Sayın @burakbekiroglu
FETÖ’nün birincil önceliği, Erdoğan’ı tasfiye ederek AK Parti’yi ele geçirmekti.
AK PARTİ ele geçirme noktasında her anlamda her şeyleri hazırdı.
Ancak içerideki unsurlarına rağmen,AK Parti hareketinin tabandan gelen güçlü duruşu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlılığı sayesinde AK Parti üzerindeki hesapları önemli ölçüde tasfiye oldu.
Ancak vazgeçmiş değiller.
İkinci hedefleri ise CHP’yi tamamen ele geçirerek FETÖ’nün siyasi kanadı hâline getirmekti.
Bu anlamda İstanbul’da başlayan yolsuzluk operasyonları, arka planda AK Parti’ye yakın duranların bu projenin içinde yer aldığının görülmesi ve bilinir olması ve Ekrem İmamoğlu projesinin FETÖ aklı ile yönetildiğinin açığa çıkması ve en son mutlak butlan kararıyla birlikte yargı üzerinden CHP’yi ele geçirme projesi de rafa kalktı.
Daha önce değişik partilerde bir çok isme yaptıkları parti içi meselelerden dolayı kulaklarına “ayrıl kop kendi partini kur” mesajı üfleyen FETÖ şimdi eğittikleri büyüttükleri isimlere CHP’den kopmalarını ve bir parti kurmalarını açık bilgi kaynaklarında saklamıyorlar.
Şimdi öyle bir çıkmaza girdiler ki, bütün planlarının çökmesinin ardından son çare olarak yeni bir parti üzerinden doğrudan kendi siyasallaşma süreçlerinin önünü açmaya ve bunu yeni parti üzerinden Türkiye’ye siyasi operasyon çekmeye çalışıyorlar.
Bu nedenle, on yıldır birlikte yüksek sesle ifade ettiğimiz; FETÖ’nün ve işbirlikçilerinin siyasi kanadının hangi partide olursa olsun tasfiye edilmesi gerektiğine yönelik çağrımızın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Daha açık söylüyoruz:
FETÖ sızdığı yeri çürütür.
Bugün de siyaset kurumunu ele geçirmek için Yeni Parti ile aşikar olurken diğer partilerde de sakın boş durduklarını zannetmeyin
Ayrıca diğer taraftan, yeni parti üzerinden de açık yüreklilikle söyleyelim; AK Parti’nin içindeymiş gibi görünen, devlette önemli görevlerde bulunmuş ve siyasette temsil makamlarında yer almış bazı unsurların, yeni parti üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti’yi baskı altına almaya, “AK Parti’yi de “Bize teslim edeceksiniz” şeklinde şantajlarını sürdürüyorlar.
Uyanık olmaz isek bir daha uyanamayız
VATANSEVERLİK HATTINDA HANGİ PARTİDEN HANGİ DÜŞÜNCEDEN OLURSAK OLALIM BİR VE BERABER OLMAK ZORUNDAYIZ
FETÖ’SÜZ TÜRKİYE BAĞIMSIZ TÜRKİYE DEMEKTİR
FETÖ'YE KARŞI OLMAK TÜRKİYE'YE SAHİP ÇIKMAKTIR
@tcbestepe
FETÖ;
Fetullahçı istihbarat Terör Örgütü (FİTÖ)
1- Örgütün hikâyesi bir kurumun kuruluşuyla değil, bir insanın dinî otorite görüntüsü altında tartışılmaz merkez hâline getirilmesiyle başladı.
2-Çevresine aktarılan din dili, zamanla ilmî ölçüden çok liderin yorumuna bağlı kapalı bir anlatıya dönüştü.
3-1950’lerin sonlarından itibaren imamlık ve vaizlik görevleri, Fetullah’a farklı şehirlerde insanlarla doğrudan temas kurma imkânı verdi.
4-Vaaz kürsüsü yalnız din anlatma alanı olarak kalmadı; gençleri tanıma, kabiliyetlerini gözlemleme ve sadık bir çevre oluşturma aracına dönüştü.
5-Kalabalıklara hitap eden duygusal dil, daha sonraki örgüt söyleminin temel karakterini oluşturdu.
6-Ağlama, fedakârlık, seçilmişlik, hizmet ve büyük gelecek tasavvuru aynı anlatının parçaları hâline getirildi.
7-İnsanlara sıradan bir dinî hayat değil, kendilerini tarihin özel bir vazifesinin parçası sayacakları kimlik sunuldu.
8-Soğuk Savaş’ın komünizm karşıtı atmosferi, dinî ve milliyetçi söylem kullanan yapıların geniş toplumsal alan bulmasını kolaylaştırdı.
9-Fetullah da kendisini radikal veya çatışmacı göstermeden, makul ve zararsız bir vaiz görüntüsü kurdu.
10-Örgütsel tedbirin ilk biçimi buydu: Nihai hedefi değil, toplumun kabul edebileceği ön yüzü göstermek.
11-Yapı, açık bir siyasi hareket gibi davranmadı; farklı dönemlerde farklı çevrelerle ilişki kurabilecek esnek bir dil geliştirdi.
