Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın en keyifle güldüğü espiri:
Harf İnkilabı yapmışız, onu yaptığımız için de eski mirasımız gitmiş, bir gecede cahil kalmışız!
Asıl bunu söyleyenler cahil...
Siz hiç Türk Tarihini anlatan Osmanlı Kroniği gördünüz mü? Hattileri, Frigleri, Urartuları, veya Sakaları/İskitleri, Hunları, Etrüskleri, Çoban kralları, Medleri yahut Hazarları Göktürkleri, Türgişleri, Büyük Selçukluları anlatan Osmanlı kroniği gördünüz mü? Osmanlı tarihini bile Avrupalılar yazmıştı, sonradan da Cumhuriyet müverrihleri yazmıştır.
Dil Devrimiyle Türkler eğitime katıldı, okudu yazdı, meslek sahibi oldu, işi gücü oldu, Osmanlı'daki gibi cahil kalmaktan kurtuldu. Dertleri milleti tekrar cahil yapmak ve Araplaştırmak .
Er şehit aileleri ve gaziler, rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark’ta oturma eylemini sürdürüyor.
Gazi Cemil Şenoğlu: “Sayımız 5600 civarında ama yavaş yavaş azalıyoruz.
Güneydoğu gazileri uzun süre yaşamıyor.
Biz Kıbrıs gazileri gibi 80-90 sene yaşamıyoruz. 50-60 yaşında biz ölüyoruz. İç organlarımızda, uzuvlarımızda kayıplar var.
Bu yüzden erken ölüyoruz biz.”
(Kaynak: Taner Baş)
Ah Be Ah
Bizler Sizler İçin Vatan Savunmasında Canımızı Hiçe Sayarken, Uzuvlarımızı Kaybederken Sizler Bizleri Görmezden Geliyorsunuz.
İki Gözünü Vatan Savunmasında Kaybeden Kahraman Gazimiz Mehmet’in Hak Arayışındaki Sesini Nasıl Görmezden Gelirsiniz.
Bunlar Sizin Kardeşleriniz Evlatlarınız Abileriniz….
ALLAH için AHDE VEFA borcunuzu bize Gazileri görmemezlikten gelerek mi ödüyorsunuz.
Bir tanenizde ALLAH razı olsun deseniz bizlere yeterdi..
Sizleri Gazilerin Güvenpark’ta Hak arayışındaki oturma eylemine davet ediyoruz.
#Gazilerkimsesizkaldı
#Gazilersizleriçincanlarındanvazgeçti
#SesimizeSessizKalmayın
Orwell“Toplumdaki hiyerarşinin sürmesi, yoksulluk ve cehaletin sürmesiyle sağlanabilir. Savaş egemen grup tarafından toplumu açlığın eşiğinde tutmak için kendi vatandaşlarına karşı yürütülür.” diyordu. Tıpkı emekliye ve asgari ücretliye yapıldığı gibi...
https://t.co/muAu1GrEZh
Vatan savunmasında aynı mevzileri paylaştığımız kahraman gazi silah arkadaşlarımızın haklı mücadelelerini sonuna kadar destekliyoruz…
Vatan size minnettardır. 🇹🇷❤️🇹🇷
Tam 105 yıl önce bugün, 15 Temmuz 1921’de 🇹🇷 Batı Cephesinde buhran yaşanıyordu. 🇬🇷 ordusu 11 tümeniyle ilerlemeye başlamış, ana hedefinin Türk sol kanadındaki Nasuhçal-Yumruçal hattı olduğu ortaya çıkmıştı. Yarbay Nazım bey 4.Tümenin iki alayıyla (40. ve 58.) Kütahya’dan bölgeye sevkedilmiş, 14 Temmuz gecesi ancak siperleri tutabilmişti. 15 Temmuz sabahı gün ağdırırken sağdaki fotoğrafta gördüğünüz Yumruçaltepe’nin gecenin karanlığında tutulamadığını farketti Nazım bey. Bu sırada 🇬🇷 5.Tümen birlikleri Kızılcaören- Koyunçal hizasından ilerlemeye başlamışlardı. Yumruçal kaybedilirse Yunan kuvvetleri cepheyi yarmış olacaklardı. Yarbay Nazım bey böyle bir durumu seyredecek bir insan değildi. Aynen 28 Mart 1921 günü Metristepe’de yaptığını yaptı; yanındaki karargahı ve süvari bölüğü ile ileri atıldı. Yumruçal kuzeybatısındaki yörük mezarlarının oraya geldiklerinde yaylım ateşine tutuldular. Nazım bey ağır yaralandı. Güçlükle ateş sahasından geri çekilebildi. Çöğürler istasyonundaki seyyar hastanede şehit oldu. Aziz naaşı Çöğürler istasyonundaki rampadan trene bindirilerek Ankara’ya götürüldü. Yaveri Üsteğmen Nimet Efendi ve Şube Müdürü Yüzbaşı Kamil Efendi de taarruzda komutanları ile birlikte şehit oldular. @MurettepMufreze@KutahyaValiligi@TCDDemiryollari@tcsavunma@HarpCografyasi@MSuleymanDuman
Gagavuz Türklerinin Moldova içindeki özerk konumu Soğuk Savaş sonrası Türkiye’nin desteğiyle sağlandı. Türkiye bu özerkliğin bir nevi garantörüdür.
