Sınırları insan erdemiyle belirlenmiş, sınıfsal, dinsel ve etnik nedenlere mahkum olmamış doğrularımızla; barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesini sürdüreceğiz
Halk tv devam ediyor Akşener'den devraldığı politikalarına...
DEM'i sürekli itham ettikleri şeyleri aslında kendilerinin nasıl yaptığını geçen hafta konuşmuştuk...
KAMUOYUNA AÇIKLAMA!
Son günlerde kamuoyuna yansıyan “Fon krizi”, kazançla imtihanımızı ve ekonomik hayatın ahlaki temellerini yeniden düşünmemizi gerektirmektedir. İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak meseleyi şahıslar üzerinden değil; haksız kazanç, aldatma, güvenin istismarı ve giderek yaygınlaşan ahlaki duyarsızlık/yozlaşma üzerinden ele alıyor, yaşananları hepimiz için ciddi bir muhasebe vesilesi olarak görüyoruz.
İslam, çalışmayı, üretmeyi ve alın teriyle kazanmayı teşvik ederken helal kazancı vazgeçilmez bir ilke olarak ortaya koyar. Müslümanca duruş; kolay ve haksız kazancın cazibesine kapılmadan emek vermeyi, sabretmeyi ve gerektiğinde daha azıyla yetinmeyi bilmektir. Zira asıl zenginlik, başkasının hakkına göz dikerek servet biriktirmekte değil; helal kazancın bereketinde, kanaatin huzurunda ve adaletin gözetilmesindedir.
Kur’an-ı Kerim’in ölçü ve tartıda hile yapanlara yönelik ağır uyarısı, yalnızca alışverişe değil, hak ve menfaatin söz konusu olduğu bütün ilişkilere yöneliktir. Kendi hakkını eksiksiz alırken başkasının hakkını gözetmemek, kazancı kendine ayırıp zararı başkasına yüklemek, gerçeği gizleyerek güveni istismar etmek bu ilkenin açıkça ihlalidir. Peygamber Efendimizin (sav) “Bizi aldatan, bizden değildir.” ikazı, Müslüman için dürüstlüğün bir tercih değil, imanla bağlantılı ahlaki bir sorumluluk olduğunu hatırlatır.
Bir kazancın hukuken mümkün ya da piyasa şartları bakımından geçerli olması, onun mutlaka helal ve adil olduğu anlamına gelmez. Dini söylemler, kardeşlik bağları ve kişisel itibar; şeffaflığın, denetimin ve hesap verebilirliğin yerini tutamaz. Mağduriyetlerin giderilmesi, hakların iadesi ve sorumlulukların hukuk içinde belirlenmesi ortak ve en güçlü talebimizdir.
Müslüman kimliğiyle tanınan kişilerin hakka, hukuka ve ahlaka aykırı davranışları, yalnızca kendi itibarlarını değil, İslam’ın toplum nezdindeki itibarını da zedeler. Dinimizin kesinlikle reddettiği haksızlıkların İslam’a mal edilmesine yol açmak, yapılan kötülüğün sorumluluğunu ve vebalini daha da ağırlaştırır. Unutulmamalıdır ki Müslüman kimliği yalnızca bir aidiyet değil, sözümüzle davranışımız arasında tutarlılık gerektiren büyük bir emanettir.
Takva Ekseninde Toplumsal Değişim, Allah’a karşı sorumluluk bilincinin çarşıda, iş yerinde ve kurumlarda hayat bulmasıdır. Takva; emaneti korumakla, adil paylaşmakla ve kimsenin görmediği yerde de hakkı gözetmekle görünür olur.
İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak başta kendimiz olmak üzere bütün Müslümanları kazançlarını, ticari ilişkilerini ve hayat tarzlarını helal ve haram ölçüleriyle yeniden muhasebe etmeye; açgözlülüğün yerine kanaati, istismarın yerine dürüstlüğü, haksızlığın yerine adaleti hâkim kılmaya çağırıyoruz. Herkesi kul hakkından sakınmaya, alın terinin karşılığını eksiksiz vermeye, haksız kazançtan vazgeçmeye, ihlal ettiği hakları sahiplerine iade etmeye ve hata ve günahlarından samimiyetle tövbe etmeye davet ediyoruz.
Müslümanca duruş, yalnızca doğruyu söylemek değil, doğru olanı yapmaktır. Helali savunurken haramdan sakınmak, adaleti talep ederken adil olmak, hakkı gözetirken kendi menfaatinden de vazgeçebilmektir.
İnsan ve Medeniyet Hareketi
Ülkenin düzeyi düştükçe bunlar itibar görüyor.
Hiçbir yeteneği olmayan, bilgi ve bilinç konusunda zayıf tipler servet ediniyorlar.
Fişek gibi zeki ve bilgili gençlere imkan verilmiyor.
Çünkü sermaye sahiplerine, cemaatlere, tarikatlara ve siyasetçilere mutlak itaat istiyorlar.
Bu şahıs bir devrin sembolü gibi...
Türkiye'de bunca tarikat ve cemaatlerin içinden dünya çapında bir mimar, edebiyatçı, şair, sinemacı, yazar ve bilim adamı çıkmadı.
Sadece bunun gibi ağzı laf yapan, hurafe ve menkıbe anlatan tipler türüyor.
Ülkenin batması haktır.
siyasal islamcılarla kemalistler arasındaki zihniyet farkı, adana kebabı ile urfa kebabı arasındaki farktan bile daha küçüktür. bir taraf din soslu otokratik sistem istiyor, diğer taraf laiklik soslu otokratik sistem istiyor. hepsi bu kadar.
