Vali intihar değil bir cinayet şuan gelen raporlarda bu net bir şekilde cinayet olduğunu kanıtlıyor.
Sen neye hangi belgeye güvenerek intihar dedin?
Sen çıkıp cevap vermek zorundasın anladın mı cevap vereceksin vali!
@valiozanbalci75#RojinİçinAdalet
Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.”
Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.
Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.
İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.
Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.
Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, MHP lideri Bahçeli'ye ve PKK kurucu lideri Öcalan'a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.
Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan'ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.
Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.
Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.
Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.
Selahattin Demirtaş
8 Kasım 2025
Edirne Cezaevi
Rojin'in bedeninde çıkan iki farklı erkeğe ait DNA'lar, göğüs ve vajinanın iç kısmında çıktı.
Bu rapor Rojin'in cinsel bir saldırı sonrası öldürüldüğü ihtimalini güçlendiriyor.
Şimdi Van valisine soruyoruz.
Rojin'in babası otopsi sonrası fenalık geçirdiği esnada sedyedeyken neden Rojin'in intihar ettiğini kabul ettirmeye çalıştınız?
Bu tavrınız ile birilerini mi korumaya çalıştınız?
Sen bir valisin ambulans içerisinde gelip intihar diye dayatmanın sebebi neydi ?
Henüz otopsi yapılmamışken?
Hiç mi evladın yok senin kimi koruyorsun.
@valiozanbalci75#RojininKatilleriNerede
Van’a kayda geldikleri ilk geceyi, gidecek bir yerleri olmadığı için saatlerce bir parkta geçirerek bekliyorlar. Babası mutlu, kendisi çok heyecanlı. Mesainin başlamasını bekliyorlar. 08.00 olunca kampüse gidip kayıt yaptırıyorlar.
Katillerini bulmak boynumuzun borcu Rojîn!
Adli Tıp Kurumu, Rojin’in bedeni üzerinden elde edilen ve bulaş ihtimali bertaraf edilen 2 farklı erkek cinsiyetine ait DNA örneklerinin, Rojin’in bedenin neresinden elde edildiğine dair bilgiyi 9 aydır tüm ısrarlaramıza, soruşturma savcısının tekit yazılarına rağmen dosyasına bildirmiyor.
Görevinizi kötüye kullanıyor ve delil gizliyorsunuz.
Söz konusu DNA örneklerinin nereden elde edildiğini biliyoruz. Sizler de raporunuza yazmak ve dosyaya sunmak zorundasınız.
Soruşturmayı sürüncemede bırakamazsınız.
Ankara’daki saldırıyı kınıyoruz, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Yaralılara da geçmiş olsun dileklerimizle birlikte acil şifalar temenni ediyoruz.
Sorunlarımızın konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız.
Demokratik siyaseti ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyecegiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır. Barış isteyenlerin sesinin, kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Bugün, CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile görüştük. Sayın Özel’e, ziyareti nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları samimiyetle tartışma fırsatımız oldu.
Türkiye’de siyaset kanalları uzun yıllardır tıkalı durumdadır. Devlet işleyişi oldu bittilerle, Anayasa’ya aykırı uygulamalarla keyfi şekilde sürdürülmektedir. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “normalleşme, yumuşama” diye ifade ettiği sürecin ayaklarının yere basması, ete kemiğe bürünmesi isteniyorsa yapılması gereken ilk şey, hukukun üstünlüğüne her alanda saygı duymaktır. Bu olmadan siyaset kanalları da açılmaz, normalleşme zemini de oluşmaz.
Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık.
Ayrıca Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde siyasetin rol üstlenmesinin, diyaloğun ve iş birliğinin öneminin altını çizerek el sıkışma seremonisinin devamının gelmesi için siyasete şans tanınması gerektiğini ifade ettim. Bu aşamada, seçim hesaplarına girmeden, ittifak yarışlarıyla tartışmanın önünü kesmeden, barış için herkesin katkısının önemine değindim.
Sayın Özgür Özel ile yaptığımız bu anlamlı ve değerli görüşmenin absürt bir yönü vardı, o da görüşmeyi cezaevinde yapmış olmamızdı. Umarım Kobani ve Gezi kumpas davaları rehineleri başta olmak üzere, Sayın Selçuk Mızraklı ve Sayın Bekir Kaya dahil tüm siyasi tutsakların hakları bir an önce iade edilir ve özgürlüklerine kavuşurlar, bu zalimce adaletsizlik son bulur. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın İmamoğlu’na yönelik siyasi yasak girişimleri gibi yargısal operasyonlardan da artık vazgeçilir.
