56 gündür sümen altında bekletilen sipariş butlan kararının, adli tatile saatler kala Yargıtay’a gönderilmesi siyasete yargı eliyle şekil verme çabasının ta kendisidir.
Yargıtay’dan hukuka uygun bir karar çıkmasından korkanlar, yargı takvimini kullanarak tüm yazı belirsizlik içinde geçirmemizi hedeflemiştir. Butlan kararı ne kadar sipariş ise, Yargıtay’a gönderilme zamanlaması da bir o kadar planlıdır.
Zaman ayarlı siyasi mühendisliğe teslim olmayacağız.
Milletimiz çaresiz ve seçeneksiz kalmaz!
Milyonların cumhurbaşkanı adayının özgürlüğü elinden alınması yetmiyormuş gibi fotoğrafı yasaklandı, sesi yasaklandı, resmi hesapları yasaklandı.
Savunma hakkı elinden alınan Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesaplarına bir kez daha erişim engeli getirildi. Düşüncelerini paylaşması engellendi, onu destekleyen ve ona inanan milyonlarla arasına duvar örülmek istendi. Bu bir hukuk kararı değil, açık bir susturma girişimidir.
Adalet, sesleri kısarak değil; hukuku ve temel hakları herkes için eksiksiz güvence altına alarak sağlanır.
CHP kongreler partisidir, halkın partisidir!
AKP yargısının kararıyla göreve gelenler ve kurultay talebimize "yetkimiz yok" yanıtı verenler, iki milyona yakın üyemize, ilçe, il ve kurultay delegelerimize, kadın ve gençlik kollarımızın iradelerine büyük saygısızlık yaparak, il başkanlarımızı görevden alıp atamalar eliyle CHP'yi dizayn etmeye çalışıyorlar.
Polis zoruyla genel merkez ve il binalarımızı işgal edenler, şimdi de hukuksuz görevden almalar ve atamalar ile saray gölgesinde partimizin teamüllerini ve geleneklerini tanımadıkları bir tasfiye süreci yürütüyorlar.
Bu partide yetişmiş, gönlünü ve emeğini Atatürk'ün partisine vermiş olanlar gayet iyi bilir ki; tepeden atamayla parti dizaynı AKP'de olur, CHP'de olmaz.
CHP kuruluşundan bu yana, demokratik kongre ve kurultaylar ile taban iradesi ile siyasal merkezini inşa etmiş halk partisidir, halkın partisidir.
Tüm toplumun gönlünde taht kuran milli mücadele kahramanlarımız Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü dahi kurultaydan almadıkları yetkileri kullanmamış, taban iradesine yaslanmış, Türkiye'de parti ve demokrasi kültürünü başlatmışlardır.
103 yıl boyunca ayakta kalmamızı sağlayan tam da bu demokratik geleneğimizdir.
Masa başı planlar, millet ve milli irade gerçeği karşısında mutlaka yenilecek.
Meşru siyaset kazanacak, seçilmişler kazanacak, halk kazanacak.
10 yıl önce bugün ülkemiz, tarihinin kara gecelerinden birini yaşadı. Alçak bir örgüt, büyük bir komplo ile bu ülkenin ordusunu milletin üzerine sürmeye çalıştı.
Türk milleti o gece seçilmişlerin üzerinde hiçbir vesayet istemediğini, gövdesini tanklara, uçaklara siper ederek gösterdi.
İktidar ise bu sürece dair ne sorumluluklarının hesabını verdi ne de bir daha yaşanmaması için demokratik siyasetin alanını genişletmeye çabaladı. Tam aksine siyaseti iyice yargı ve bürokrasi vesayeti altına soktu ve bu yolda son sürat devam ediyor.
15 Temmuz’da bu vatan için canını veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize de sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, daima öyle kalacaktır.
Bu sabah Silivri’ye giderek babamı ziyaret ettim. Kendisinin direnci ve morali çok iyi.
Babama yaptığım ziyaret sonrası laboratuvara geldim.
Takdir edersiniz ki İTÜ’de Fizik yüksek lisansı yapmak oldukça zor. Özellikle şu sıralar tezime epey bir vakit harcıyorum.
Tezle ilgili ölçüm yaparken kısa süreliğine bir ara verdim ve o esnada benimle alakalı ilginç bir paylaşıma denk geldim.
Açıklamaya bile gerek yok ama avukatlarım hukuki girişimi yapacaklar.
Ayrıca ben çayı limonla değil, sade ve şekersiz içerim.
Sevgiler…
Ankara’ya,
Başkentin kalbi Çankaya’ya operasyon yapmak, belediye başkanını tutuklamak; 19 Mart ve 21 Mayıs darbesinin, hukuksuzlukla oluşturulan “ahtapotun kolları” mekanizmasının son merhalesidir.
Can kardeşim Hüseyin Can Güner başkanımıza yapılan bu muameleyi kınıyorum.
