TOKİ'nin kurasız açık satış kampanyasında daireler sabah saat 9 olmadan tükenmiş!
İnsanlarda bu daireler çok uyguna satılıyor diye bir algı oluşmuş nedense. Bir örnekle inceleyelim.
Çanakkale Merkez Cevatpaşa'da 2+1 50m2 daire fiyatı KDV dahil 3.6 milyon lira++
⚠️ TRT Genel Sekreteri’nin makam aracında uyuşturucu yakalandı!
TRT’de Genel Sekreter olarak görev yapan Mesut Eker’in makam aracında 7,5 kilo ağırlığında kokain, eroin ve esrar maddesi ele geçirildi.
Araçta Eker’in şoförü ile yine TRT’de şoförlük yapan bir personel yakalandı.
İki isim sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Mesut Eker’in olayla bir ilgisinin bulunmadığı ileri sürüldü! (Nefes - Özgür Cebe)
Arkadaşlar biliyor musunuz? Burada sizlerle yüzlerce ihbar paylaştım, yüzlerce k*tili, sap*gı, p*dofili, milyonlarca dolar yolsuzluk yapanları, devletin kasasını soyanları ve halkın hakkını gasp edenleri ifşa ettim. Bu insanları ifşa ettiğim için defalarca dava edildim. Fakat en çok zoruma giden ne biliyor musunuz? Bugün 45 bin TL tazminat ödeyecek olmam.
Sebebi ise Tunceli’de bir eşeğe tecavüz edip, ardından ağaca asarak öldüren sapkının kimliğini açık bir şekilde yazıp paylaşmam… Ben böyle bir olayı kamuoyuna duyurduğum için ceza alıyorum, fakat eşeğe t*cavüz edip öldüren şahsa hiçbir ceza yok…Bir de üzerine ödül olarak, karşı tarafın vekalet ücretini de ben ödüyorum, gerçekten yazık…
Hadi her şeyi geçelim, şu fotoğraflarını paylaştığım iki görgüsüz, Trendyol üzerinden her şeyi kılıfına uydurup resmi bir satış yapıyormuş gibi göstererek, hikayelerinde hayali kozmetik ürünleri satışı yapıyor. Göz göre göre milyonlar kazanıyorlar, ve bu da yetmezmiş gibi görgüsüzlükleriyle toplumun ahlakını bozup utanmadan birbirleriyle altın savaşları yapıyorlar…Ama ne bir denetim ne de bir ceza alıyorlar…Dubai ve Gürcistan merkezli kurulan Yasa dışı bahis sistemi bu gibi insanlar üzerinden aklanıp ülkeye sokuyorlar…Şimdi bu olayıda yazdığım için yine ceza alırım…
Gerçekten adalet ve hukuk sistemimizde çok büyük bir terslik var…Pusulanız yönsüz olmasın.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını canlı izledim. Sonra videoda tekrar dinledim. Terörsüz Türkiye süreci ve dış politika ile ilgili sözlerinin anlamı şu:
-Terörsüz Türkiye süreci kayıtsız şartsız desteklenecek,
-Anayasa değilikliğine “evet” denilecek,
-Atatürk’ün “ulus devlet” yapısı yerine Osmanlı millet sistemi savunulacak.
-Bunlar, ABD’nin hedefi. Lozan’ı bir türlü hazmedemeyenlerin hedefleri. Ve Türkiye’yi parçalar.
--“Butlan vakası” sanıldığı gibi sadece koltuk/makam olayı değil, çok ötesinde stratejik hedefi var.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması, “100 yıldır devlet olmamız engellendi” diyenlerle, “Cumhuriyet’in 1923’te açılan bir parantez” olduğunu söyleyenlerin hedefleriyle örtüşüyor.
-SORU: Bu konuşmayı kim hazırladı? Açıklanmalı.
📍Ülkedeki yoğun gündemden, Koç Holding’e yönelik haberlerden dolayı bu rezalet gündem olmadı. Dikkatle okuyun:
Mersin Erdemli Narkotik Bürosu'nda görevli polislerin, yakaladıkları uyuşturucuyu torbacılara satarak uyuşturucu ticareti yaptığı ve suç örgütleri ile ortak çalıştıkları ortaya çıkıyor!
Bunun üzerine teknik ve fiziki takip yapılıyor. Olay doğrulanıyor. 1’i komiser, 2 polis tutuklanıyor. 7 polis de açığa alınıyor. Narkotik şube tamamen dağıtılıyor. (Yeniçağ)
Yani uyuşturucuyla mücadele etmesi gereken polis, torbacılarla ortak çalışıyor. Böyle rezalet gördünüz mü?