Bizler her şart ve koşulda demokratik siyasette ısrarcı olacağız ve demokrasinin, toplumsal barışımızın sağlanması için üzerimize düşen sorumluluğun gereklerini yerine getireceğiz.
Ayrıca, kurumsal işleyişimize uygun bir şekilde, görüşmenin içeriğini avukatlarım aracılığıyla DEM Parti Genel Merkezine aktaracağım.
Sayın Özel’e bu anlamlı ziyareti nedeniyle bir kez daha teşekkürlerimi sunarken kendisine başarılar diliyor, şahsında tüm Cumhuriyet Halk Partililere içten selam, sevgilerimi gönderiyorum.
Saygılarımla…
Selahattin Demirtaş
21 Ekim 2024
Kötülüğün, alçaklığın, şerefsizliğin sınırı yok; kimliği, inancı, vatanı yok. İyiliğin, erdemin, onurlu yaşam mücadelesinin de sınırı, kimliği, inancı, vatanı yok.
Bu şekilde gidişin, dünyayı biraz daha karartsa da aydınlık için sonsuz çabamız sürecek meleğim. Affet hepimizi.
Van yeni sürecin kırılma noktası olacak. Muhalefet bir bütün olarak buna karşı durmazsa, bu provokasyonu yapanlara geri adım attırmazsa, ülkede artık seçme ve seçilme hakkı sadece kâğıt üstünde kalır ve AKP küllerinden doğmaya başlar.
Değerli Şırnak, Bitlis, Kars halkı,
Değerli yol arkadaşlarım,
Büyük emek ve mücadele ile kazandığınız belediyeleri kaçak seçmenle gasp etmek istiyorlar.
📍Mücadelemizin yüzü akı Şırnak halkı sonuç ne olursa olsun her daim sizinle gurur duyuyoruz . Şırnak’ta 6541 kaçak seçmene karşı kazanan direngen Şırnak kentidir. Şırnak halkı iradesine sahip çıktı. Kimse resmi yalanlara kanmasın. “Sen nerelisin?” diye sorduğumuzda bize cevap bile veremeyenlerin oylarıyla kentimizin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. “Sen nerelisin” sorusu sömürgeci anlayışa vurulan bir tokattır. Her tutanak teker teker inceleniyor, Şırnak halkı kazanmıştır. Dünden beri ayakta olan Şırnak halkına selam ve sevgilerimi gönderiyorum .Her biji Şirnex.
📍Adaletin, irfanın, kültürün kalbi Bitlis’te büyük bir zafer kazandık. Kaçak seçmen hilesi ve oylarımızın iptal edilmesi halk iradesine darbedir. Bu darbeyi ret ediyoruz. Yasal itirazlarımız sürüyor ve Bitlis’i asla irade gaspçılarına bırakmayacağız.
📍Ve Kars. Taşınan 3.842 kaçak seçmenle kazandıklarını düşünenler Kars halklarının vicdanında mahkum edilmiş, mağlup edilmiştirler. Kars’ta oranın seçmeni olmayan haram seçmenleri bir tarafa bırakıldığında 1386 oyla kazanmış oluyoruz. Kars sonucu ne olursa olsun bizimdir. Kars ya me ye. Kimse bize yenilgiyi dayatamaz. Her türlü hukuki ve siyasi mücadelemizi sürdürüyoruz.
Büyük emekler verdik; bu kentlerde alın terimiz, hafızamız, mücadele geleneğimiz var. Her bir arkadaşımızı kazandıkları zaferden ötürü ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Demokratik kamuoyu ve muhalefeti kaçak seçmenle gasp edilmek istenen halk iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Açık şekilde ifade edelim; başta Şırnak, Bitlis ve Kars olmak üzere onlarca kentte kaçak seçmenle kazandığını düşünen yönetimler meşru değildir. Herkesi halk iradesine saygı göstermeye davet ediyoruz!
Arkadaşlar hep beraber gür bir sesle soralım:
1-Diyarbakır'lı #ramazanhoca'nın katili kim?
2-Katil neden hala bulunamadı?
3-İstanbul gibi her yerde kamera olan metropol şehirde katilin kimliği nasıl belli olmaz?
4-Ramazan hocayı tehdit edenler hakkında işlem yapılacak mı?