Türk Devleti pkk'ya yenilmiş olsaydı neler yaşanırdı:
Meydanlarda özgürlük mitingi düzenlenir, dev ekranlarda bebek katili Öcalan'ın görüntüsü varken pkk ve k*rdistan paçavraları açan pkk'lılar halay çekerdi.
Devlet pkk'ya yenilmedi ama hepsi yaşandı.
Sadece deniz kenarında kamp sandalyesini kurup manzaranın tadını çıkarmak isteyen bir vatandaş, beach yetkililerinin uyarısıyla karşı karşıya kaldı.
"Herkes sandalyesini alıp oturursa burada para veren insanlar ne yapar?"
Erlere resmen kasıtlı işkence uygulanmış, yetmemiş doktor da bu işkenceye karşı çıktığı için mobbing görmüş.
NATO'ya köpeklik yapanlar Türk askerine işkence yapıyor. Bu ülke hiç bu kadar aşağılanmamıştı.
Alın size halkın nasıl kandırıldığına yeni bir örnek;
Oğluma @Migros_Turkiye den @AlgidaTurkiye dondurma aldık. "Çubuklarda bedava kampanyası" yazıyordu. Gerçekten bedava çıktı. Tekrar gittik Migros'a, biz veremeyiz dediler. Bölge sorumsunu aradık, "yok öyle bir şey" dedi. Dolandırıldık o halde deyince "ben vereyim 50 lira, kes sesini" dedi. Mesele 50 liralık dondurma değil, milleti böyle kandıracak cesareti nereden buluyorlar? Biz 50 lirada boğulduk, konu 50 bin olsa kapıya mafya gelecek her halde. Üç kuruşluk adam bize "kes sesini" dedi ya bir de. Umarım bir açıklamanız vardır @AlgidaTurkiye
Çözüm sürecini bizzat Amerika istiyor.
Ülkene binlerce Afganın girmesini bizzat Amerika istedi.
Ülkene milyonlarca suriyelinin girmesini bizzat Amerika istedi.
Ülkenin rejiminin değişmesini ve ulus devletini yıkmayı bizzat Amerika istiyor.
Parasını verdiğin uçakları bizzat Amerika vermedi.
Türk askerinin başına çuvalı bizzat Amerika geçirdi.
PKK’yı bizzat Amerika destekledi.
Feto’yu bizzat Amerika destekledi.
Isıd’ı bizzat Amerika destekledi.
Amerika, Türklerin en büyük düşmanıdır!
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
TSK’da mesai sırasında rütbeli personellerin bütün gün odalarında ve revirde çay-sigara yaparak seks, kumar ve bahis muhabbetleri çevirmesinden, erlere yapılan mobbingten, tedavileri aksatmalarından ve tarihi geçmiş ilaçların kullanılmasından rahatsız ve şikayetçi olan genç doktor Efran Tumaris Usul, kendisi hakkında başlatılan disiplin soruşturmaları ile TSK’dan ihraç edildi.
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.