14 gündür madenci muhatap alınmıyor, güneşin altında bekletiliyor!
Mücadelemizin 14. gününde yine Enerji Bakanlığı önündeyiz. Tüm dostlarımızı ziyaret ve dayanışmaya bekliyoruz.
#MadenciMutlakaKazanacak
Başaran Aksu:
"Arkadaşlar buraya bir tane vekil geldi mi?"
Maden işçileri:
"Hayır, gelmiyorlar."
Başaran Aksu:
"Arkadaşlar, gözaltından korkuyor musunuz?"
Maden işçileri:
"Hayır, korkmuyoruz."
Önce halk görüntü paylaşamasın diye yaylaya jammer getirdiler şimdi de yaylayı yağmalamak isteyenlere karşı mücadele eden halka trafik cezası gönderiyorlar. Her şey bu kadar açık. Direnişi büyütüyorlar. Haklılığın getirdiği o meşru direnme hakkı kök salıyor.
MADRA’DA İLİÇ KORKUSU – TÜMAD'DAKİ BÜYÜK ÇATLAK NE ANLAMA GELİYOR?
Önce 2021 yılı Ocak ve Aralık aylarında olmak üzere iki kez Ayvalık Karaayıt Köyü’nde faaliyet gösteren BİLFER MADENCİLİK'E ait demir madeninin pasa ve atık depolama alanı, yoğun yağışlar nedeniyle çöktü. Bu çökmeler sonucunda zehirli maden atıklarının ve ağır metallerin bölgedeki derelere ve Madra Barajı'na karıştığını düşünüyoruz.
Sonra, 13 Şubat 2024'te Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni'nde meydana gelen faciada, siyanürlü yığın liç sahasında yaşanan devasa toprak kayması sonucu 9 işçi göçük altında kalarak hayatını kaybetti. Bu durum geniş bir ekolojik yıkıma yol açtı.
Yaşanan bu iki cinayet de kayıtlara “Kaza” olarak geçti. Oysa her iki pasa dağı çöküntüsü de bağıra bağıra geldi. Ekoloji örgütleri aylar öncesinde kamuoyunu ve yetkilileri uyardı. Kimse bir şey yapmadı.
İliç’de dokuz can tonlarca zehirli taşın toprağın altında yitip gitti. Bu, yaşanan felaketin ilk elden elimizden aldıklarıydı. Suya, toprağa, havaya karışan zehirden daha kaç kişi etkilendi, kaç kişi hayattan koparıldı bilmek mümkün değil. Çünkü o dolaylı ölümlerin adı Çöpler ya da Bilfer olmayacak. Kanser denecek, çoklu organ yetmezliği falan denecek, ama kimse bu dolaylı ölümleri maden şirketleriyle ilişkilendirmeyecek.
Bugün uykularımızı kaçıran hemen yanıbaşımızda başka bir tehlike var. TÜMAD İVRİNDİ ( aslında bütün Madra) Altın Madeni kapasite artışıyla gözlerimiz Gömeç Hacı Hüseyinler yaylasına çevrildi. Madenin yığın liçleri, yaylanın tam tepesinde yükseliyor. Öyle böyle değil, yayladan bakınca karşınızda sur duvarları gibi yükselen, üstelik hızla yükselen zehirli pasa dağlarını görüyorsunuz. İki hafta önce yayladaydık. Yaylada yaşayan köylülerin konu hakkında ne düşündüğünü öğrenmek istemiştik. Tam dönüş yolundayken bizi iki köylü arkadaş durdurdu. “ Öyle uzaktan bakmaynan olmaz” dediler. Ve bize yığın liçinin hemen altındaki yamaçta yeni oluşmuş bir çatlaktan söz etti. Dönüşü erteledik. Ve bahsedilen çatlağı görüntüledik. Görüntüleri jeofizik yüksek mühendisi dostumuz Erhan İçöz’e gönderdik. Yerinde incelenmesi gerektiğini, yoğun yağışlar ya da büyük bir depremde heyelan riski taşıyabileceğini söyledi.
