Birisi size yahudileri sorarsa
Ona bunu gösterin.
Defalarca taşla vurarak masum bir insanin kemiklerini kırıyor.
Onların insan oldugunu söylemek imkansız..
Aydın’da terörizmle mücadele adı altında terörle uzaktan yakından alakası olmayan Köklü Değişim Dergisi'nden üç genç gözaltına alındı.
Bu sabah Aydın'da Köklü Değişim Aydın Temsilcisi Nevzat Pektaş, Köklü Değişim’den Sedat Özgür ve bölgenin tanınan kanaat önderlerinden Abdulmelik Kılıç gözaltına alındı.
Öte yandan Aydın’daki “terörün finansmanı” adı altında yürütülen operasyon kapsamında “Ümmetin Sesi Derneği”nden de gözaltına alınanlar oldu.
Son zamanlarda IŞİD ile alakası olmayan İslami yapılara yönelik “IŞİD operasyonu” adı altında operasyonlar başlatılmıştı. Gözaltına alınanlardan bir kısmı tutuklanırken büyük çoğunluk serbest bırakılmıştı.
Gözaltı sürecinde terörle yaftalanan ve bu algıyla yargı önüne çıkarılan Müslümanlar, adaletsiz bir uygulamaya maruz kalırken, medya da bu operasyonlara çanak tutuyor. Gözaltına alınan yüzlerce Müslümanı haberlerde servis ederken, masum oldukları için serbest bırakılan yüzlerce kişinin haberi ise ekranlara yansımıyor. Çamur at izi kalsın taktiği ile cebir ve şiddetle alakası olmayan insanlar zulme maruz kalıyor.
Jandarma sorgusunda olan Müslümanlar ile alakalı haberler geldikçe haberimizde güncellemeye devam edeceğiz.
#YargıZulmüneDurDe
#salı
Bakar mısınız birde övünüyor kesintisiz eğitimi 12 yıla çıkarmışlar bu sayede evlilik yaşı 30’a çıkmış peki sonra ne olmuş kadın iş hayatına atılmış pekiii sonra ne olmuş sonrasıda malum.Aileyi KADEM’e KADEM’e mahvettiniz.ÖVÜNÜN‼️😕
ABD-İran Savaşı:
Küfür Tek Millettir, Müslümanlar Tek Ümmettir
Sömürgeci kâfir ABD ve işgalci Yahudi Varlığı “İsrail”in İran’a yönelik başlattığı savaş ve Filistin’e yönelik devam eden saldırıları karşısında, meselenin hakikatinin anlaşılması ve gerekli tavrın ortaya konulması için 10 Maddeden oluşan basın açıklamamızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.
1- ABD’nin amacı, uydu devlet olan İran’ı ulusal çıkarlarından vazgeçirip Amerikan çıkarlarına tam teslim olmuş tabi bir devlet yapmaktır.
2- ABD efsanesi çökmüştür. Müslümanların başındaki yöneticiler, maalesef bu gerçeği görememekte, bu çöküşü doğru bir şekilde analiz edememektedir.
3- Beldelerimizdeki ABD ve NATO üslerinin derhal kapatılması, tüm faaliyetlerinin sonlandırılması ve yabancı askerlerin topraklarımızdan kovulması şeri ve siyasi bir zorunluluktur.
4- Çözümü sorunların gerçek müsebbibi olan sömürgecilerin masasında ve kurumlarında aramak basiretsizlik ve büyük bir aymazlıktır.
5- Dünya, Siyonist çete ve Epstein rejiminin oyuncağı olmuştur. Onlardan hukuka riayet etmelerini, anlaşmalara bağlı kalmalarını beklemek siyasi gaflettir.
6- İran’a yönelik saldırı, Müslümanlara ait bir toprağa saldırı olarak görülmelidir. Sömürgeci kâfirler ile yürütülen mücadele İslam-Küfür mücadelesidir. Küfür tek millet, Müslümanlar ise tek ümmettir.
7- Kâfirler, İslami beldelere saldırırken Şii-Sünni ayrımı yapmamakta topyekûn İslam ve Müslümanları hedef almaktadır. Böyle bir zamanda mezhep kavgalarını gündeme getirmek onların ekmeğine yağ sürmekten başka bir şeye yaramaz.
