AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayınlanan genelgede, kamuoyunda “PKK’lılara AF” olarak bilinen yasanın müfredatta yer alacak olması hk. Genel Başkanımız Mustafa Hüsnü Bozkurt’un demeci Cumhuriyet gazetesinde. (Taylan Gülkanat haberi)
“Her ulus nasıl yurttaşlar istiyorsa ona göre eğitim programı hazırlar. Siz kalkıp da 13-14 yaşındaki çocukları böyle bir günlük siyaset tartışmasının içine nasıl çekersiniz? Bu, Osmanlı’nın Sevr’i okullara ders olarak koymasına benziyor ki Osmanlı bile yapmadı böyle bir şeyi. Bakanlığın işi çerçeve yasayı savunmak mı yoksa Türk çocuklarını dünya çocuklarıyla yarışabilecek şekilde donatmak mı?”
#BasındaADD #YenidenAtatürkCumhuriyeti #AtatürkteBirleşmeZamanı
467 vekil (milletinin vekili demiyorum) sözüm size
Madem bu bir af yasası değil, barış getirecek diyorsunuz, çok eminsiniz, o zaman bir madde daha ilave edelim.
Eğer bu yasa sonucu çıkan teröristler tarafından çeşitli suçlar işlenir, çatışma ortamı doğar ve güvenlik güçlerine görev verilecek olursa bu 467 vekilin kendisi ve evlatları da güvenlik sağlamak için görev alsın
Eğer ki birileri özerklik talep edecek olursa yine 467 vekil aileleri ile birlikte müebbet hapse mahkum olacağı hükme bağlansın
Biz her seferinde sizin yaptığınız yanlışların ve ihanetlerin bedelini ödemek zorunda mıyız?
Bu sefer öyle kolayca sıyrılıp koltuklarınızda kalacağınızı sanmayın
@cenginyurt52@eczozgurozel@yenipartiyiz İçeriden çıkartacaklarınızla yolunuza devam edersiniz dayanışma için bağışlarıda bir zahmet onlar versinler bizden bu kadar
Kürtler için Batıda yaşamak bir konfor alanıyken,
Türkler için Doğuda yaşamanın, görev yapmanın can tehlikesi var ise bu ülkede Kürt değil; Türk sorunu vardır.
Hem YENİ Parti’ye hem de Butlan CHP’sine tavsiyem şudur:
İlkeli ve tutarlı olmak adına, Atatürk fotoğrafını kullanmayın, Altı Ok’u yakanızdan çıkarın…
Çünkü, Atatürk’ün milliyetçilik anlayışını elinin tersiyle iten, ulus devlet yapısını aşındıracak adımlar atan bir siyasi anlayışın, Atatürk’le ve onun devrimleriyle barışık olması mümkün değil…
Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’a @sdedetas mı geldi sıra.
Hiç mi utanmanız, hiç mi insafınız yok.
Siz ne biçim insanlarsınız.
Bu kadar işini gücünü bilen başarılı bir bürokratken yıllardan beri kazanamadığınız Üsküdar’ı seçimle kazanan bu tertemiz kadın siyasetçimizi nasıl olup da kendi koltuğunuz için suçlarsınız.
Utanın, utanın yaptıklarınızdan hatta bu kadar kötü amaçlarla hareket eden varlığınızdan utanın.
Yeni Parti'ye oy verme ihtimali olmayan kişiler partinin adını ve logosunu kendine dert etmiş. Ulan size ne. Partiyi halk kurdurdu. İsim de logo da hiç önemli değil. Bu partinin bir tek hedefi var; İktidar!
Lüzumsuz tiplere laf yetiştirmeyi gerektirecek bir durum yok.
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
KAAN ARTIK YOK!
Vasiyeti üzerine mektubunu herkese
iletelim. Kaan, bu mektubu yazmış,
sadece annesine vermiş.
(Neden sadece annesine olduğunu okuduğunuzda anlayacaksınız.)
“Bu mektup adresine ulaşmalı”
dedim kendi kendime..
Buyurun siz de okuyun.
Sağlık bürokrasisindeki herkes okusun. Noktasına, virgülüne dokunmadan aktarıyorum..
"Ben bundan 6 sene önce lösemi hastalığına yakalandım. Ankara’da LÖSEV’in LÖSANTE Hastanesi’nde çok zor olan tedavim başladı, 2 sene sürdü. Tam “İyileştim” derken hastalığım tekrarladı.
Tekrar başa döndük ve 3 yıllık tedaviye başladık. Hiç yıkılmadım, “Ben bu hastalığı yeneceğim” diye anneme, kardeşlerime söz verdim. Ama lösemi canavarı beni 3’üncü kez pençesine alıp lösemi tekrarlayınca tam umudum kırılmak üzereyken LÖSEV’in doktorları yine imdadıma yetişti
ve “Artık sana kemik iliği nakli yapacağız ve yaşatacağız” dediler.
3’üncü defa uzunca bir kemoterapi aldım, yine saçlarım döküldü, ateşler içinde yandım ama sonunda Kemik İliği Nakli Servisi’ne geçmeyi başardım. LÖSEV LÖSANTE Hastanesi’nin Kemik İliği Nakli Servisi tıpkı bir uzay üssü. Her tarafı havadaki gözle görülmeyen en küçük tozları, mikropları süzen hepafiltrelerle kaplı.
Doktorlar, hemşireler içeri girerken özel solüsyonlarla yıkanıyorlar, çok özel kıyafetler giyiyorlar.
