Kurtuluş Parkı’nda hak arayan gazilerimiz, oturma eylemi başlattı:
Bir gazinin, ‘PKK’nın kurduğu taziye çadırına ses çıkarmıyorsunuz’ sözleriyle tepki gösterdiği duyuldu.
KAMUOYUNUN BİLGİSİNE
Tutuklanmama neden olan iddia yani halkta kin ve düşmanlık yaratma ile açılan davadan beraat etmiştim. Karar üst mahkeme tarafından da onaylandı. Dosya kapandı. Adalet nihayetinde tecelli etti. Haksız bir şekilde iki ay tutuklu kaldığım ortaya çıktı.
Diğer taraftan Bahçeliye terörist sevici demiş olmaktan ceza almıştım. İtirazlarımızı yaptık ve yargı süreci devam ediyor.
Bu arada hala hukuken terörist olarak kabul edilen ABDula öcalan için statü verilerek bir nevi af edilmesi için çırpınmayı nasıl değerlendirmek gerekir?
Er Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu:
"Bugün eylemimizin 41. günü Kurtuluş Parkı'ndayız, nikâh salonunun oradayız.
Bizi artık çocuk gibi oynuyorlar oradan oraya, oradan oraya.
Dün Aile Bakanlığının önündeydik. Gece kalmamıza müsaade etmediler. Bugün buradayız. Muhtemelen bu gece de burada kalmamıza müsaade etmeyecekler.
Ama siz destek olursanız hiç kimse bizi buradan kaldıramaz.
Buyurun gelin hem hafta sonunu birlikte geçirelim, hem bu geceyi birlikte geçirelim."
Bingöl’de 1993 yılında 33 askerin şehit olduğu terör saldırısından ağır yaralı olarak kurtulan Gazi Erdal Özdemir Güvenparkta özlük hakkını ararken vefat etti
UNUTMA
Şu hale bakın, bir şehit annesi ve kolsuz bacaksız gazilerin karşısında çevik kuvvet.
Sana ne oldu Türkiye?
Nasıl böyle kendi köklerine kayıtsız hale geldin?
Bakan ve Bakan Yardımcılarıyla görüşmek için Adalet Bakanlığı önüne giden Pakize Akbaba:
"Canım cicim demeye gitmiyorum ki.
Gazetecilerin huzurunda bana diyecek ki: 'PKK’yı bu sebepten affediyorum'
Ben de yakasından tutarak, 'Benim çocuğumun katilini affedemezsin' diyeceğim."
Dün gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Turancı Dernekler Birliği Kayseri il başkanı Rabia Nur Coşkunun Annesi:
-Türkçüyüz Atatürkçüyüz
-2. Bir Sevr varsa 2. Bir Lozan'da vardır.
İçişleri Bakanı ile bir telefon görüşmesi yaptım ve kendisine; gazilerimizi İçişleri Bakanlığı'na davet edip bir kahve ikram etmesi konusunda ricada bulundum.
Bu insanları geri çevirmeniz, yollarından döndürmeniz mümkün değil. Burada ortaya çıkacak manzaralardan Türkiye'nin bir fayda görmesi mümkün de değil. 'Arkadaşlarımızı davet edin ve görüşün,' dedim. Dört defa görüştüğünü ifade etti. Ben de 'Bir defa daha görüşün, bir defa daha davet edin,' dedim ve 'Düşüneceğim,' dedi.
Anlaşılan şu ana kadar düşündü mü, düşünmedi mi, sonuçlandırdı mı, sonuçlandırmadı mı bilmiyorum ama ortaya çıkan manzara ne yazık ki bu işi polisiye tedbirlerle bitirme niyetinde oldukları doğrultusunda. Bu insanlara gösterilen bu şefkatsizlik hayret verici bir şey.
Bu insanlar Türkiye'nin birliği, devletin dirliği için savaşmış, terörle mücadele etmiş, vurulmuş, gazi olmuş, uzuvlarını kaybetmiş insanlar. Bu insanları yıldırmanızın mümkün olmadığını son 37 günde yaşananlardan görmüş olmanız lazım. Ama hâlâ ısrarla sanki geri adım atacaklarmış gibi davranıyorlar ve yok saymaya devam ediyorlar. Bunun Türkiye'ye bir hayrı yok. Bu insanlar geri adım atmayacaklar.
Güven Park’ta 1 aydır hak arayan gazilerimize ve şehit yakınlarına bu sabah 05.00’de 500 civarında polis ile operasyon yapılmış. Her bir gazi 10’a yakın polis tarafından direnme fırsatı verilmeden gözaltıma alınarak Bilkent’teki rehabilitasyon merkezine götürülmüş:
Görüştüğüm gaziler şu anda rehabilitasyon merkezinde serbest olduklarını ve saat 11.00’de eğer gitmelerine izin verilir ise İçişleri Bakanlığı önünde protesto gösterisi yapacaklarını söylediler.
TBMM halktan, yönetim milletin vicdanından kopuyor. @zaferpartisi