Bu uyarı üzerine hem açtığımız iptal davasında mahkemeye, hem İl Afet Müdürlüğü’ne ve hem de Balıkesir İl Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’e konu hakkında bilgi verip incelemelerini talep ettik. Şimdi de konuyu sizlerle paylaşıyoruz. Hem olası bir felaketin önlenmesi için, hem de buradan tarihe not düşmek için diyoruz ki MADRA İLİÇ OLMASIN! Hacı Hüseyinler yaylası ve Madra Dağı zehirde boğulmasın. Bu katliam durdurulsun.
TÜMAD MADRA EYLEM KOORDİNASYONU
🎙️BASIN TOPLANTISI
ORDU VALİSİ HALKA DEĞİL, MADEN ŞİRKETLERİNE HİZMET EDİYOR!
Perşembe Yaylası, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi için aday yerlerden biri.
Bilirkişi raporuna karşın madenci talancılar, yaylayı delik deşik etmeye başladı.
Ordu Valisi canla başla madenci şirketin yanında, halka karşı bir mücadele içinde.
Vali, kolluğu da şirketin özel güvenlik örgütü gibi çalıştırıyor.
Ordu ve Giresun Valileri @TC_icisleri Bakanlığı tarafından derhal görevden alınmalıdır. @mustafaciftcitr
https://t.co/VETrCxdAb2
Yazıklar olsun!
Perşembe Yaylası’nın yolunu askerlerle kapatmışlar!
Yaylasına çıkmak isteyen yöre halkını engelliyorlar.
Bu askerler şirketlerin özel güvenlik görevlileri mi?
Yüz yıllardır bu topraklarda yaşayan insanlara kendi yaylasına yürümeyi mi yasaklıyorsunuz? @TCOrduValiligi, @TC_icisleri Bakanı @mustafaciftcitr, @TCEnerji Bakanı @aBayraktar1, @csbgovtr Bakanı @murat_kurum, @TCTarim Bakanı @ibrahimyumakli
Hangi hakla?
Hangi kanuna dayanarak?
Bu halka eziyet etmeyin ve ettirmeyin artık!
#PerşembeYaylası
Efes’teki “AVM” inşaatı, bilirkişi keşfi sonrası hızlandı: Geri dönüşü olmayan yıkım!
Davacıların “AVM” olarak adlandırdığı Efes Karşılama Merkezi Projesi’nde kriz büyüyor. EGEÇEP, haziran ayında gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sonrası bölgede inşaat çalışmalarının “birdenbire” hızlandığını duyururken, “geri dönüşü olmayan bir yıkım” uyarısında bulunuyor.
Efes’teki “AVM” inşaatı, bilirkişi keşfi sonrası hızlandı: Geri dönüşü olmayan yıkım! https://t.co/fTz2cLYPT4
Salihli’de tarihi gün: Dev şirkete karşı köylüler kazandı!
Salihli Çevre Derneği Avukatı ve EGEÇEP Üyesi Yıldıray Çıvgın:
Toplumsal destek davayı omuzladı!
Salihli’de kendisini “devlet” olarak tanıtan şirketin aldığı ÇED olumlu kararı, köylülerin 4 yıldır sürdürdüğü mücadele sonucunda mahkeme tarafından iptal edildi. “Salihli için tarihi gün” diyen yaşam savunucuları, “Bugün, ‘dev şirketler asla yenilmez’ algısının ne kadar yanlış olduğunu tüm Türkiye’ye kanıtladık.” dedi.
NURCAN ETİK/YENİGÜN Manisa’nın Salihli ilçesinde bilirkişi raporlarına ve mahkeme kararlarına rağmen jeotermal enerji santrali (JES) projelerinde ısrar eden, köylülere kendilerini “devlet” olarak tanıtan, köylülerin topraklarını alabilmek için “baklava” gönderen Sanko Enerji’ye mahkemeden ret geldi. Şirketin 28 jeotermal kuyusu ve 2 JES projesine verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı, köylülerin ve Salihlililerin yürüttüğü mücadele sonucu mahkeme tarafından iptal edildi!Asayiş haberleri
Salihli’de tarihi gün: Dev şirkete karşı köylüler kazandı!
