Türkiye’nin günlerdir konuştuğu fon skandalında 2.2 milyar lirayı aşkın haksız gelir elde ettikleri ortaya çıkan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve AKP Eski MKYK Üyesi Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hala ifadeye çağrılmadı.
Milletvekili olmadığı için dokunulmazlığı da olmayan Fatma Hanım ifadeye çağrılmazken, dün sosyal medyada aç çocukları için kahvaltı çaldı diye kelepçelenen Samsun Canikli bir babanın görüntüleri günün konusu oldu.
Em. Amiral Türker Ertürk’ün
avukatı Ayhan Yıldızel’in duruşma sonrası çığlığı
(8 Eylül 2026):
“Bu gün Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinde duruşmada, müvekkilim Türker Ertürk’ün;
- ortada bir suç ve suçlu bulunmamasına,
- tutuklama kararının hiçbir hukukal gerekçesi olmamasına karşın,
- tutukluluğunun devamına karar verilmiştir.
...
Bu durum salt bu davaya ya da müvekkilimize özgü değil.
Türk halkının çoğunluğu yargı organlarının, iktidarın politikalarının aracı olarak kullanıldığını anlayıp karşı duruş sergileyene dek, bu vb. uygulamalar sürecektir.
Burada hukukçuların yapabileceği bir şey yoktur.”
...
AKP/RTE, bu ürkünç (vahim) gerçek ve tarihsel uyarıyı dikkatle not etmeli ve artık durmalıdır.
Acil HUKUK DEVLETİ, DEMOKRATİK CUMHURİYET!
Bir emperyalist yalan "Ermeni kırımı" iftirası, 1921-1923'te, yaklaşık 100 yıl önce çöktü.
Şöyle ki:
👉1915'te I.Dünya Savaşı başlarında Rus Çarlığı himayesinde Türkleri arkadan vuran Ermeni çetelerinin saldırıları sonunda Ermeniler tehcir edildi.Tehcir sırasında yaşanan ölümleri "soykırım" diye adlandırmak yüzleşme değil ifitaradır.
👉Milli Mücadele sırasında İtilaf Devletleri İstanbul'u iki defa (1918 ve 1920) işgal edip Osmanlı'nın tüm kurumlarına el koydular.Devlet daireleri, tüm yazışmalar, arşivler İngilizlerin kontrolüne geçti.
👉İngilizler, İstanbul'u işgal edince 1915 Ermeni tehcirinde rol alan asker-sivil herkesi tutuklayıp Malta'ya sürdüler. Bu arada 16 Aralık 1918’de tehcir suçlularını yargılamak için bir Harp Divanı kuruldu.13 Şubat 1919’de Tevfik Paşa hükümeti,Danimarka, Hollanda, İsveç, İspanya hükümetlerine müracaat ederek tehcir komisyonuna üye göndermelerini istedi.Ancak bu isteği İngiltere reddetti.Çünkü İngiltere, tehcirin “kırım olmadığının” anlaşılmasını istemiyordu.Bu nedenle konunun tarafsız yargıçlarca incelenmesini göze alamadı.
👉İngilizler, Malta sürgünlerini, sözde Ermeni kırımı suçuyla yargılamak istediler. Ancak İngiliz Başsavcılığı,İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiserliği’nin hazırladığı suç dosyalarını dikkate almadı. Çünkü o dosyaların içi boştu. İngiliz Başsavcılığı, 8 Şubat 1921’de İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na bir yazı gönderdi. Malta’da bulunan 140 Türk sürgünden sadece 8’i hakkında iddianame hazırlanabileceğini söyledi. Onlar da I. Dünya Savaşı’nda İngiliz esirlere kötü davranmaktan yargılanabilirdi. İngilizler, İstanbul
'daki tüm arşivler ve tüm belgeler ellerinin altında olmasına karşın Malta sürgünlerini Ermeni kırımı suçuyla yargılamak için hiçbir delil bulamamışlardı. Bunun üzerine Amerika’ya başvurdular. Amerikan arşivlerinde belge bulmaya çalıştılar. Washington’daki İngiliz Büyükelçiliği, Londra’ya çektiği telgrafta şöyle diyordu: “Üzülerek arz edeyim ki Amerikan belgeleri içinde Malta’da bulunan Türkler aleyhinde delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey yoktur.”
