"Miraç Kandili, bir yükseliştir. Bu gece, kalplerimizde sevgi, merhamet ve huzurun egemen olduğu, dualarımızın kabul olduğu bir gece. Allah, bizlere sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir hayat nasip etsin." #mirackandili
Bugün bir söz okudum: “Birisi boğuluyorsa, o an ona yüzmeyi öğretmenin zamanı değildir.”
Bu cümle gün boyu aklımda kaldı. Çünkü bir insan zorlanırken, dağılırken, içi karışmışken etraf bir anda tavsiye verenlerle doluyor. Herkes ne yapması gerektiğini, nasıl düşünmesi gerektiğini, nasıl güçlü olması gerektiğini anlatıyor. Ama insan boğulurken bunları duyamaz.
İçeride fırtına varken dışarıdan gelen her yönlendirme gürültü gibi hissedilir.
Birinin yüzünden kalbini,
ellerinden hayatını ve nasıl yaşadığını,
gözlerinden ruhunu okuyabilirsiniz.
Hiçbir zaman şaşmaz; olduğu gibi duyabilirseniz ve dokunabilirseniz..
..en ağır sınavlardan geçenler; sanki el üstünde yaşamışlar, onca şeyden geçen onlar değilmiş gibi hala gencecik görünürler; kalplerinin saflığından, her şeye rağmen hala saflıklarını koruyabildiklerinden. Ellerinin üstü hayatı nasıl yaşadıklarını gösterir. Gözler ise ruhun en çıplak halini, hiçbir açıklamaya gerek kalmadan ortaya koyarlar; oraya bakabilmek büyük cesaret ister. “Gözlerinin önünde, görmüyor musun?” sorusu belki artık daha çok anlam ifade etmeye başlamıştır kimileri için.
Şimdi anladınız mı etrafınızdaki bazı tiplerin nasıl birden zenginleştiğini.trafikte gördüğünüz 5-10 milyonluk arabaların nasıl alındığını?...
Memlekette ne kadar içici ve fuhuşa bulaşmış varsa en az o kadar da satıcısı vardır...
En namuslu,en helal kazanmış olduklarını sandıklarınızın bile kim bilir geçmişlerinde neler çıkar...
Namusunla,alın terinle çalışarak zengin olunsaydı siz de zengin olurdunuz...Onun için eğer bazen kendisinin maddi konularda başarısız,beceriksiz olduğunu düşünenler varsa aranızda,yapmayın bunu...
Namusunuzla,şerefinizle kazandığınız ve evlatlarınıza yedirdiğiniz helal lokma en büyük zenginliktir...
Hayatınızı değiştirmenin hızlı yolu, kendinizi sevmeyi bir alışkanlık haline getirmek ve asla kendinize duyduğunuz saygıyı asla pazarlık konusu yapmamaktır. En önemli önceliğiniz
bu olduğunda, düşünceleriniz berraklaşır, duygularınız toparlanır, attığınız her adım daha sağlam bir zemine basar. Kendinize değer verdikçe, hayatınızda kalması gerekenler kalır, gitmesi gerekenler sessizce gider. Bir süre sonra dönüp baktığınızda, yalnızca kendinizi hak ettiğiniz gibi sevdiğiniz için, yıllardır ulaşmak istediğiniz şeylerin size doğru geldiğini fark edersiniz. Değişim, dışarıdan değil; içinizdeki saygıdan büyür.
Feyyaz Yiğit: "En sevmediğim şeydir; 'Yeterince çalışırsanız başarırsınız'. Yeterinden fazla çalışsanız da başaramayabilirsiniz. Bir sürü insan çalışıyor ve kazanamıyor. Benim şansım yaver gitti"
Kaç yaşında kadınım, hukukçuyum, dünya kadar şey başardım, sabah abimin attığı mesaja bak. Aşağılama yok, bir başvuru yapamıyorsun diye manipüle yok, beceriksiz yetersiz hissettirmek yok; sevgi var, ince düşünce var, ben burdayım var. Üç çocuk ve asgari ücretle hayat mücadelesi veriyor ama beni hep düşünüyor.İnsan yeter ki sevsin.
Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…