “Fe…. Pi….” diyerek hakaret eden şahıs buymuş.
Hatta şahıs hakkında iktidar medyasında şöyle bir haber yapılmış. Tam olarak şu ifadeler kullanılıyor. Dikkatli okuyun:
“— CHP’nin Kartal’daki delege seçimlerinde Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Taner Özdemir oy sayılırken rakibe çıkan pusulaları cebine koyarak oy çaldı!..”
Şimdi bu insanlar, karşılarındakilere “hırsız” falan diyor. Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan birinin oğlunu kendisine yardımcı olarak atadı.
Bu rezaleti herkes görmeli.
CHP'li Örsan Öymen:
"Kemal Bey beni aradı ve ona bazı sorular yönelttim. Benim oradan çıkardığım sonuç: Kılıçdaroğlu hem belediye başkanlarının tutuklanmasının hem de mutlak butlan meselesinin bizzat içinde."
Kılıçdaroğlu: "Mutlan butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim."
Mutlak butlan davasını geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu'nun birlikte poz verdiği Lütfü Savaş açmıştı.
ŞİMDİ, GEÇ OTUR BAKALIM
Eğer...
Demir kesme makası,
Cop,
Kalkan,
Biber gazı,
Plastik mermi,
TOMA eşliğinde gidip, seçilmediğin bir makama oturmak içine siniyorsa...
Buyur, geç otur bakalım.
Ne geçti eline?
İftihar mı ediyorsun, 3 gündür yaptıklarınla?
Diyelim ki partinin mührünü eline geçirdin.
Bu manzarayla mı oy isteyeceksin vatandaştan?
Yazıklar olsun!
@yirmiucderece 38 inci kurultay iptal oldu son geçerli kurultay 2020 yılında yapılan 37 inci kurultay aradan 6 sene geçmiş tüzüğe göre KK 3 ay içinde kurultaya gitmek zorunda
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Ünlü aktör ve yönetmen Mel Gibson, Küresel pedofili sapıkların çocukları satın alıp tecavüz ettiğini ve sonra onları öldürürek kanlarını gençlik iksiri (Adrenokrom) olarak kullandığını ifşa ettiği 4 bölümlük çocuk kaçakçılığı belgeselini anlatarak, izlenmesi gerektiğini söyledi.
Fatih Altaylı ,Balkanların kolayca neden kaybedildiğini soruyor :
Murat Bardakçı :
93 Harbinde ordu zayıftı, II.Abdülhamid döneminde devletin bel kemiği kırılmıştır. Ordu Balkan Harbinde daha da zayıftı.
Balkan Harbinde Yunan donanması dahi Osmanlıdan daha üstündü ,
donanma darbe yapar korkusu ile
II.Abdülhamid tarafından çürütülmüştür.
İstiklal Harbine dahi o travma ile girdik. Atatürk o ağır travmaya rağmen orduyu toparlamıştır.
93 harbi 1878'de kaybedildi. 33 yıl Osmanlıyı yöneten II.Abdülhamid'in orduyu ihmal etmesi ve donanmanın da olmama sebebiyle Osmanlı dört yüz, beş yüz yılda kazanılan toprakları bir anda kaybetmiştir. 12 adaların kaybedilmesinin sebebi de budur.
Donanma olmadığından İtalya 12 Adaları kolayca işgal etmiştir. Yunanistan bir gemi ile koca Midilli Adasını işgal etmiştir.
II. Abdülhamid tahtan indikten 3 yılda sora çıkan Balkan Savaşına kadar koca ordu ve donanmanın ihyası da imkansızdır.
İşin acı yanı Galata bankerlerinden alınan borçlarla saraylar yapılırken ordu ihmal edilmiştir. Gerçekler budur.
2022’de TBMM’de, Gülistan Doku için verilen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
İşte AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ın muhalefeti suçladığı konuşma:
“İstismar ve provokasyon olsun diye her şeyi yapıyorsunuz. Tunceli Valiliği ailenin bir dediğini iki etmemiş.”
Üç yıldır milletvekiliyim, üç yıldır bu Parlamentoda; suç işleyene infaz indirimi, teröriste af, hep bunları konuşuyoruz. Vergisini ödeyen, kanunlara uyan vatandaşa ilişkin üç yıldır benim şahit olduğum bir yasama faaliyeti maalesef yok!
"Türkiye'ye monarşi yakışır" diyen Tom Barrack'a yanıt:
“‘Barrağım’, sen önce git kendi başkanına bak. Dünyayı kana buladığınız ülkelere bak.
Kendi ülkenizin meclisini Trump taraftarlarının basmasına bak.
Bu topraklar senin gibi sömürge valilerini defetmesiyle meşhurdur.”