📍 Antalya
Dünya Halklarının Başdüşmanı ABD Emperyalist Haydut Devletinin Sosyalist Küba'ya uyguladığı ablukaya ve Küba'yı işgal planlarına karşı başlatılan Küba Halkıyla Dayanışma için İmza Kampanyası kapsamında bugün Antalya'da Yoldaşlarımız birkez daha stant açarak Küba ile dayanışma için imza topladılar.
Tüm halkımızı imza kampanyasına destek olmaya, Küba Halkı için imza vermeye davet ediyoruz.
#Küba
#Abluka
Hasta la Victoria Siempre!
Zafere Kadar Daima!
Yankee Go Home!
Kahrolsun ABD Emperyalizmi!
Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!
Yahu daha önce de söyledik:
Bu Tayyipgiller avanesi, uydurdukları-yalanlar, dümenler, hileler üzerine inşa ettikleri sahte bir zaferi temel alarak onun üzerine Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, çıkar amaçlı, Ortaçağcı, mafyatik bir suç örgütünden başka hiçbir şey olmayan din devleti inşa etmek istiyorlar. Böylelikle de Tayyipgiller saltanatını kurup Ortaçağ sultanlıkları, despotlukları, derebeylikleri gibi yüzyıllar boyu sürecek bir hanedanlık kurmak istiyorlar.
Fakat kesince belirtelim ki bu boş bir hayaldir, gerçekleşmesi olanaksız bir hülyadır. Tayyipgiller’i bekleyen, yüz yıl önceki hain öncülleri gibi ağır bir hezimettir. Onun sonrasında da vatan satıcılık ve Laik Cumhuriyet yıkıcılık dahil, trilyonlarca dolarlık kamu malını iç etmek dahil, binlerce insanımızın hayatının yok edilmesi dahil binbir suçtan dolayı tarafsız ve bağımsız yargının önünde hesaba çekilmektir. Bundan kaçışları, kurtuluşları asla olmayacak. Hiç akıllarından çıkarmasınlar bu tespitimizi.
Ne ederlerse etsinler, ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda onları bekleyen; hukuka, kanunlara uygun çalışan bağımsız ve tarafsız bir mahkemenin önünde hesap vererek onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmektir.
Her konuşmasında, her eyleminde ABD Emperyalizmine karşı mücadele eden gerçek insan, gerçek devrimci Nurullah Efe; AKP’gillerin hukuk bürosuna dönüşen yargısı tarafından 5 aylık hapis cezasına çarptırılarak tutsak edilmeye çalışılıyor.
++
Basına ve Kamuoyuna
AKP'giller'in muhalifleri sindirmeye yönelik bir operasyon silahına dönüştürdüğü Yargı, 117 gündür ev hapsinde bulunan Genel Başkan'ımız Nurullah Efe'ye uydurma bir gerekçeyle verilen 5 aylık hapis cezasının infazına karar verdi. An itibarıyla İstanbul Anadolu Adliyesinde bulunan Genel Başkan'ımız, kısa süre içinde Maltepe Cezaevine gönderilecektir.
Partimiz, konuyla ilgili olarak Halkımızı bilgilendirmeye devam edecektir. Güncel gelişmeler, Partimizin sosyal medya hesaplarından ve Genel Başkan'ımızın aşağıdaki X hesabından takip edilebilir.
Genel Başkan'ımızın Maltepe Cezaevine gönderilmeden önceki açıklaması aşağıdadır.
Basına ve Kamuoyuna
AKP'giller'in muhalifleri sindirmeye yönelik bir operasyon silahına dönüştürdüğü Yargı, 117 gündür ev hapsinde bulunan Genel Başkan'ımız Nurullah Efe'ye uydurma bir gerekçeyle verilen 5 aylık hapis cezasının infazına karar verdi. An itibarıyla İstanbul Anadolu Adliyesinde bulunan Genel Başkan'ımız, kısa süre içinde Maltepe Cezaevine gönderilecektir.
Partimiz, konuyla ilgili olarak Halkımızı bilgilendirmeye devam edecektir. Güncel gelişmeler, Partimizin sosyal medya hesaplarından ve Genel Başkan'ımızın aşağıdaki X hesabından takip edilebilir.
Genel Başkan'ımızın Maltepe Cezaevine gönderilmeden önceki açıklaması aşağıdadır.
Büyük ses sanatçımız Sevim Tanürek’in Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan tarafından öldürüldüğü yıl olarak sehven 1999 yılı zikredilmiştir. Tanürek’in hayatını kaybettiği yıl 1998’dir.
Tayyipgiller iktidarı yolun sonuna yaklaştıkça saldırganlıklarına, hukuksuzluklarına, kanunsuzluklarına hız veriyorlar. İşte sevimli, içtenlikli komedyen evladımız Deniz Göktaş’ı da Tayyip’e yönelik bir imada bulunduğundan dolayı hemen harekete geçip anında tutuklama kararı çıkardılar ve yurtdışından kendi iradesiyle gelmiş olan bu sevimli evladımızı havaalanında derdest edip ters kelepçe vurarak tutuklama hakiminin karşısına çıkardılar.
