Kurucu üyeler olarak, Kızıl Parti’de demokratik merkeziyetçilik ilkesi çerçevesinde Leninist bir örgüt inşa etmekte başarısız olduğumuzun özeleştirisini yaparak geri dönüşü olmayan bir yola girildiğinin bilinciyle Kızıl Parti’den istifa ettiğimizi devrimci kamuoyuna duyuruyoruz
Gezi Direnişi 13. yılında!
Eşitliğin ve özgür bir toplumun tohumlarının yeşerdiği, yeni bir ülkeyi kurma iradesinin tüm ülkeyi sardığı en güzel isyanımızı, Gezi Direnişi'ni hâlâ umutla ve heyecanla hatırlıyoruz.
13 yıldır iktidarın saldırılarına karşı bir adım geri atmadık. Şimdi muhalefeti tümüyle ezmeye yönelen faşist politikalarına karşı da kararlılıkla mücadele ediyoruz. İktidarın bitmeyen korkusunu, isyanı ve direnişi her geçen gün büyütüyoruz.
Gezi'de yitirdiğimiz arkadaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Onlara söz veriyoruz, Gezi'nin ülkesini kuracağız!
Karanlık gider, Gezi kalır!
#Gezi13Yaşında
CHP Genel Merkezi’nin boşaltılması, AKP yargısının desteklediği Kılıçdaroğlu için temizlenmesi… öyle hukuk yoluyla, Özgür Özel’in “ofisimi terketmiyorum” tavrıyla elbette engellenebilir değildi. On binlerce insanla günlerce sürmeyi göze alan bir halk direnişi gerçek bir engel olabilirdi. Ancak CHP o direnişin partisi olmadığını bir kez daha gösterdi. Kendisinden beklentisi olanları hayal kırıklığına uğrattı. “Devletin kurucu partisi” dedi, “polis kardeş” dedi, “halkımızı selametle evine uğurluyoruz” dedi ve nihayet binayı terk etti. Devrimci bir öncülük, sosyalist siyaset, gerçek halk hareketi yokken bunların olacağını öngörmek de zor değildi.
Şimdi CHP’de ikili iktidar dönemi, Kılıçdaroğlu’nun muhtemel tasfiye girişimleri, küskün seçmen, sağ partilere kaptırılan oy sayıları konuşulacak. CHP seçime kadar beli doğrultulamaz hale getirilmek istenecek.
CHP’ye yapılan, o partinin daha devrimci bir siyaset veya öncülükle değil de, faşist iktidar eliyle yenilgiye itilmesi hepimize, tüm muhalefete zarar verecek. AKP faşizmi kurumsallaşmaya bu yenilgi atmosferinde devam etmeye çalışacak. Bunu engellemenin yegane yolu da, üst perdeden karşı-devrim deyip, sonra CHP’nin tüm çerçevesini belirlediği mitinglerde sosyalist örgütlerimizin bayrak sallaması değil, birleşik, bağımsız bir devrimci siyaseti, platformu ve gerçek bir halk direnişini örgütlemek.
Görüntüleri izliyoruz, öfkeliyiz, üzülüyoruz da yaşananlara. Ama CHP direnmedi diye kahrolacak, teslim alınacak, susacak değiliz. Devrimciyiz, gerçek direnişin öncüsüyüz… ısrarla bağımsız, devrimci, sosyalist mücadeleyi AKP’ye de CHP’ye de bir alternatif olarak büyüteceğiz.
DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİ KAZANDI!
13 Nisan'da Bağımsız Maden İş ( @bagimsizmadenis ) öncülüğünde Eskişehir'den Ankara'ya yürüyerek aylardır alamadıkları maaşlarını talep eden, şiddetli polis saldırısıyla karşı karşıya kalan maden işçileri, iktidara da maden patronuna da diz çöktürdü.
Doruk Madencilik işçilerinin zaferi kutlu olsun!
Eşitliği ve özgürlüğü işçi sınıfının mücadelesiyle kazanacağız!
Bu tablo, sadece cebimizde kalan son kuruşu nasıl çalacağını planlayan iktidarın eseri değil, orada olup biteni sadece sosyal medyadan paylaşan, tüm bakan ve milletvekillerini oraya yığmayan muhalefetten görmezden gelen vatandaşa, sessiz kalan gazeteciden başını çeviren işçiye kadar bu utancın vebali hepimizin boynundadır!
