DEDİK, YİNE DİYORUZ...
Teknik engeller kaldırılmalı, görev yerinde üç yılını tamamlayan öğretmenlere bu yıl eş durumu tayini hakkı tanınmalıdır.
Binlerce öğretmen üç yıldır eşinden ve ailesinden uzakta görev yapıyor.
Aile birliğinin korunması adına gerekli düzenlemeler yapılmalı, bu mağduriyet giderilmeli ve öğretmenlerin eş durumu tayininden yararlanabilmesi sağlanmalıdır.
Bu konuda olumsuz yorumlara ve asılsız söylemlere aldanmadan, haklı talebinizi her platformda lütfen dile getirmeye devam edin.
@sorogretmenim İl içi sıra tayinine giren norm fazlası resen atanıp dava açan öğretmen davayı kazanması halinde sırası iptal ediliyor. Buna çözüm bulunmalı
Okul saatlerinin ilk ve ortaokul için 5, lise içinse 6 saati geçmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu sürelerden fazlası, çocuklara ek bir fayda vermez ve depresyon, anksiyete bozukluğu ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu artırmaktan başka bir işe yaramaz.
Çocukları hasta etmeyin.
Çocuklara taşıyabileceklerinden fazla yük yüklenmemeli
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından 2025 Yılı Ağustos Ayı İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu ilan edilmiş ve bu duyuru kapsamında da norm fazlası olan öğretmenlerin resen atama işlemleri oluşturulan ilçe grupları içerisinde gerçekleşmişti.
Henüz gerekli Yönetmelik düzenlemelerinin yapılmaksızın ilan edilen bu kılavuz ve buna dayalı tesis edilen resen atama işlemlerinin tamamının hukuksuz olduğunu ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu konuda atama işlemlerini yapmaması konusunda uyarmamıza karşın, Bakanlık bunu duymamış, binlerce öğretmeni mağdur edecek atama işlemlerine devam etmiştir.
Bu süreç içerisinde sendikamızca üyelerimiz için bireysel olarak açılan davalarda da çok sayıda atama işlemleri mahkemelerce iptal edilmiştir.
Bu defa Danıştay nezdinde açmış olduğumuz 2025 Yılı Ağustos Ayı İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu hakkında, ilçe gruplarına atama yapılmasını öngören hükümlere ilişkin olarak yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.
Bu karara göre, 2025 Yılı Ağustos Ayı İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusuna göre ilçe grubu dikkate alınarak yapılmış tüm resen atama işlemlerinin hukuka aykırı gerçekleştiği açıkça tescil edilmiştir.
Resen atama mağduriyetine ilişkin süreçte Eğitim İş olarak yürüttüğümüz hukuki mücadelenin haklılığı da bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bu kararın MEB’e yol göstermesini umuyor, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Kararı görmek için tıklayınız:
https://t.co/4U3u1KS6Ut
@ulvisaran Norm fazlası denilen öğretmen ilçe mem de de olsa joker gibi her hafta başkanokullarda görevlendirmeyle çalışıyor. Norm fazlasını yok eymek isteniyorsa ilşi eğitime geçilir. Sorun kökten çözülür
YARGIDAN EMSAL KARARLAR: AİLE BİRLİĞİ MAZERETİ YOK SAYILAMAZ
Türk Eğitim-Sen olarak, öğretmenlerimizin yalnızca görev yerleriyle değil, aileleriyle birlikte bir bütün olduğunu vurguluyor; aile birliğini zedeleyen uygulamalara karşı hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kararlar, üyelerimizin haklarının korunması adına yürüttüğümüz mücadelenin haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.
https://t.co/AyJ8f9O6nF
NORM FAZLASI RE’SEN ATAMADA KONYA İDARE MAHKEMESİNDEN 16 İPTAL KARARI
Sendikamız üyelerinin, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle re’sen atanmaları üzerine açılan davalarda, Konya İdare Mahkemeleri 16 farklı kararla idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Kararların gerekçesinde;
“Bu itibarla, hukuka aykırılığı Danıştay kararıyla tespit edilerek yürütmesi durdurulan ilçe grubu düzenlemesine dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel atama işleminin, hukuki sebep unsurunun ortadan kalktığı kuşkusuzdur. Zira idari işlemlerin sebep unsuru, işlemin tesisine dayanak teşkil eden maddi ve hukuki nedenlerin yürürlükte ve geçerli olmasını gerektirmekte olup, işlemin dayanağını oluşturan düzenleyici işlemin hukuka aykırı bulunması ve yürütmesinin durdurulması halinde, bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin hukuki temelinin de çöktüğünün kabulü gerekir. İdare hukukunun yerleşik ilkeleri uyarınca, üst normatif düzenlemeye aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan ve uygulanması durdurulan bir düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bağlı bireysel işlemlerin hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceği açıktır.” denilmiştir.
https://t.co/etPVG1nSmg @Türk Eğitim Sen aracılığıyla
İLÇE GRUPLARI ÖMK’YA AYKIRI OLARAK KEYFÎ BELİRLENMİŞTİR
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin EK-2'sinde 81 ilin ilçe grupları oluşturulmuştur.