DÜŞÜNMEYE DAVET
. Ahlâktan soyutlanmış inanç, ritüeldir (merasimdir).
. Hukuktan soyutlanmış idare, zorbalıktır.
. Liyakatten soyutlanmış görev, niteliksizlik kaynağıdır.
. Kamu yararı anlayışından soyutlanmış yönetim, çıkar ve yolsuzluk kaynağıdır.
. Bilimsellikten soyutlanmış eğitim, cehalet ve bağnazlık kaynağıdır.
. Akıl ve dünya gerçeklerinden soyutlanmış ekonomi yönetimi, aldatma ve yoksulluk kaynağıdır.
. Yoksullukla mücadele programı içermeyen bir ekonomi yönetimi, insan hakları ihlalidir.
. Yurttaş değil, tebaa (tabî ve güdülebilir) arayan bir siyaset anlayışı, demokrasinin değil, tiranlığın kaynağıdır.
. Kendisini niteliksizlerin ve bağnazların (ideolojisi ve inancı ne olursa olsun) yönetmesine izin veren bir topluluk, niteliğin ve özgürlüğün ne olduğunu öğrenenez.
. Üretimi değil, edinimi ve tüketimi teşvik eden bir kültür, soygun ve asalaklığın kaynağıdır.
. Kendi yaptığı yasaları çiğneyen bir toplum, hukuk devleti oluşturamaz.
. Seçimler ve sonuçlarıyla oynanmasına izin veren bir toplum, demokratik olamaz.
. Kendisi için istediğini herkes için istemeyen insanlar topluluğu, barışını sağlayamaz.
104 insanımızın hayattan koparıldığı 10 Ekim’in üzerinden 11 yıl geçti. Hala yanıtını bilmediğimiz sorular var.
IŞİD’in saldıracağına dair 62 istihbarat notu varken bu katliam nasıl oldu?
Terörist Yakub Şahin teknik takipte, her adımı izlenirken canlı bombaları alana nasıl elini kolunu sallayarak getirebildi?
Gar Meydanı’na giden yollardaki arama noktaları neden kaldırıldı? IŞİD’liler böyle bir günde Ankara’ya nasıl bu kadar rahat ulaşabildi?
Meydanda neden hiç arama yapılmadı?
Saldırıdan sonra alana ulaşmaya çalışan ambulanslara kim, neden engel oldu?
Yaralılara ve onlara yardım etmek isteyenlere hangi akla hizmet gaz sıkıldı?
Özetle, bu katliama kimler, neden “yol verdi”?
🗣️10 Ekim'de hayatını kaybeden Güney Doğan'ın annesi Derman Doğan:
📌"Ankara'ya giderken barış için gitti Güneyim"
📌"Barış dedikçe bizi öldürüyorlar"
Haber: Müzeyyen Yüce @muzeyyenyuce07
Kamera: Mehmet Zeki Kaya
Tamamını izlemek için: https://t.co/w35nVu1zdB
"BARIŞI KANA BULADILAR"
🗣️10 Ekim'de hayatını kaybeden Meryem Bulut'un kızı Şükran Tugay:
"Arkadaşlarına börek, çörek getirmişti beraber yemek için... O sevinçle, belki artık bu kan durur diye gitti. Ama barışı kana buladılar."
Haber: Müzeyyen Yüce @muzeyyenyuce07
Kamera: Mehmet Zeki Kaya
Tamamını izlemek için: https://t.co/sc52cwLbh5
Hesabını elbet soracağız
📌104 insanın yaşamını yitirdiği Ankara Gar Katliamı, sadece ülke tarihinin en kanlı canlı bomba saldırısı değil toplumsal muhalefetin bastırıldığı, korku iklimiyle tek adam rejimine giden yolun döşendiği tarihi bir kırılma noktası oldu
📌 7 Haziran - 1 Kasım seçimleri arasında yaratılan ateş çemberi, Gezi ile büyüyen toplumsal muhalefeti hedef aldı
📌 Ankara Garı'nda patlayan bombalar halkın siyaset sahnesindeki sesini kısmayı amaçlayan rejimin inşasına hizmet etti
Haberin tamamı:
https://t.co/L8NtNn5WwV
Her yeri kaplayan büyük bir çürüme var.
30 bin nüfuslu bir ilçenin belediye başkan yardımcısı 1.630 taşınmaz almış, siyasetçilerin evlerinden kilolarca altın çıkıyor.
Çağrım açık: Bütün siyasetçilerin mal varlığı açıklansın. Her şey şeffaf olsun. Halk, kimin neye sahip olduğunu ve bunu nasıl edindiğini bilsin.
Haseke’de Kürtlere karşı toplanan bozguncu Araplar Kürt mahallelerine ilerlemeye başlayınca Şara’nın güvenlik güçleri biber gazıyla müdahale ederek kendi mahallelerine kovaladı. Şara biliyor ki ya bunların tasmasını bağlayacak ya da o koltukta oturamayacak
2026 Nobel Barış Ödülü Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'a verildi
* Nelson Mandela'nın avukatıydı
* Ruanda Soykırımı davalarında görev yaptı
* Filistin için BM'de oluşturulan bağımsız soruşturma komisyonunun başkanlığını yürüttü
https://t.co/iufRo0H0NZ
Ahmet Türk'ten süreç açıklaması: "Bir yasa çıkıyorsa gereği yerine getirilmeli"
📌"Selahattin Demirtaş’ın elinde silah mı vardı"
📌"Kayyım olayının bu süreçle hiç ilgisi yok"
https://t.co/Nrx4GREhCx