Başaran Aksu şu an müthiş bir konuşma yapıyor: "Migros direnişi sırasında gözaltına alındığımda koğuşta bir adli suçluyla karşılaştım. Eski Migros çalışanıymış. 'Abi maaşım yetmiyordu, eşime rezil olmamak için bu saçma sapan işlere girdim' dedi. İnsanlar yoksulluktan bu yollara sapıyor. Türkiye'nin hali bu...
AVUKATLARIN GÖZALTINDAKİ ÖĞRENCİLERLE GÖRÜŞMESİ ENGELLENİYOR!
Dün Kadıköy’de yapılan eylemde, İlayda Zorlu’nun ölümünün aydınlatılmasını talep ettikleri için işkence yapılarak gözaltına alınan öğrencilerin, avukatlarıyla görüşmesi 24 saattir engelleniyor.
Aralarında iki Kızıl Parti üyesinin de bulunduğu öğrencilerin savunma hakkı ihlal ediliyor ve sağlık durumları hakkında bilgi alınamıyor.
Ciddi darp ve işkenceye maruz kaldığını bildiğimiz gençlerle avukatların görüşmesi derhal sağlanmalı ve gözaltı süreci sonlandırılmalıdır.
Tüm ilerici ve duyarlı kamuoyunu, gözaltında tutulan öğrencilere sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Savunma hakkının ihlal edilmesini kabul etmiyoruz!
Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın!
GÖZALTINA ALINIYORUZ!
Aralarında yoldaşlarımızın da bulunduğu onlarca kişi saatlerce polis ablukasına direndikten sonra Süreyya Operası önünde işkenceyle gözaltına alınıyor!
Aile-Devlet işbirliği ile katledilen arkadaşımız İlayda'nın hesabını soracağız!
Urfa'da ve Maraş'ta okullarda yaşanan saldırılara, şiddete alışmayacağız!
Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda şiddeti üreten iktidar politikalarına karşı basın açıklaması gerçekleştirdik.
Eş sözcümüz Gün Çağ Aydın, Bakırköy'de halka seslendi.
Çocukların güvende olduğu bir ülkeyi kazanacağız!
Çocuklar dahil toplumsal alanın tamamında şiddet üreten iktidar politikalarına karşı Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda bir araya geliyoruz.
Yusuf Tekin başta olmak üzere sorumlular istifa etsin!
Savaş, işgal ve sömürü politikalarına karşı NATO'nun önündeyiz!
Biz halklarla savaşmayacağız, patronlarla mücadele edeceğiz.
Ülkemizin bu kirli düzenin parçası yapılmasına izin vermeyeceğiz, emperyalist saldırganlığa geçit yok!
Gençliğin tükenmez enerjisini, işçi sınıfının kurtuluş mücadelesiyle birleştiren o sarsılmaz iradeyi selamlıyoruz!
19 Şubat 1972'de Arnavutköy'de yankılanan o direniş ruhu, bugün bizim mücadelemizde, bizim sloganlarımızda yaş��yor. Ulaş’ın bize bıraktığı miras; teoriyi eylemle, cesareti bilinçle harmanlamaktır. Dün olduğu gibi bugün de yürüdüğümüz yol bellidir.
Anısı mücadelemizde yaşıyor!
Yani Kısa Ve Öz...
Bebekleri Öldüren Bir Çete Yoktur..
Medya ve Sosyal Medya Dedikoduları
Bir Doktorun İntihar Etmesine Mal oldu...
Bunun hesabını kim verecek????
@adalet_bakanlik@yilmaztunc
“Güçten düşmüş olmamız kimseyi karamsarlığa sürüklemesin, inadımız inat, kararlılığımız tamdır. Kimse bunu küçümsemesin: Yeni bir devrimci hareket, bu direniş iradesinden doğacaktır.”
10 binlerce yurttaşımızı katleden, hayatta kalan yüz binlercesini ise sefil koşullarda yaşamaya terk eden AKP iktidarından hesap soracağız.
6 Şubat'ın hesabı sorulacak!
Devrimciler halkı asla yalnız bırakmayacak!
Unutmak yok!
Affetmek yok!
Helalleşmek yok!