12-Bu esneklik, düşünsel çoğulculuktan değil, uzun vadeli nüfuz arayışından beslenen bir yöntem hâline geldi.
13-Örgüt daha doğmadan kendisini adlandırmaktan kaçındı; çünkü adı olmayan yapının hesabını sormak da zorlaşacaktı.
14-“Hizmet”, “gönüllüler”, “hareket” ve “cemaat” gibi sınırları belirsiz kelimeler ileride bu görünmezliği koruyacaktı.
15-İlk dönemden itibaren lidere ulaşmak ayrıcalık, liderin sözünü taşımak ise örgütsel itibar kaynağı oldu.
16-Kişisel sadakat yavaş yavaş dinî sadakatle özdeşleştirildi.
17-Lideri eleştirmek yalnız bir kişiyi eleştirmek değil, kutsal bir davaya zarar vermek gibi sunuldu.
18-Bu anlayış, sorgulamayı günah, itaati fazilet gibi gösteren kapalı sistemin psikolojik temelini hazırladı.
19-Henüz silah yoktu; fakat bağımsız iradeyi teslim almaya başlayan bir bağlılık modeli kuruluyordu.
20-FETÖ’nün ilk çekirdeği, binadan önce zihinlerde kuruldu: Hakikatin merkezine dinin ölçüsünü değil, liderin sözünü yerleştiren zihniyet doğdu. @15TemmuzCephesi@bilgiselanaliz
#AsırlıkGece
15 TEMMUZ’a 2 GÜN KALA
FETÖ’yü Anlamak İçin Lozan Hareketini de Konuşmalıyız
1974: Küresel Misyon Stratejisinin Dönüm Noktası
Dünyada toplumları içeriden Hristiyanlaştırma stratejisinin dönüm noktalarından biri 1974 yılıdır.
O yıl Marsilya ve İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlenen iki önemli kongrede, küresel misyon stratejileri ele alınmıştır.
Bu toplantılarda temel hedefin, Hristiyan olmayan toplumlara ulaşmak ve onları Hristiyanlaştırmak olduğu ifade edilmiştir. Hedef ülkelerden birinin de Türkiye olduğu değerlendirilmektedir.
⬇️📌⬇️📌⬇️
Annemin vefat seneyi devriyesi için arayan, mesaj göndermek nezaketinde bulunan değerli dostlarımıza selam, sevgi ve muhabbetlerimizi arz ederiz.
Ergin KÜLÜNK
Biz evlatları olarak anamızın ve babamızın sağlığında kıymetlerini bilenlerden olduğumuzu zannediyoruz. İnşaallah öyledir.
Ana ve babaları yaşayanlar. Lütfen kıymet bilme anlamında yapabileceklerinizin sınırını zorlayın.
Her ananın evlatları üzerinde emeği çoktur.
Lakin anam Şazimentin bizim, özellikle bendenizin üzerindeki emeklerini hatırlamazsam aziz hatırasına saygısızlık ederim.
Bu emekleri yaşadığım her vakit hissettiğimi, hatırladığımı belirtmeliyim.
Külünkoğlu Genç Ali Hasan Ağanın ve Gelinana Fadimenin kızı.
Başçavuş Muhammedin karısı.
Külünkoğlu Lokman reisin gelini.
Ergin, Nejdet ve Metinin anaları.
Ayşe, Semiha ve Semranın Kayınanaları.
Hasan, Hüseyin ve Metinin biyolojik olmayan candan anaları, teyzeleri.
Merhaba
Bugün 15 Şubat 2026
Anamın vefat yıldönümü
ANAM ŞAZİMENT
Bugün 15 Şubat. Anamın rahmeti Rahmana ilticasının 24.seneyi devriyesi.15 Şubat 2002
Evvelemirde Rabbim tüm geçmişlerimize Rahmeti ile muamele eylesin. Biz yaşayanlara da selametler versin.
Anam Şaziment Külünk.
Biz bu topraklarda binlerce yıldır varız.
Bu topraklar,
Hanif Türklerin varlık merkezidir.
Binlerce yıla uzanan bir varlığın adıyız.
Türk Devleti’nin var olduğu Anadolu topraklarında, işgalcilere karşı verilen mücadele,
Sevr dayatması ve bu dayatmanın gerçeği üzerinden bakıldığında, Lozan bir kontra dayatmadır.
Gizli saklı değil, aşikârdır.
Lozan,
bir tanıtmadır;
Misak-ı Millî’den geçmek,
vazgeçmek değildir.
Yüz yıllık da değildir,
Ama sonsuz da değildir.
Aslolan, “devlet ebed müddet”tir.
Ve elbette,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olacaktır.
Lozan Antlaşması’nın 102. yıldönümünde;
Millî Mücadele kahramanlarına,
Misak-ı Millî’ye ant içenlere
ve bu yoldan asla dönmeyenlere selam olsun!
Ve artık bu coğrafyanın ana merkez devleti,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.
OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Zekai Aksakallı, şehit Ömer Halisdemir’in mezarını ziyaret etti:
Bu ülkenin evlatları tarihte olduğu gibi şehadete koşarak, ülkesinin bağımsızlığı, milli birlik ve bütünlüğü için her türlü fedakarlığı yapmaktan kaçınmayacaktır.