"Arkadaşlar, aldığınız intikamın derecesi kafi değildir. Çok intikamcı olunuz. Düşmanlarımız çoktur. Dost ve düşmanı ayırma alışkanlığı kazanmalısınız."
Başbuğ Atatürk
Türkiye Cumhuriyeti'nde hiç kimse, hangi suçtan hüküm giymiş olursa olsun, kanunun öngördüğünden daha ağır bir muameleye tabi tutulamaz.
Ancak aynı ilke, kanunun öngördüğünden daha hafif, daha ayrıcalıklı bir rejimin de keyfi biçimde uygulanamayacağı anlamına gelir.
Çünkü infaz hukuku, kişiye değil, kanuna göre işler.
TCK ve 5275 sayılı Kanun hükümleri, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl infaz edileceğini tek tek, saymıştır.
Bu hükümler, ölüm cezası yerine ikame edilmiş en ağır cezanın, kanun koyucunun iradesiyle çizilmiş sınırlarıdır.
Bu sınırların dışına çıkmak, hangi gerekçeyle sunulursa sunulsun, kanunsuz infaz anlamına gelir.
Bahçeli'nin tarif ettiği, bahçeli, iki katlı, ofis ve yaşam alanı ayrımı yapılmış, akrabaların yerleşebileceği bir konut, bu maddelerin hiçbirinde karşılığı olmayan bir uygulamadır.
Hükümlüyle birlikte, süresiz biçimde aynı çatı altında yaşanması, kanunun tanımladığı ziyaret rejiminin ötesine geçer.
Bu ortak ikamettir ve infaz hukukunda buna cevaz veren tek bir hüküm yoktur.
Haberin en çarpıcı ve daha da vahim kısmı, inşa edilen evin ötesinde bu evde yaşamayı kimin hangi şarta bağladığıdır.
Bahçeli'nin anlatımına göre şartı koyan terör hükümlüsüdür. Adama zaten hukuki dayanağı olmayan bir konfor alanı sunuluyor ama o bunu dahi yetersiz bulup "Çerçeve Yasası'nın kurulları işlemeye başlasın, ben o kurullarda görev almaya başlayayım, ondan sonra eve geçerim" diyerek devlete karşı statü pazarlığı yürütüyor.
Bir hükümlünün, resmî kurullarda görev yapması, infaz mevzuatının ruhuyla zaten açıkça çelişir.
Böyle bir görev verilmesi hukuken mümkün değildir. İkincisi ve daha da vahim olanı, bir hükümlünün, kendisine tanınan imkânı bile beğenmeyip, resmî bir statü elde edene kadar devletin teklifini askıya alması, akılla açıklanabilir bir durum değildir.
Normal şartlarda infaz rejimini, devlet belirler. Burada ise hükümlü, belirleyen taraf konumuna geçmiştir.
Bir terör hükümlüsünün, devletin kendisine sunduğu imkânı reddedip karşılığında resmî statü talep edebilmesi ve bunun kamuoyuna bir siyasetçi tarafından, gayet sakin bir üslupla aktarılabilmesi, infaz hukukunun değil, bir pazarlık masasının kurallarının işlediğini göstermektedir.
Sorulması gereken soru artık "bu ev hangi kanuna dayanıyor" sorusunun ötesine geçmiştir. Soru şu:
Bir hükümlü, devletin kendisine nasıl davranacağını belirleyebiliyorsa, hukuktan geriye ne kalmıştır, devletten geriye ne kalmıştır?
➖Teröristbaşına İmralı’da bir saraycık inşa edildiğini 2 yıl önce söylemiştik.
➖Bugün iktidar cenahından gelen açıklama ile bu doğrulanmış oldu.
🏡Adama "denize nazır bahçeli bir villa" yapılmış.
➖Ama ısrarla "bana statü vermezseniz burada oturmam" diyormuş.
➖Herhâlde yakında "ne istedin de vermedik onu da veririz" der, statüsünü tayin ederler.
➖Adam da saraycığından terör örgütünü ve onun siyasi uzantısını yönetir, gelen gideni ağırlar, akşamları denize nazır bahçesinde taze tutulmuş balığını yer, ara sıra da sahip olduğu statü gereği sağa sola talimatlar yağdırır, pazarlıklar yapar.
🇹��Şehit evlatlarının acılarını yüreklerine gömmüş ama hatıralarına, onurlarına tutunarak "vatan sağ olsun" diyebilmiş ailelerin gözleri yeniden nemlendi bu gece.
🇹🇷Yolu, suyu olmayan, sıvasız, briket evlere, "şehit ocaklarına yeni bir ateş düştü bu gece."
🇹🇷Tarih bu ihaneti kurgulayana da uygulayana da hesap soracak!
#İhanetinZamanAşımıYoktur
İMRALI CANİSİ’NE ÖZEL EV ÖYLE Mİ?
ŞEHİTLERİMİZİN O SIVASIZ KERPİÇ EVLERİ RÜYALARINIZA GİRSİN; BELKİ O ZAMAN UTANIRSINIZ!
📍Biz “İmralı’da Öcalan için özel bir villa hazırlanıyor” dediğimizde bize “Yalan söylüyorlar. Yok öyle bir şey” demediniz mi?
📍Cumhur İttifakı’ndaki ‘sacayağınız’ şimdi çıktı, “Evet, var öyle bir şey” dedi! Ne oldu şimdi? Kimmiş Yalancı?
📍Adına “bahçeli ev” demeniz gerçeği değiştirmez! Bebek katiline, cezasını çekmekte olduğu İmralı’da resmen özel bir konaklama tesisi yaptınız!
📍Bugün hâlâ PKK’nın katlettiği ana kuzularının anneleri, babaları sıvasız, derme çatma kerpiç evlerde yaşıyor. Sizin hiç utanmanız, arlanmanız yok mu?
📍Şehit ailesine gösterilmeyen imkân, evladını katleden teröriste gösterilemez! Şehidinin ailesini kaderine terk et, terörist başına özel ev inşa et!
📍Türk milletinin vicdanında çerçeve yasa aldatmacasıyla açtığınız derin yarayı şimdi daha da deşip kanattınız! Bölücü hükümlüleri ödüllendirdiniz ama milletin vicdanında sizler hüküm giydiniz!
📍İşte o feraset sahibi millet de sizin cezanızı kesmek için sabırsızlıkla bekliyor;
Hodrimeydan getirin sandığı!
Yetmez ama evetçilikten daha aşağıda bir pozisyon bulmak çok zordu, başardınız.
Demokrasi ve hukuku çiğnediğini söyleyip, barış ve kardeşlik getireceğine inandığınız iktidar ve ortakları umarım en yakın zamanda hepinize "barış ve demokrasi" getirir.
“içinde bulunduğumuz vaziyeti bilesiniz. bundan başka subay olarak da yerinizi bilmelisiniz. padişah düşmanınızdır. yedi düvel düşmanınızdır. bana bakın kimse işitmesin; millet düşmanınızdır.”
ismet paşa, 1921