Çıkarın artık şu “Gazetecilik Yasaklanmıştır”kararnamesini!
Mış gibi yapmayın!
Eline ulaşan belgeyi inceleyen,iddiaları muhataplarına soran, yani işini yapan gazeteci şafak baskınıyla gözaltına alınıyor.
Haberin peşine düşenin peşine düşülen bir düzen.
Kurdun, kuzuyu yemeye niyetinden başka bir şey değil yaşadığımız…
Ahhh! Bugün de içimiz yandı yine…
Emine Anne, evladına hasret yaşayan anne,
bu toprakların yüreği en acılılarından, en vakurlarından.
Hasan’ına sonunda kavuştun ama hepimizi öksüz bıraktın gidişinle…
Başımız sağ olsun.
One may or may not agree with such assessments or parts of such analyses, but what’s different and refreshing about it, is the fact that it’s earnest, realistic, grounded, rooted, representative & balanced… all to the extent possible. We need more of this and less propaganda.
Tired of trolls, provocateurs, shit disturbers, spin masters, influencers, lobbyists, paid agents & fakes!
An Iranian man left this comment on my YouTube channel. It's the single best explanation I've ever heard on the future of #Iran 👇
As an Iranian, I can tell you the situation is no longer just political—it's existential. We are trapped between two collapsing structures: one internal, one external. On one hand, we face a deeply dysfunctional government, led by the Supreme Leader and the Islamic Republic’s unelected institutions.
Decades of economic mismanagement, suppression of dissent, and brutal ideological control have alienated multiple generations. No one believes in reform anymore—because every attempt has either been co-opted or crushed.
But here's the paradox: We are also terrified of regime collapse—because we've watched the aftermath of Western intervention in countries like Iraq, Libya, Syria, and Afghanistan.
Each was promised freedom; each descended into chaos, civil war, or foreign occupation. So no, we don't trust the U.S. or Israel. Not because we support our regime—but because we know how imperial powers treat ‘liberated’ nations in the Middle East.
Freedom, in their language, often means vacuum, fire, and permanent instability. Right now, many Iranians live with three truths at once: The Islamic Republic is morally and politically bankrupt. The alternatives offered by foreign actors are not liberation—they’re collapse. A bad government is survivable. No government is not. We are not silent because we agree.
We are cautious because we’ve learned—too well—what happens when superpowers decide to "help." In a sentence: Iran is a nation held hostage by its own regime, but haunted by the fate of its neighbors. We are stuck in a house we hate, surrounded by fires we fear more.
Gezi'de düşene dövüşene, Taksim'de gözaltına alınanlara, tüm meydanlarda özgürlüğün türküsünü söyleyenlere, 19 Mart'tan beri barikatları yıkan gençlere, varoluşları "sakıncalı" görülenlere🌈 ve
Elleriyle dünyayı kaldıran işçi sınıfına Ankara'dan Tandoğan'dan biz de bir selam gönderdik✌🏽
Yaşasın 1 Mayıs
Biji Yek Gulan
Sen ruhunu kibre teslim et, biz milletin kalbinde olacağız.
Sen insanlara “telef oldunuz” diyecek kadar kontrolünü kaybet, biz Anadolu irfanından, bu toprakların vicdanından, ahlakından beslenmeye devam edeceğiz.
Biz Hz. Mevlana'nın diyarı Konya’dan, bu kibre ve zorbalığa karşı sevgi diliyle haykıracağız.
Hoşgörü, bereket, barış, ahlak ve adalet diyeceğiz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılacağı buluşmanızda ben de yanı başınızda, Konyalı hemşehrilerimin ve çevre illerden gelen kardeşlerimin yanında olacağım.
Belki de enkazda yerini bildirebilecek, ihtiyaçlarını söyleyebilecek, hayatta kalabilecek binlerce insanın bant daraltarak haber vermesini engellediniz siz @akaraismailoglu Unutmayacağız bunu.
Tekrar merhaba,
Maalesef İlker Canikligil tutuklandı.
Morali yerinde, bir noktada bu yanlışlığın farkına varılacağından bizim kadar emin. Süreçte bize ulaşan seyircilerin, takipçilerin, arkadaşlarımızın ve ailelerimizin iyi dileklerini, desteklerini ilettik, hepinize teşekkür ediyor. İyi niyetle ve berrak zihinle adli süreci takip edeceğiz.