Bütün diktatörlüklerde aynı şey olur: Halk desteği kaybedilince, halk artık illallah deyip yangından, tsunamiden kaçar gibi bunlardan kaçmaya başlayınca tepedekilerin acımasızlıkları, zalimlikleri artar.
Fakat enteresandır; onların bu acımasız, kanunsuz saldırganlıkları iktidarlarını korumaya yetmediği gibi tam tersi bir etki yapar, sonlarını daha da çabuklaştırır…
Bugün 4 Temmuz, arkadaşlar, bildiğimiz gibi…
Bu bize neyi hatırlatır hep?
ABD Emperyalist Çakal Devletinin 4 Temmuz 2003’te Irak Süleymaniye’de bir Binbaşı komutasındaki 11 askerimizi bulundukları binada esir alıp, başlarına çuval geçirip, ters kelepçe vurup, üstü açık bir askeri araca bindirip işkence karargâhlarına götürdüğünü ve orada 60 saat her türden eziyet edip aşağıladığını hatırlatır. Bu sebeple de öfkeden tir tir titretir bizi. Bu, işin bir boyutu. Ünlü özdeyişimizde de belirtildiği gibi kış kışlığını, puşt puştluğunu yapacak. Bunda şaşırtıcı bir şey yok.
Trajedinin ağır yönünü ise yerli hain Amerikan kuklalarının aldıkları tutum oluşturur. Zamanın Genelkurmay Başkanı Soğancı Hilmi’nin, “Bu Irak’taki yerel bir komutanın fevri bir davranışı” diye saldırının boyutunu küçültmeye çalışması, dönemin başbakanı Tayyip’in, gazetecilerin “Bu saldırı nedeniyle Amerika’ya nota verilmeyecek mi?” sorusuna “Ne notası, müzik notası mı?” diyerek hain içyüzünü ortaya sermesi ve devşiricisi, efendisi sahibinin saldırısından üzüntü değil de sevinç duyduğunu göstermesi… Ve daha trajedinin bu ağır yönü mide bulandırıcı alçaklıklarla sürüp gider, arkadaşlar.
İşte onu anlatalım dedik bugün de.
Yalnız şu noktayı da belirtmeden geçmeyelim:
4 Temmuz ABD’nin Bağımsızlık Günü’dür aynı zamanda. 4 Temmuz 2003 ise İslam Âleminde Cuma gününe denk gelir. ABD Emperyalist alçağı, böylece çok yönlü mesajlar veriyor yaptığı puştlukla ilgili olarak.
İnsan soyunun başdüşmanı bu ABD Emperyalist Haydut devletinden de onun içerideki işbirlikçi hain paçavralarından da hesap soracağız muhakkak...
Tayyipgiller iktidarı günlerdir Ankara’da her tür etkinliği, eylemi, toplantıyı, gösteriyi, protestoyu yasakladı; yapımcısı, efendisi, kuklacısı ABD Emperyalist Haydut Devletinin faşist, pedofil şefi Trump’ı ve onun Avrupa’daki NATO’cu tayfasını rahatsız ettirmemek için.
Tabiî yaptığı vurgun, soygun, talan ve yağma sonucu trilyonlarca dolarlık kamu malını iç edip önemli bölümünü yurtdışındaki zulalarına istiflediler. Bir bölümünü de yurtiçinde saklıyorlar. Böylece Halkımızın kanını kuruttular, nefes borusunu tıkadılar. Bir anlamda ölüme terk ettiler Halkımızı.
Öyle olunca, artık sokağa çıkamaz, insan yüzüne bakamaz oldular memlekette. Tek dayanakları, sahipleri, kuklacıları ABD ve AB Emperyalist Devletleriyle onların canavarlaşmış, insanlık düşmanı, NATO’cu şefleri kaldı. Ona sığınıyorlar şimdi. “Bizi iktidarda tut” diye yalvar yakar oluyorlar.
Bir de Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi’nin İmralı’daki bebek katili Öcalan’ının, onun DEM’inin kucağına atladılar içeride.
Bunlar sayesinde Kaçak ve de Haram Saray’daki saltanatlarını ömür boyu sürdürüp sonrasında da yerine Bilal Oğlan’ı geçirmek istiyor Tayyip. Hesap ve şartlar onun için böyle olunca, Ankara’da Halkımıza zulmetmekten de hiç çekinmiyor.
Fakat yanlış hesap yapıyor. O ağababaları asla kurtaramayacak Tayyipgiller’i. Saltanatları çökecek, bağımsız ve tarafsız yargının karşısında hesaba çekilecekler. İşledikleri binbir suçun bir eksiksiz hesabını verecekler…
Bugün Ankara'da, Birinci Meclis önünde düzenlediğimiz ABD-AB Emperyalist Haydutlarını ve katil NATO'yu protesto eylemimizde gözaltına alınan, aralarında Genel Başkan Yardımcılarımız, Genel Sekreter Yardımcılarımız ve Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimizin de bulunduğu Yoldaşlarımız an itibarıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğünde tutulmaktadır.
Partili Yoldaşlarımız ve AKP faşizmi tarafından türlü bahanelerle gözaltına alınan tüm devrimci, antiemperyalist, demokrat insanlarımız derhal serbest bırakılsın!
Gün gelecek, devran dönecek, ABD kuklası AKP Halka hesap verecek!