Tutuksuz yargılanma haktır.
Bunu yok sayan, gizli tanık beyanı ve iftiracı düzeni ile operasyon, yargı düzenine ihanettir.
Sevgili Gençler,
Türkiye çok yönlü bir yargı çöküşü tehdidi ile karşı karşıyadır.
Bu tehdit; iş insanı, sanatçı, gazeteci, muhalif, öğrenci, siyasetçi, belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayı dinlemez.
https://t.co/bKYKcznFL3
Sevgili gençler!
Türkiye yaşlanıyor.
Daha kötüsü hızla yoksullaşarak yaşlanıyor.
📌 Dünya nüfusunda çocukların oranı %29.3.
Türkiye’de %24.8.
Çocuklarımızın nüfusa oranı hızla düşüyor.
📌 Dünya nüfusunda gençlerin oranı %15.6
Türkiye’de bu oran %14.8
Gençlerimizin nüfusa oranı hızla azalıyor.
Dünya yeni bir dönemin içinde. Meslekler tümüyle değişime uğruyor. Yapay zekanın hayatımızdaki yeri gittikçe büyüyor.
Çalışma ortamı, istihdam dönüşümü, yüksek teknoloji etkisi, bir çok ülkenin gelecek planlarına yön veriyor.
Ancak;
adaleti çalan,
refahımızı çalan,
huzurumuzu perişan eden,
sandığı, seçimi yok sayan,
enerjinizi tüketen,
ihtiyaçlarınızı umursamayan,
çökmüş, tükenmiş, miadı dolmuş,
sarayda sıkışmış zihniyetten kurtulma zamanıdır!
Ekonomide, teknolojide, kalkınmada sıçramaya; stratejik güçlü bir gelecek planına, yeni nesil genç kadrolara ihtiyacımız vardır.
Bir sarıldık, bin olduk.
Bir adım attık, sel olduk…
100 yaşındaki Müzeyyen annemizin desteğini, Fuat abimizin emanetini alıp yola koyulduk.
İktidara varana kadar durmaya niyetimiz yok.
Müvekkilini savunamasın diye avukatını tutsak ettiler. Kendisini savunacağı duruşmada ise savunma hakkını bir kez daha kısıtlayıp "susma hakkını kullandı" dediler, halbuki böyle bir şey hiç olmadı.
Ekrem İmamoğlu'na çok ağır bir hukuksuzluk ve zulüm yaşatılıyor. Buna sessiz kalan, bu yaşananların normalleşmesine de ortak olur. Bu da böyle biline.
Duyurun, anlatın, içeridekilerin sesi olun.
Niğde’de bugün bir kiraz dalının altında çiftçinin derdini dinledik, sonra sokağa karışıp omuz omuza verdik.
Her selamdan güç, her sohbetten umut aldık.
Biz bu güzel insanların umudunu yerde bırakmayacağız.
Adana Akçatekir Yaylası’nda milletimizle kucaklaştık. Annelerimizin duasını aldık, gençlerimizin umudunu hissettik.
Bir kez daha gördük ki yolumuz doğrudur. Doğru yoldan şaşmayacağız.
Eskimiş, yozlaşmış, çürümüş kara düzeni, bu milletle birlikte geride bırakacağız.
📍Eşinin sesini duyurmak için adeta tüm cihana haykıran vefalı eş Dilek İmamoğlu’nun kısılan sesini duyuralım:
“— Ekrem İmaloğlu’nun belirli bir süre içinde savunmasını bitirmesi istendi. İmamoğlu da bu sürede savunmamı yetiştiremem dedi.
— Ekrem İmamoğlu'nun savunması kısıtlanmak istendi! Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!
— Altını çizerek söylüyorum, Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!..”
Lütfen görüp geçmeyelim, ulaşabildiğimiz her yere bu sesi ulaştıralım.
Yüzünü millete dönenlerle, yüzünü saraya dönenler artık nettir.
Siyasal yargı kararlarına teslim olarak, milletimizin iradesinin, değişim arzusunun önüne set olmaya çalışanları tarihin çöplüğüne göndereceğiz.
İtirafçılarla aynı kaptan beslenen, aynı düzenin parçası olan, karşımıza çıkmaya korkan, polisin arkasına saklanarak milletimizin geleceğini çalmaya yeltenen kifayetsiz muhterislerle vakit kaybetmeyeceğiz.
Koltuk, mevki, makam ve para hırsıyla karakteri aşınmış, sırtlana dönmüş, zombileşmiş maşaları, bugüne kadar olduğu gibi asla muhattap almayacağız.
Polis kalkanıyla siyaset yapmaya alışkın olanlar milletimizin demokrasi tokadını yiyecekler.
Biz, milletimizin gösterdiği yolda, milletimizin gösterdiği hedefe yürüyeceğiz.
Bu mücadeleyi, yüzünü millete dönenler kazanacak.
And olsun ki, millet kazanacak!