FluTV yayınlarına devam edecek.
Gelişmeler oldukça haberleşmek üzere.
Sevgiler.
Onlarca yılın bir haftanın içine sığdığı şu günlerinin arşivine, Deniz Yavuzyılmaz’ın gençlerin yanında verdiği mücadele not olarak düşsün.
@yavuzyilmazd 👏🏻
Gezi'de nasıl omuz omuza direndiysek, bugün de öyle direniyoruz.
Ekrem Başkan bugün misafirliğimize geldi, ona çok iyi bakacağız hiç merak etmeyin.
Beraber çıkacağız, beraber mücadele edeceğiz; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!
Hergün sokağa çıkmak, yürümek, biber gazı yemek bir yerden sonra insanları sıkacaktır.
Şu anda sırf tomanın sıktığı su ile ıslanmak ve eğlenmek için sokağa çıkan gençler var. Sayıları da hiç az değil. Bu enerji dolu kitlenin büyük bir kısmı da örgütsüz. Önemli olan bu insanları örgütlü mücadeleye katmak, emek ve sınıf mücadelesi eksenli bir toplumsal muhalefet inşaa etmek, yeni mücadele yöntemleri geliştirmektir. Diğer türlü hevesini alan bir süre sonra evine dönecektir.
Bak bak nasıl nefretle vuruyor düşmana saldırır gibi. Senin hakkını da savunmaya gelmiş o çocuklar ulan bu neyin nefreti. Nasıl ikna oluyorsun sen bu gaddarlığa, hepimizin hakları için ses çıkaran gencecik çocuklara eziyet etmeye nasıl ikna oluyorsun utanmaz herif
Seçme ve seçilme hakkı elinden alınan yüzbinlerce insanın sokağa çıkmasını, tepkisini haber yapmak, görüntülemek halka duyurmak gazetecinin görevidir. Gazetecilerin işini yapması suç değildir. Halkı gerçeklerden gizleyenler, yalan haber yapanlar, gazetecilik mesleğine ihanet edenlerdir. Gazeteci arkadaşlarımızı serbest bırakın.
Ekrem İmamoğlu'nun polis ifadesini okudum. Sorular büyük bir saçmalığı, soruşturmanın bomboş olduğunu çok net ortaya koyuyor. Soruların büyük çoğunluğu gizli tanık anlatımları ve ismi bile verilmeyen tanık anlatımlarına dayanıyor. Gizli tanıkların 'duydum', 'böyle konuşuluyor' gibi ifadeleriyle İmamoğlu suçlanıyor. İsmi verilmeyen tanıklar ise İBB'nin AKP döneminde billboard ve reklam ihalesi alan şirketlerin sahipleri. "Bize ihale vermedi' diye İmamoğlu'nu suçluyorlar. İmamoğlu'na danışmanı, belediye yöneticileri ile aynı baz istasyonundan telefonunun sinyal vermesi suç gibi soruluyor. Belediye yöneticileri ile telefonla görüşmesi de suçmuş gibi sorulmuş. İmamoğlu İnşaata bir binanın satış olayıyla ilgili ise şemalar, para trafik tabloları konulmuş. Zaten Murat Ağırel bu iddia ile ilgili gerçekleri yazdı. Ayrıca İmamoğlu, belediye başkanı olduktan sonra şirketin yönetimini tamamen bıraktığını da söylüyor. Savcılığa bir gizli tanık tarafından sunulan ses kaydıda İmamoğlu'na sorulmuş. Ses kaydında İmamoğlu yok, onun hakkında bir iddia da yok.
Açıkçası İstanbul Belediye Başkanı'nı gözaltına alanların en azından bu büyük hamlenin altını dolduracak bir hazırlık yaptığını düşünmüştüm. Ama bomboş iddialar.
Gençler, Doğu Perinçek, Vatan Partisi ve Aydınlık hareketi 50 yıldır derin devlet emrinde çalışan, ülkenin en karanlık örgütüdür. MHP ve Gülenciler ile birlikte karşı-devrimin daimi aparatıdır. Şimdi de AKP tarafından kullanılmaktadır.
Bu karanlık odaklara karşı dikkatli olun.