8- İşgalci varlığın Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurması, Aksa’yı tamamen ele geçirmek ve Yahudileştirmek amacıyla yürütülen sistematik saldırganlığın çok tehlikeli bir safhasıdır.
9- İslami camialar başta olmak üzere tüm Müslümanların, sömürgeci kâfirler ile işbirliği yapan ve böylece ümmetin vahdetini engelleyen ulus devlet yöneticilerini muhasebe etmeleri zaruridir.
10- İslam ümmetini yeniden bir araya getirecek şey, tüm Müslümanların siyasi liderliği ve İslam’ın yönetim sistemi olan Raşidi Hilafet Devleti’nin kurulmasıdır. Raşidi Hilafet bir tercih değil; hem aklen hem siyaseten hem de şer’an bir zorunluluktur.
Basın Açıklamasının tamamı ve detaylı metin için;
📎 https://t.co/28MyqsvmRm
Köklü Değişim Gençlik Kolları olarak, Türkiye genelinde yürüttüğümüz “Neslini ve Geleceğini İslâm ile Koru” başlıklı kampanyamızı tamamlamış bulunuyoruz.
Bu kampanya kapsamında;
gençliğin karşı karşıya olduğu yozlaşmayı, ifsadı ve bu ifsadın arkasındaki laik–kapitalist düzeni açıkça ortaya koyduk.
Çözümün; yüzeysel sloganlarda değil, İslâm nizamında olduğunu haykırdık.
25 ilde stantlar açtık.
Meydan meydan, cadde cadde dolaştık.
55 bin broşürü genç kardeşlerimizle ve halkımızla buluşturduk.
Sorunun kaynağını gösterdik, kurtuluş yolunu hatırlattık.
Şehirlerin meydanlarını, sokaklarını ve köprülerini;
neslimize yöneltilen topyekûn saldırıya karşı birer ikaz kürsüsüne çevirdik.
“Gençliğimizi kaybediyoruz!” diye haykırdık.
“Çare İslâm Nizamıdır!” diyerek
laik karanlığa karşı İslâm’ın çözüm olduğunu ilan ettik.
Yapmış olduğumuz bu kampanya sürecinde;
gençliğimizin içine sürüklendiği hâli gördükçe hüzün duyduk,
halkımızın sahada gösterdiği samimi teveccüh karşısında mutluluk duyduk,
Kemalist–laik çevrelerin öfkesini gördükçe ise kampanyamızın gençliğimiz için kıymetini bir kez daha idrak ettik.
Kampanyamız sona ermiştir;
ancak gençliğin izzeti ve neslin selameti için verdiğimiz İslâmî mücadele kararlılıkla devam etmektedir.
Neslini ve Geleceğini İslâm ile Koru!
Bu çağrı bizimdir,
bu sorumluluk hepimizindir.
Biz;
Fatih Sultan Mehmet gibi ahdettik, Resûlullah’ın (s.a.v.) müjdesini gerçekleştirmeye;
Mus’ab bin Umeyr gibi ahdettik, İslam Devletini gençlerin eliyle yeniden inşa etmeye...
#NesliniveGeleceğiniKoru
#GençliğimizHebaEdiliyor
Konferansa Davet
"Ateşkes Tuzağından Gerçek Çözüme Gazze"
İşgal, zulüm, soykırım nasıl bitecek?
İhanet ve ateşkes ile mi?
Yoksa, direniş ve cihat ile mi?
Konuşmacılar
🎙️Mahmut Kar
🎙️Muharrem Güneş
🎙️Hamza Er
🗓️28 Aralık Pazar 🕑14:00
🔻Nene Hatun Kültür Merkezi Esenyurt, İstanbul
#GazzedeAteşSönmüyor
Vatikan Papa'sının farklı kiliselerde İznik'te ve Volkswagen Arena'da düzenlediği ayinler göstermiştir ki Papa'nın ki bir ziyaret değil apaçık bir haçlı seferi ve Hristiyan misyonerlik faaliyetidir.
Milyonlarca şehidin kanına mal olmuş topraklarda bu ne rezillik, bu ne zillettir!
Sudan'da korkunç bir katliam yaşanıyor. Ama ne hikmetse dünya gündeminde yer almıyor.