Annemden başka kimse içeri giremiyor, o da dışarı çıkamıyor.
Adeta fanusta yaşıyordum. Kapıların birisi kapanmadan diğeri açılmıyor. Anlayacağınız, sağlığımız için dünyanın en steril Kemik İliği Nakil Merkezi’ndeydim. Bir gün hematoloji uzmanı profesör doktor odamıza geldi ve “Artık radyoterapi (ışın tedavisi) alacaksın, sonra da sonra da kemik iliği naklini gerçekleştireceğiz. Ama radyoterapi için başka hastaneye gideceksin” dedi. Hemen,
- Bizim hastanemizde yok mu, dedim.
- Var, hem de dünyanın en iyi radyoterapi cihazları var ama kullanamıyoruz, dedi
- Neden, diye sordum.
- Çünkü Sağlık Bakanlığı ruhsat vermiyor, yani çalıştırmamız yasak.
- Neden, kötü bir şey mi yaptınız?
- Hayır, her şey yönetmeliklere uygun. Hatta Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (TAEK) ruhsat da alındı ama kullanamıyoruz
Bağışıklık sistemim çökmüşken ve bu servisten dışarı adım atmamam gerekirken hem sabah hem de akşam (günde 2 defa) başka bir hastanede radyoterapi almak için dışarı çıktım ve ışın aldım.
Düşünebiliyor musunuz, hem milletin tuğla bağışlarıyla satın alınmış dünyanın en mükemmel
5 milyon dolarlık aleti LÖSANTE Hastanesi’nde çürüyor hem de ben aynı hastanede 2 kat aşağıdaki bu özel merkezde ışın tedavisi alabilecekken dışarıya yani mikrop dolu ortama çıkıp hayatımı tehlikeye atıyorum. En son olarak size şunu itiraf etmek istiyorum:
“Beni lösemi hastalığı öldüremedi ama bürokrasi canavarı öldürebilecek.” Belki de sayılı günlerim kaldı. Ben görmedim ama bu mektubu herkese iletirseniz, sizin sayenizde başka lösemili çocuklar bu cihazın çalıştığını görebilirler.
Saygı ve sevgilerimle..
(Kaan Özelçam)
İnsanlar senin için gidip, Bahçeli'nin dayattığı Ekmeleddin'e bile oy verdi!
Referandumda 2.5 milyon mühürsüz oy için YSK'ya yürümediğinde, "iç savaş çıkardı" dedin, sineye çektik!
6'lı masayı kurduğunda destek verdik.
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'la Cumhurbaşkanlığı seçimini çok rahat kazanıyorken, kendini aday gösterdin, ona da razı olduk!
Cebimizdeki seçimi bu şekilde Erdoğan'a hediye edip, bir de üstüne çoğu sonradan AKP'ye geçen 39 vekil hediye ettin!
Kurultaya gittik, görevi artık bırakman gerekirken tekrar aday oldun!
Bir önceki kurultayda tulum yaparak seni seçmiş delegelerden ilk turda 18 fark yedin.
"İkinci tura çıkma, onursal genel başkan ol, parlamenter sisteme geçince seni Cumhurbaşkanı yapalım" dedik, dinlemedin, 2. Turda kendini rezil ettin!
Senden sonra gelen yönetim, 47 yıl aradan sonra CHP'yi Türkiye'nin birinci partisi yaparak, nüfusun %65'inin, ekonominin %85'inin olduğu tüm belediyeleri kazandı.
O günden beri birinci parti konumunu koruyarak emin adımlarla iktidara doğru yürüdü!
İktidarın akıl almaz engellemelerine, siyasallaşmış yargı sopasına rağmen yükselişine devam etti.
Sen ömrünün son birkaç yılında oturacağın bir koltuk için iktidarın değirmenine su taşıyıp, akbaba gibi bekledin!
Ne istiyorsun be adam!
Neden düşmüyorsun partinin ve milletin yakasından?
Bu kadar mı düşman oldun bu millete?
Çoluğundan çocuğundan da mı utanmıyorsun?
İzmirli lise öğrencileri Furkan Özdingiş, Ateş Habacı ve Defne Eser, dedelerinin femur kırığı sonrası yaşadığı zorluklardan ilham alarak yapay zekâ destekli bir proje geliştirdi.
X-ray görüntülerinden mikro kırıkları bile tespit edebilen sistem, doktorlara hızlı ve etkili teşhis imkanı sunuyor.
Proje, Çin’de düzenlenen uluslararası genç bilim yarışmasında dünya ikincisi oldu. 🇹🇷
Rahmi Koç’un anlattığı fıkra gibi olay 2018 yılı yapımı; Gülistan Acet ve Ferit Karahan’ın yönettiği, başrolünü Bülent Emrah Parlak’ın oynadığı “eski köye yeni adet” filminden bir sahne. Sahnenin geçtiği film hakkında hiçbir şey yapmayanlar, yanında 6000 koç grubu çalışanıyla büyük önderimiz Atatürk’ün kabrini ziyaret eden Rahmi Koç’a manevi işkence yapmaya utanmayacaklar…
Adalet Bakanı Akın Gürlek "kimsenin makamına, servetine bakmayız" deyip Rahmi Koç hakkında başlatılan soruşturmaya destek vermiş.
Madem yargı bu kadar tarafsız; Atatürk'e, kemalistlere hakaret eden bu şahıs hakkında da savcılar soruşturma başlatsın.
@abakingurlek