"Bugün Yılmaz, Çavlu ve tüm Salihli için tarihi bir gün yaşıyoruz” diyen Salihli Çevre Derneği Başkanı Erdem Durmaz, “Bu karar bize gösterdi ki, toprağına ve geleceğine inançla sahip çıkan örgütlü bir halkın karşısında hiçbir sermaye grubu duramaz” dedi. Mücadelenin yalnızca adliye koridorlarında kazanılmadığına dikkat çekerken toplumsal dayanışmaya vurgu yapan Dernek Avukatı Yıldıray Çıvgın ise “Bu iptal kararı, doğayı ve geleceğimizi talan etmek isteyen dev şirketlerin, halk kendi yaşam alanlarına sahip çıktığı müddetçe durdurulabileceğini en somut şekilde kanıtlamıştır” ifadelerini kullandı.
Salihli Çevre Derneği Başkanı Erdem Durmaz
“Örgütlü halkın karşısında hiçbir sermaye duramaz”
"Bugün Yılmaz, Çavlu ve tüm Salihli için tarihi bir gün yaşıyoruz” diyen Salihli Çevre Derneği Başkanı Erdem Durmaz, “Sanko A.Ş.’nin verimli topraklarımıza kurmak istediği 28 jeotermal kuyusu ve 2 JES projesine karşı yürüttüğümüz mücadele, mahkemenin iptal kararıyla büyük bir zaferle sonuçlandı” dedi. Durmaz, “Biz yola çıktığımızda 'bu dev şirketleri asla yenemezsiniz, boşuna uğraşmayın' diyenlerin yarattığı o yılgınlık ve çaresizlik algısının ne kadar yanlış olduğunu bugün tüm Türkiye’ye kanıtladık” ifadelerini kullandı. “Bu karar bize gösterdi ki, toprağına ve geleceğine inançla sahip çıkan örgütlü bir halkın karşısında hiçbir sermaye grubu duramaz” diye vurgulayan Durmaz, “Yeter ki inanmaktan ve haklı mücadelemizi sürdürmekten vazgeçmeyelim" çağrısında bulundu.
Dernek Avukatı ve EGEÇEP Üyesi Yıldıray Çıvgın
Toplumsal destek davayı omuzladı!
Hukuki açıdan yürüttükleri zorlu sürecin, yargının haklılıklarını tescil etmesiyle büyük bir kazanımla sonuçlandığını ifade eden Dernek Avukatı ve EGEÇEP Üyesi Yıldıray Çıvgın, “Ancak bu sadece adliye koridorlarında kazanılmış bir zafer değildir. Halkımız kendi yaşam alanlarına, zeytinine ve suyuna kararlılıkla sahip çıkmasaydı, toplumsal destekle bu davayı omuzlamasaydı bugün bu hukuki neticeyi almamız kesinlikle mümkün olamazdı” diye vurguladı. Çıvgın, “Bu iptal kararı, doğayı ve geleceğimizi talan etmek isteyen dev şirketlerin, halk kendi yaşam alanlarına sahip çıktığı müddetçe durdurulabileceğini en somut şekilde kanıtlamıştır” açıklamalarında bulundu.
Salihli’de tarihi gün: Dev şirkete karşı köylüler kazandı! https://t.co/Qo2R9zHBHk
Beyoğlu Belediye Başkanımız @inanguney tahliye edildi.
Bugün sormamız gereken soru çok açık:
On ay sonra tahliyeye karar veren mahkeme, on ay önce tutuklamayı hangi zorunlulukla vermişti? Deliller mi değişti, dosya mı değişti, yoksa sadece zaman mı tüketildi?
Bir insanın özgürlüğü, bir kentin iradesi, bir ailenin hayatı böyle askıya alınamaz.
Beyoğlu halkı 31 Mart’ta sandığa gitti ve kararını verdi. Sonra bu irade, bir tutuklama kararının gölgesinde beklemeye alındı. Şimdi yapılması gereken bellidir: İnan Güney derhal görevine iade edilmelidir.
Sabahın erken saatinde evinden alınan bir babanın kızlarına bıraktığı o görüntü geri gelmeyecek. Beyoğlu’nun kaybedilen ayları geri gelmeyecek. Sandığın üzerine düşürülen gölge kendiliğinden kalkmayacak.
Ve Silivri hâlâ orada.