14 yaşındaki kızı Işıl Öykü için adalet arayan baba Yunus Dinç, cinayetin üzerinin nasıl örtüldüğünü anlattı:
“Kızım Pendik sahil yolunda, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yüksek hızla gelen aracın kırmızı ışıkta geçmesi sonucu bütün kemikleri kırılarak, bütün iç organları parçalanarak, kafatası çatlayarak olay yerinde öldürüldü.
Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu. 15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış.
Bu erkeğin tuttuğu avukat, 3 günde 3 savcı değiştirtiyor. Yeni savcı 1 günde iddianameyi tamamlıyor. Ne tanık ne sanık ifadesi, ne de delil toplama ihtiyacı hissediyor.
14 yaşındaki çocuğun öldürüldüğü bir olayda 1 günde iddianame yazılıyor.
Hakim de bu iddianameyi onaylayıp kızımın katilini 4. günün öğleninde dışarı çıkarıyor. Tutuksuz yargılanıyor.
Biz buna kaza değil, cinayet diyoruz.”
📍İşte Türkiye’yi sarsan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ile Torbacı Taksici arasında geçen mesajların ilgili bölümleri!
— Kadın hakim başkan F.K.T.: “Aşkımm evdeyim…
— Taksici Kadir: “Tamam nefesim”
— Kadın hakim başkan F.K.T.: “Ses ver ki 🙂 :)”
— Taksici Kadir: “Uyuşturucu parası yaz aşkım”
— Taksici Kadir: “Lan boş bırak boş bırak 6 milyon dolar mı atıyorsun”
— Kadın hakim başkan F.K.T.: “Yaaaa senin taksi cart curtun var”
— Taksici Kadir: “Aşkım taksiyle benim IBAN’ımın ne alakası var”
— Kadın hakim başkan F.K.T.: “Tamam işine bak 🙂 :)” (Son TV)
Öncelikle şunu söylemek isterim.
1– 33 yaşında genç birinin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olması liyakat değildir!
2– Uyuşturucu dosyasına bakan hakim, uyuşturucu torbacısıyla aşk yaşıyor.
Bu olay, Rasim Ozan Kütahyalı’nın gözaltına alınmasından daha büyük olay!
Atatürk Havaalanı’na yapılan millet bahçesi…
Karardan bir gün geri dönülemesin diye pistlerin ortalarına rastgele serpiştirilen basket sahalarını görüyor musun?
Bu kötülükle kimse mücadele edemez. Pes edip kaderimize razı olmalıyız.
Giresun Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, sen Alagöz’e ruhsat vermek dışında ne iş yapıyorsun?
Alagöz’ün Doğankent ilçemizde madeninin olduğu bölgede derelerimize, su kaynaklarımıza bakın. Alagöz Maden tüm kirliliğini dere yataklarımıza veriyor,
TELE1 TV, TMSF tarafından 17.06.2026 tarihinde 28 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkarıldı. Karar Resmî Gazete’de yayımlandı.
Merdan Yanardağ, “casusluk soruşturması” kapsamında tutuklandı. TELE1’in resmi sahibi farklı bir kişi olmasına rağmen, Merdan Yanardağ ile ilişkilendirilmesi gerekçe gösterilerek kanala el konuldu ve henüz yargılama süreci tamamlanmadan satışa çıkarıldı.
Bu ülkedeki hukuk kitaplarında yazan “adil yargılama, mülkiyet hakkı ve masumiyet karinesi” gibi kavramlar sadece birer kelime olarak yer alıyor.
Bu satış, Merdan Yanardağ’ın daha yargılama yapılmadan peşinen cezalandırıldığı anlamına gelmektedir.Bu haksızlıktır,bu adaletsizliktir.
İzmir'de bir müteahhit, emekli generalin oğlunu öldürmüş olay yeri inceleme polisleri cinayeti intihar gibi göstermek için delil karartmış, adli tıp intihar raporu düzenlemiş, savcı dosyayı kapatmış.
Emekli general oğlunun cinayetini ortaya çıkarmak 8 yıl uğraşmış. Polisler delil karartmaktan yargılanıyor. Adli tıp raporu yeniden hazırlandı ve intihar değil cinayet olduğu ortaya çıktı.
Kıçı kırık bir müteahhit polisi savcıyı adli tıbbı bağlamış. Paşa çocuğuna bunu yapan sıradan anadolu insanına neler yapmaz. Yargı ve emniyet bu kadar yozlaşmamalıydı. Bir devletin dini adalettir. Parası ve adamı olanın cinayet örtbas edebildiği bir ülke olmamalıyız.
Tübitak'ın 3.000.000 TL'ye kadar olan bir bütçeyle desteklediği projeye bakın:
"İslam Tarihinde Katılımlı Dua Örneği Olarak Yağmur Dualarının Eko-Teolojik Analizi"