👉Lord Curzon,10 Ağustos 1920’de İstanbul Yüksek Komiserliği’ne gönderdiği bir yazıda Malta sürgünlerinin yargılanamayacağını duyurdu. İngilizler, ortada hiçbir delil olmadığı için sürgünleri yargılayamadan serbest bırakmak zorunda kaldılar. (Şimşir, Malta Sürgünleri, 17-21)
Bilal Şimşir’in “Malta Sürgünleri” adlı kitabında dediği gibi “Ermeni katliamı” iddiası hukuki açıdan
Ağustos 1921’de çöktü. (Şimşir, s. 21)
👉Kurtuluş Savaşı sonrasında Lozan Konferansı'nın başlarında 26 Kasım 1922'de Lozan'da İsmet Paşa'ya başvuran bir Ermeni heyeti, dışarıdaki 700.000 Ermeni için Anadolu'da bir Ermeni Yurdu istedi. Ayrıca Lozan Konferansı'nda İngiltere de, tehcir edilen Ermeniler için Anadolu'da bir Ermeni yurdu istedi. Lozan'daki Türk heyeti bu isteği kabul etmedi. Eğer, iddia edildiği gibi Ermeniler (1.5 milyon Ermeni) soykırıma uğratıldıysa 1923'te Anadolu'ya 700.000 Ermeni nasıl ve nereden gelecekti?
👉İkincisi Lozan'da, 1. Dünya Savaşı ve sonrasındaki savaş suçları da masaya yatırıldı. Nitekim
Lozan Md.59'da “Yunanistan, savaş yasalarına aykırı olarak Anadolu'da Yunan Ordusunun ya da yönetiminin eylemlerinden doğan zararların onarımı yükümünü tanır" denilerek Yunanistan'ın savaş suçları tescillendi. Lozan'da 1915 Ermeni tehciri de gündeme geldi, ancak Lozan'da, 1915'te Türklerin Ermenilere kırım, katliam yaptığına ilişkin bir maddeye yer verilmedi. Neden mi? Çünkü, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve ABD, bu konuda Türkiye'yi suçlayacak bir kanıt, bir delil bulamamıştı. Üstelik İngiltere, 1918-1923 arasında Osmanlı başkenti İstanbul'u elinde tutmasına karşın Ermeni Kırımı iddiasını kanıtlayacak kanıt bulamamıştı. Eğer Lozan'a giderken İtilaf devletlerinin elinde en ufak bir kanıt olsa Türkiye'nin Ermeni Kırımı nedeniyle "savaş suçlusu" olduğu bir şekilde Lozan'a sokulurdu. Nitekim Lozan'da Yunanistan'a Kurtuluş Savaşındaki savaş suçları kabul ettirilmiştir.
Ayrıca bkz.👇
https://t.co/zV8JosHl94
hala istifa etmemiş !
istifa edene kadar RT yapıp paylaşın lütfen.
yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa yusuf tekin istifa
#yusuftekinistifa
ESKİ AKP'Lİ BAKAN HÜSEYİN ÇELİK ANLATIYOR.