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Öğretmenlerin aynı eğitim kurumunda azami çalışma süresi” başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrasındaki;
“(2) Aynı eğitim kurumunda yer değiştirme yapılacak yılın 30 Eylül tarihi itibarıyla toplam 12 yıl görev yapan öğretmenlerin atamaları, yapılacak duyuru üzerine ders yılının sona erdiği tarihten itibaren en fazla iki ay içinde, coğrafi durum ve ulaşım şartları göz önünde bulundurularak valiliklerce belirlenen ilçe gruplarında olmak üzere alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına tercihleri doğrultusunda hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılır. Tercihlerine atanamayanlar ile tercih yapmayanların atamaları ise aynı eğitim kurumundaki görev süresi en fazla olandan başlamak üzere alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan ilçe gruplarındaki eğitim kurumlarına valiliklerce resen yapılır.”
hükümlerine göre coğrafi durum ve ulaşım şartları göz önünde bulundurularak valiliklerce belirlenen ilçe grupları yerine; coğrafi özellikler ve ulaşım imkânları, yani ilçeler arası uzaklık kriterleri baz alınmadan, norm kadro fazlalıklarını nasıl dağıtırım mantığıyla alandan uzak, alanın ve ilgili kurumların teklifleri dikkate alınmadan ilçe grupları uygulaması masa başında belirlenmiş ve hayatın olağan akışına aykırı olarak aceleyle yürürlüğe sokulmuştur.
Bu yönetmelikteki ana sorun da ilçe gruplarının;
18.10.2024 tarih ve 32696 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Öğretmenlik Mesleği Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesindeki
“MADDE 3- (1) Bu Kanunda geçen;
i) İlçe grubu: İllerde coğrafi özellikler ve ulaşım imkânları dikkate alınarak iki veya daha fazla ilçenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan grubu ifade eder.” şeklindeki,
Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Bölgeleri Yönergesinin “Eğitim bölgesi oluşturulması” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasındaki; “c) Ulaşım kolaylığı ve güvenliği, ç) Coğrafi bütünlük,” şeklindeki,
09 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesindeki
“Tanımlar MADDE 3- (1) Bu Yönetmelikte geçen;
l) İlçe grubu: Coğrafi özellikler ve ulaşım imkânları dikkate alınarak oluşturulan ve EK-2 İlçe Grupları Çizelgesinde yer alan ilçe gruplarını ifade eder.” şeklindeki,
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “İlçe grupları” başlıklı 41. maddesindeki;
“(1) İllerde; coğrafi özellikler, ulaşım imkânları ve eğitim hizmetlerinin etkin yürütülmesi dikkate alınarak iki veya daha fazla ilçenin bir araya getirilmesi suretiyle ilçe grupları oluşturulmuştur ve bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2 İlçe Grupları Çizelgesinde gösterilmiştir.” şeklindeki
ilçe grubu tanımındaki kriterlere aykırı biçimde bakanlıkça masa başında hazırlanmış olmasıdır.
Evi, ailesi, çocukları ve eşi bir ilçede, kendisi diğer ilçeye resen atanan öğretmenin ulaşım imkânları olmayan bir yere hayatın olağan akışında her gün gidiş geliş yaparak görev yapması nasıl beklenebilir?
Örneğin Samsun’da dört grup oluşturulmuştur.
Birinci grup: Asarcık, Atakum, Canik, İlkadım, Kavak, Ladik, Tekkeköy, 19 Mayıs.
Örneğin Ondokuzmayıs’tan Ladik’e direkt ulaşım imkânı yoktur. Ondokuzmayıs’tan Ladik’e gitmek isteyen bir öğretmen önce Atakum’a, sonra aktarma yaparak İlkadım’da bulunan otogara, ardından da Ladik’e gitmek için üç araç değiştirmek zorundadır.
Benzer bir durum Bursa’da da görülmektedir.
Mudanya’dan Orhangazi’ye gitmek isteyen bir öğretmen otobüs veya minibüs + metro + otobüs kullanmak zorunda kalmakta, yani en az üç araç değiştirmektedir.
Yine Nilüfer ilçesinden Orhangazi, Gürsu ve Kestel’e ulaşmak isteyen öğretmenlerin en az üç araç değiştirmesi gerekmektedir.
Nilüfer’den İnegöl’e ulaşım ise okulun bulunduğu yere göre üç, bazı durumlarda dört araç değiştirmeyi gerektirmektedir.
Bu örnekler dahi ilçe grupları belirlenirken coğrafi özellikler ve ulaşım imkânlarının dikkate alınmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bu tespitlerin belediye, otogar vb. kurumlar aracılığıyla her il için tek tek yapılarak; yukarıda yer verdiğimiz mevzuattaki coğrafi özellikler ve ulaşım imkânları kriterleri dikkate alınarak, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Mazeret durumuna bağlı yer değiştirmeler” başlıklı 29. maddesindeki;
“(5) Mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaz.” hükmü nedeniyle öğretmenlerimizin mağduriyet yaşamaması için mazeret atamalarından önce acilen Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin EK-2'sinde değişiklik yapılması gerekmektedir.