türk modernleşmesi, kadının eteğini kısaltıp dekoltesini büyütmekten öteye geçemiyor. bir hayat tasavvuru geliştiremiyor. "bağnazlar" neyi yaparsa tersi üzerinden kuruyor hayatı. onlara inat çıplaklık, onlara inat alkol. bu anlayış da tersinden bir bağnazlık doğuruyor sadece.
📍Adamların sofrasında karidesi, balığı ve kuzusu eksilmedi senin memleketinde bir siyasetçinin g*tünde beş yüz koruma aracı gezsin diye okulların kenefine sabun konmuyor, millet çöpten yiyecek topluyor. Yunan'a iflas etti diye diye iflasın dibini sıyıran biz olduk. Bırak ezberi!
Türk milleti, Arapların ve Farsların kendisini kullandığını anladığında; Şiiliğin Fars milliyetçiliğinin, Sünniliğin ise Arap milliyetçiliğinin bir aracı olarak görüldüğünü fark ettiğinde, iş işten çoktan geçmiş olacak.
Farslardan daha fazla Şii, Araplardan daha fazla Sünni olan zavallı Türk milletim.
Dem Parti denen PKK’nın siyasi kanadının Mersin’de yaptığı mitinge bakar mısınız?
Hepsine terörist mi diyeceğiz deniliyordu ya evet hepsine terörist diyeceğiz!
Erdoğan'ın ahlaklı nesli;
1-Torbacı ile aşk yaşayan AKP'li hakim
2-Karısına fakir kartı çıkaran AKP'li milletvekili
3-Kendi bakanlığını dolandıran AKP'li bakan
4-Yönettiği şehri Parsel Parsel satan AKP'li Belediye Başkanı
5-Terörist başı Öcalan'a ünvan vermeye çalışan AKP'li RTE.
Erdoğan baktı ki geri zekalı ve korkak hademesi Kemal Kılıçdaroğlu görevini başaramıyor, kendisi konuya girerek CHP hakkındaki fikirlerini ve değerlendirmelerini söylemeye başladı.
"Hain Kemal"i iyi niyetle destekleyen kaldıysa bir an önce uyanmalı.
Memlekette işsizliğin geldiği boyut inanılmaz. Gizlemek için işten çıkıp altı ay iş bulamayanı istatistikten çıkarıyorlar. Adamın yaptığına bakın. Bindiler Abd'nin trenine, bakalım nerede indirecek Abd sizi. Demokrasi tramvayı diyordunuz ya, Abd'ninki tren. Atarlar aşağı.
İngiltere Kraliçesi Victoria Sultan Abdülmecit’e İstanbul’da bir Anglikan Kilisesi yaptırmak isteğini iletti.
Abdülmecit bu isteği kabul etti, İngilizlere Tünel ile Tophane arasında yer verdi.
Kilise yapımı 10 yıl sürdü.
22 Ekim 1868’de kilise ibadete açılacaktı.
Sultan Abdülmecit ölmüş, yerine Sultan Abdülaziz geçmişti.
Kraliçe Victoria, kilisenin açılışı anısına Abdülaziz’e son model bir otomobil armağan etti.
Osmanlı sarayından bir kişiye de otomobili sürmesi öğretildi.
Bu İstanbul’un gördüğü ilk otomobildi.
Fakat çok önemli bir sorun vardı: Halk otomobili görünce şeytan görmüş gibi tabanları yağlayıp kaçıyordu; kaçanların en önünde de medrese hocaları ve öğrencileri vardı.
. “Zatü’l-Hareke” (Kendi kendine hareket eden zat) denilen bu aracın “şeytan işi olduğu kulaktan kulağa bütün İstanbul’a yayıldı.
“Zatül Hareke”nin şeytanlığından huzursuz olan Sultan Abdülaziz, Şeyhülislam Hacı Mehmet Refik Efendi’den fetva istedi.
Ancak Şeyhülislam haftalarca uykusuz kaldı, ayetlerde, hadislerde konuyla ilgili bir yorum aradı, bulamadı…
En sonunda “Bu otomobilin şeytan işi olduğu” fetvasını verdi ve Haliç’ten denize atıldı.
Bu fetvadan sonra İstanbul’a 40 yıl otomobil giremedi.
Bazı zenginler özellikle Yahudiler el altından otomobil getirdiler ama “Bilim ve fenne önem veren Sultan” olarak yeni nesillere anlatılan Abdülhamit “Yollar bozulur, kazalar olur” korkusu ile bu otomobillerin kullanılmasına yasak getirdi.
Acaba Abdülhamit, Şeyhülislam Hacı Mehmet Refik Efendi’nin “şeytan işi” fetvasından mı korkmuştu?..
Arabanızın direksiyonuna geçtiğinizde “Osmanlı’yı kim yıktı?” sorusu aklınıza gelirse bu verdiğim bilgileri anımsayınız.
Osmanlı’yı Batı yıkmadı, İttihatçılar yıkmadı, Yahudi bankerler yıkmadı işte bu “Akla kapalı, bilime kapalı, medreselerinde fen bilimleri olmayan yobaz zihniyet" yıktı..
Sanıyorsunuz ki AKP’nin bugünlere gelmesinde Erdoğan’a en büyük katkıyı Gül, Arınç, Davutoğlu ya da Binali Yıldırım sağladı. Oysa hepsini toplasanız, Erdoğan’a yaptığı hizmet bakımından Yılmaz Özdil’in yanında çırak bile olamazlar.