1930’larda Atatürk’ün talimatıyla yaklaşık 80 öğretmen Gagavuz (Gökoğuz) Türklerine gönderildi. Amaç ana dili yaşatmak, kimliği korumak ve kardeşlik bağlarını güçlendirmekti. Gagavuz Türkleri Atatürk’e hâlâ ‘Ata’ der.
Geçen yıl Ağustos ayında Gagavuz Türklerinin seçilmiş Başkânı Yevgenia Gutsul’un siyasi saiklerle mahkûm edilmesine Ankara’nın sessiz kaldığını eleştirmiştim.
Bugün ise Moldova Anayasa Mahkemesi, 9 Temmuz 2026 kararı ile 1994 tarihli Gagavuz Özel Statü Yasası’nın kritik hükümlerini iptal ederek özerkliğin önemli yetkilerini budadı. Bu durum Gagavuz özerk yapısının ABD, AB ve NATO çıkarlarına uygun şekilde adım adım aşındırıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Daha da dikkat çekici olan ise,
Gagavuz Türklerinin hakları budanırken NATO Zirvesinin ardından Ankara’dan kamuoyuna yansıyan tek bir resmî tepki gelmiyor olmasıdır.
Türk dünyasının liderliği söylemle değil, soydaşlarının hakları hedef alındığında gösterilen diplomatik iradeyle gösterilir. Sessizlik, tarihin hiçbir döneminde çözüm olmamıştır.
Atatürk ne demişti; zenginliği gayrimüslimlerden alıp Türklere verdiğim için bana besledikleri nefret bitmeyecek. Ne zaman yine aynı duruma düşerseniz beni o zaman daha iyi anlarsınız.
Bir Türk, Atatürk’e minnettar olmak zorundadır!
"Türkiyelilik", "Türkiye Milleti" edebiyatı yapanlar iyi okuyun bu sözleri:
Ceddin deden, neslin baban,
Hep kahraman TÜRK MİLLETİ.
Orduların, pek çok zaman,
Vermiştiler dünyaya şan.
TÜRK MİLLETİ, TÜRK MİLLETİ,
Aşk ile sev MİLLİYETİ.
Kahret vatan düşmanını,
Çeksin o mel'un zilleti.
NOT: Mehter teşkilatı ve Yeniçeri Ocağı, Osmanlı Padişahı II. Mahmut tarafından kaldırılmıştı. Bugün bilinen mehter marşlarının neredeyse tümü Enver Paşa öncülüğünde İttihatçılar tarafından sonradan yazıldı.
Tanrı, Enver Paşa'dan razı olsun,
Aziz hatırası sonsuza dek yaşasın. 🇹🇷
Atatürk'ün kendi el yazısından 10. Yıl Nutku. Gördüğünüz gibi "İstiklâl" kelimesinin üzerini çizip "Kurtuluş Savaşı" olarak değiştirmiştir. Dolayısıyla bu adı veren Atatürk'tür.
Kimden kurtulduğumuza gelince Osmanlı'nın başına bela olan emperyalistlerden ve onların maşalarından kurtulduk.
İstanbul'dan Kars'a kadar tüm vatan işgal altındaydı. Düşmandan kurtulduk.
Bu yüzden savaşın adı Türk KURTULUŞ SAVAŞI.
Okulda hiç mi ders dinlemediniz, hiç mi kitap okumadınız, yoksa niyetiniz mi kötü? Türklerin düşmandan kurtuluşundan mı rahatsızsınız?
"Ama" yok. "Fakat" yok. Müdanasız, tavizsiz bir "tam bağımsız Türkiye" yemini!
Mustafa Kemal Atatürk'ün önce silahla, ardından kalemle girdiği kavgaya ayağına ayakkabısını bile geçirmeden koşan adam, ADAM!
Ne çok şey öğrendik senden. Ve ne kadar az öğrenebildik.
Çakal sürüsünün arasına tek başına dalan kurttun sen. Kavgaya girerken "yanımda kim var" diye bakmamayı öğrendim ben kendi adıma. Sensiz daha 6 ay geçmemişti ki, @sars0061 bana dair sözlerini anlattı bana. Hem gurur duydum, hem yokluğunun acısını.
Sensiz bir sene olacak yarın.
Evvel gidenlere selam söyle güzel abim.
Gönlünü ferah tut.
Kuvayı Milliye ayaktadır!
#NihatGenç