Afrika'nın bu verimli toprağı Osmanlı Hilafeti'nden sonra İngiliz işgaline uğradı. Belli bir süre Mısır ve İngiltere'nin ortak yönetimi altında kaldı. Hatta resmi olarak adı “Anglo-Mısır Sudanı” idi.
İngilizler 1 Ocak 1956 tarihinde #Sudan'ı #Mısır’dan ayrılarak bağımsızlık verdiler.
Daha sonra Amerika 1969 da Abdulnasır'ında desteğiyle önce Cafer Numeyri ve daha sonra 1989'da Ömer el Beşir'in yaptığı darbe ile Sudan'daki hegomanya mücadelesini kazandı.
Temmuz 2011'de ise bizzat Ömer el Beşir'in de desteği ile Sudan ikiye bölündü. #GüneySudan isimli yeni bir devlet kuruldu.
Amerika şimdi de kendi ihtirasları dışında hiçbir şey düşünmeyen lejyonerleri ile Sudan'ı yeniden ikiye bölmeye çalışıyor.
Sömürgeciler kendilerine gelince "United States of America" ve "United Kingdom" yani Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık kuruyor. Zira gücün birleşmekte olduğunu biliyorlar.
Ama Müslümanlara gelince; bölüp parçalamayı, aralarına sınırlar çekmeyi ve birbirlerine düşman olmalarını sağlıyorlar. Çünkü sömürgeci kalabilmeleri için Müslümanların darmadağın olmaları gerekir. O yüzden Müslümanları bir çatı altında birleştirecek olan Hilafet'e karşı ortak hareket ediyorlar. Zira küfür tek millettir.
BM Güvenlik Konseyi'nde Gazze'de acil ateşkes ve insani yardım tasarısı 14 üyenin evet oyuna rağmen ABD'nin tek oyuyla veto edildi.
ABD Müslümanların en büyük düşmanıdır.
Bu durumda hâlâ Uluslararası Sisteme çağrıda bulunmak siyasi aptallıktır!
#GazaCallsUs -Gazze Bizi Çağırıyor
Mardin'de; Molla Burhan Hedbi,
Molla Ahmed Tuxubî,
Arş. Gör. Kasım Elalmış ve
Yetim Gönüllüleri Derneği Başkanı Şimşek İpek ile Gazze için ne yapılabilir, daha güçlü ve büyük adımları nasıl atabiliriz bağlamında istişareler yaptık.
#GazzeİçinBirleşelim
İslam Alimler Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Saffet Köse ile Gazze için ne yapılabilir, daha güçlü ve büyük adımları nasıl atabiliriz bağlamında istişareler yaptık.
#GazzeİçinBirleşelim
Bingöl'de; İmam Şafii Kur'an Kursu/Medresesi'nden Molla Zeki Kadiroğlu, Molla Abdurrezzak Dervişoğlu ve Molla İrfan Bayındır ile Gazze için ne yapılabilir, daha güçlü ve büyük adımları nasıl atabiliriz bağlamında istişareler yaptık.
#GazzeİçinBirleşelim
Makale
Filler Tepişir Çimenler Ezilir, Sudan Bunun Bir Örneğidir
#SudanKrizi#SudanCrisis
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Beyan Cemal
https://t.co/hEtHXtsAyU
Ebu Ubeyde bu Ümmet'in cesaret, vakar ve izzetli bir duruşa ne kadar hasret kaldığının resmi idi.
Müslümanlar bu hasretten dolayı O'nu çok sevdiler ve sembol haline getirdiler.
Allah O'ndan razı olsun ve şehadetini kabul eylesin.
Lakin Ebu Ubeyde'yi ne kadar çok seviyor isek, O'nu ve Gazze'yi yalnız bırakıp hasım ilan ettiği yöneticilerden de o kadar uzak olmalıyız.
Zira Gazze konusunda hasım olan iki tarafı da sevmek mutlaka birisine haksızlık etmek olacaktır.
Bu nedenle Allah şahit olsun ki bizler maslahatperestlerden olmayacak ve Ebu Ubeyde'nin hasımlığını miras kabul ederek Kudüs özgür olana kadar sürdüreceğiz.