"Hızlı bir islamcı olarak doktora tezimi Abdülhamid üzerine yapmaya karar verdim. Kahramanlıklarını araştırıp herkese anlatmak için kitap yazacaktım. Ama araştırdıkca şoklara girdim hayal kırıklığına uğradım. Necip Fazıl ve Kadir Mısıroğlunun anlattığı Abdülhamid Osmanlı belgelerinde yoktu. Ne vardı peki? Avrupai hayat tarzına meraklı ama Avrupadan korkan bir adam, etrafında ki tüm adamları vezirleri ermeni Rum veya yahudi, yabancı devletler tehdit edince toprak verip sulh sağlayan bir padişah çıktı karşıma. Ali Suavinin Çırağan sarayı baskınından sonra beni ve ailemi. bunlar topkapının zindanlarında öldürecekler korkusu ile İngiliz elçisini çağırıp Kraliçe beni korurmu diye söylüyor...2 gün sonra Elçi Kraliçe seni aileni ve koruyacağını söylüyor ama bir şartı var Ruslara karşı Malta da ve Girit de bulunan Askerlerimiz Savaşırken Sevkiyat zorluğu çekiyor... Kıbrıs'ı vermenizi istiyor diyor, 4 gün sonra Kıbrıs'ı İngilizlere veriyor"
Hüseyin Çelik
'Öcalan' için CHP'yi adres göstermişti: Erdoğan'ın o yanıtı yeniden gündemde
◼️“Bunca insanı öldüreceksin. Ondan sonra kalkıp 'buna özgürlük' diyeceksin. Öyle bir şey olabilir mi?" diye Erdoğan, Öcalan'ı CHP'nin serbest bırakacağını öne sürüp "Ana muhalefete sorarsanız, ana muhalefet bunu zaten açıkladı" demişti.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan açıkladı: İBB’nin bugün itibarıyla vergi ve SGK borcu kalmadı.
Bir yandan milyonlarca İstanbulluya hizmet, bir yandan yatırımlar, bir yandan borçların ödenmesi…
Bahane değil, çözüm ve hizmet üreten anlayış budur. İstanbul’umuza hayırlı olsun
Eğer kocan 3 defa BOŞ OL deyip seni kapının önüne koyamıyorsa ve sana nafaka ödemek zorundaysa,
Mahkemeler seni insan yerine koyup şahit olarak dinliyorsa, Mirastan erkek kardeşin ile aynı payı alabiliyorsan,
Yobazın biri 9 yaşındaki kızına sulanamıyorsa, Yalnız başına seyahat edebiliyorsan, yalnız başına bir otelde kalabiliyorsan bunları yalnızca Atatürk'e borçlusun..!
Özgür Özel:
Allah’a şükürler olsun, bizim yanımızda ‘AK Parti’ye geçeceğime onurumla hapis yatarım’ diyen Sinem Dedetaş gibi yoldaşlarımız var. İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet var. Tanıdığım güne şükrettiğim, aslanlar gibi duran Onursal Adıgüzel kardeşim var. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu var.
Serap Belovacıklı(Öcalan'a yapılan villa hk.):
•Ter*rist başı Öcalan'a ev yapıldığını görüyoruz. Ve statü istemesi.
•Ne olacak? Bayağı bayağı meclise sokacaklar mı?
•Ya boyun eğmemek için çarıkla çorapla savaşmış milleti, sen gidip de 50 bin kişinin katili önünde el pençe divan durduracağını düşünebiliyorsan. Aklını yitirmiş olman lazım.
•Kimin parasıyla, kimin vergisiyle yaptınız?
•Bu memleket için kolunu bacağını vermiş gazilere, 3 kuruş zam yaparken eli titreyen iktidar, terörist başı Öcalan'la ilgili açmış kesenin ağzını...
@BelovacSerap
1920, Bursa işgal edilir. Yunan komutan Sofoklis Osman Gazi’nin mezarına gelir, sandukayı tekmeler.
“Kalk da milletini kurtar” diye haykırır.
Türbeye Kral Konstantin’in resmi asılır. Osman Gazi, cevap veremezdi.
Cevabı, Başkomutan M.Kemal Paşa verdi. Vatan’ın namusunu kurtardı.
-İnsan bu vatanda yaşar da Atatürk’ü sevmez mi?
#atatürk #mustafakemalatatürk