Ekrem İmamoğlu içeride. Seçilmiş belediye başkanları, belediye çalışanları, adı haberlerde bile geçmeyen insanlar içeride. Her biri için aynı soruyu sormaya devam edeceğiz: Hangi somut gerekçeyle, hangi zorunlulukla, hangi adalet duygusuyla?
İnan Güney’e hoş geldin diyoruz.
Şimdi sıra makamına dönmesinde.
Sonra içeride tutulan herkesin özgürlüğünde.
Çünkü biri çıkınca bitmiyor.
Hepsi çıkana kadar bitmeyecek.
Bugün Esra Işık’ın karar duruşmasındaydık.
Havasını, suyunu, toprağını, ormanını korumak isteyen Esra’ya verilen ceza, ona bu cezayı verenlerin ayıbıdır.
Esra Işık bugün ve gelecekte yaşamı savunan, doğasını koruyan, talana karşı çıkan biri olarak anılacaktır. Ona bu hukuksuz cezayı verenlerse doğal talanının suçluları olarak hafızlarda kalacaktır.
Aliağa-İZDEMİR Termik Santrali hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı ve daha önceki “ÇED Olumlu” kararını iptal eden idare mahkemesi kararları yok sayılarak, 2009/7 sayılı Genelge’ye dayanılarak 06.03.2025 tarihinde yeniden “ÇED Olumlu” kararına karşı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
İzmir 5. İdare Mahkemesinde
açılan davanın bugün görülen duruşmasına ; EGEÇEP avukatları, Foça tarih ve doğa talanına karşı platform ,çevre ,ekoloji ve yaşam hakkı savunucuları katıldı.
Duruşma sonrası Avukat Arif Ali Cangı açıklamalarda bulundu :
Bir şirket istedi diye köyümüzden vazgeçmedik. Toprağımızı savunduk diye Esra'mız yargılanıyor. Asıl suçlu başka!
Suç, bir şirket kazansın diye insanların yaşamını elinden almaktır.
Esra'mızı da birbirimizi de yalnız bırakmayacağız. Adalet için karar duruşmasında buluşuyoruz!
Sömürge madenciliği yıkıma devam ediyor. 82 yaşındaki Bekir Amca ve ailesinin yaşadıkları. Korkunç bir talan ve yıkım var. Her defasında bunlara maruz kalmak berbat ediyor beni. Kulak verin.
Ülkemiz için büyük bir değersiniz hocam. Kadın ve yaşlı yoksulluğu konusunda sizden çok şey öğrendim. Yanınızdayım, izinizdeyim. Sizi çok seviyoruz hocam. #EmelMemiş
Emel Memiş ve haksız bir biçimde gözaltına alınan herkesi serbest bırakın
🔸Öğretmenler tam 10 gündür direniyorlar!
Polisin saldırılarına, gözaltılara rağmen taban maaş hakkı ve atama hakkı için direniyor öğretmenler. Ankara’dan mücadele dersini veriyor.
Onların mücadelesini sahiplenmek, geleceğe sahip çıkmaktır. Öğretmenlerin talepleri karşılansın!
TOPRAĞIMIZI SAVUNMAK ONURUMUZU SAVUNMAKTIR!
Ülkemizin dört bir yanında şirketlerin gaspına karşı onurunu savunan insanlarımıza selam olsun. Esra'mızın duruşması 6 Temmuz'a ertelendi. Yine hep beraber buluşacağız.
Direnerek, dayanışmayla kazanacağız!
EGEÇEP VE Hak Savunucusu bir gurup arkadaş ,Esra Işık 'ın Milas 3. Asliye Ceza mahkemesinde görülecek dava duruşmasına katılmakmüzere yoldayız.
Esra Işık'ın avukatı ve ekoloji aktivisti Arif Ali Cangı yolda sürece dair açıklamalar yaptı :
#MadeniKapatelEsrayaBeraat
TBMM Çevre Komisyonu Bilgilendirme Toplantısındayız
@csbgovtr Bakanlığı süreci katılımcılıktan uzak bir şekilde yürütüyor.
Bilgilendirmeler zamanında yapılmıyor.
COP31 sürecinin yürütülmesinde şeffaflık söz konusu değil.
Bakanlık sorularımıza yanıt vermelidir.
https://t.co/OEmtPaYMpX