Ciddiyet,samimiyet, kararlılık ve gücünü haklılığından alan Kürt kadın aktivistinin duruşunda belli eder.
Bir müddet de sayın Diba Keskin parti'nin Eş Başkanı olsa ne olur?
CHP'deki yeni parti girişimi bana ÖDP'de yaşadığımız ayrışmayı hatırlattı.
Yeni parti hazırlığı içinde olanları bazı üyeler disipline vermişti ve büyük ayrışma böyle tetiklenmişti.
Geriye baktığımda keşke diyorum siyaseten sorunu çözebilseymişiz çünkü sonuç kimseye yaramadı.
Ankara'da öğretmenlere yönelik polis müdahalesi sırasında aileler de zarar gördü
Öğretmen annesi gözleri dolarak anlattı:
"Kızlarım için buradayım, kızlarımı korumak isterken beni darbettiler. Başka ne söyleyeceğimi bilemiyorum"
https://t.co/DvQeI1Ifo6
#ÖğretmenlerGözaltında
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çalışma koşulları, özlük hakları ve daha önce verilen sözlerin yerine getirilmesi talebiyle Ankara Güvenpark’ta gerçekleştirmek istediği eyleme polis müdahale etti. Eylem alanında toplanan kitle polis barikatlarıyla engellenirken, aralarında Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali’nin olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
#ÖğretmenlerGözaltında
Tüm duyarlı kamuoyuna, demokratik kitle örgütlerine sesleniyoruz!
Yürütme Kurulu üyelerimizden, temsilcilerimizden ve üyelerimizden çok sayıda gözaltı var.
Ankara’daki herkesi Güvenpark’a çağırıyoruz.
#ÖğretmenlerGözaltında
"Barışın yalnızca çatışmasızlık değil; özgürlük, demokrasi ve eşitlikle örülmesi gerektiğini yaşayarak öğrendik."
Konferansımıza gönderdiği görüntülü mesajda Uluslararası PEN Başkanı Burhan Sönmez, Kürt meselesinin demokratik çözümü ile Türkiye'nin demokratikleşmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
Sönmez, kalıcı barışın, Kürt meselesinin çözümünün ve Türkiye'nin demokratikleşmesinin önümüzde duran ortak görevler olduğunu ifade ederek, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
"Bugün kalın çizgilerle etrafımıza çizilen çerçevelerin içindeki ufuk barıştır. Barışa açılan yoldur. Bu yüzden barışta ısrar ediyoruz."
#CumhuriyetinDemokratikDönüşümü
#İkinciYüzyıldaOrtakGelecek
#VİDEO: İlahiyatçı-yazar İhsan Eliaçık:
📌İslamcı çevrelerin önemli bir kısmı Kürt meselesine bugün de devletçi, milliyetçi, ulusalcı ve Osmanlıcı bir perspektifle yaklaşıyor.
📌Kürt meselesinin bu denli büyümesinin temel nedenlerinden biri de, bu yaklaşımın yıllardır çözüm üretememiş olmasıdır.”
📷İlahiyatçı-yazar İhsan Eliaçık, RûpelNew muhabiri Cesim İlhan'a konuştu.
@cesimilhani@rihsaneliacik
LGS sınavı için en çarpıcı şey, MEB'in devlet okulundan mezun olan ve dışarıdan dershane, özel òğretmen yardımı almayan bir çocuk, LGS sınavında 30 doğru soru bile yapamaz. Eğitimi veren MEB, LGS sınavını yapan MEB. Eğitimin Ruanda düzeyinde olsun, LGS sınavını Finlandiya düzeyinde yap. Sonra da 250-300 lisede eğitim, geri kalan binlerce lise ise Allaha emanet. Eğitim düzeyin özeti budur.
Bir ormanda yakalanıp ağaca bağlandı. işkence gördükten sonra boğazına sıkılan tek kurşunla öldürüldü. Babasi ise oğlunun ölümünün ardından hayatının sonuna kadar ne saçini kesti ne de sakalını.
10 Ekim 1981'de, askeri darbenin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Dersim, 20 yaşındaki üniversite ögrencisi Behzat Firik'in gözaltına alındığına ve ölümüne tanıklık etti.
Saat 14.00 sularinda Ovacik-Hozat sınırında bulunan Hülükkuşağı köyüne bağlı dört haneli Kale Deresi (Derê Garedesi) mezrası askerler tarafından kuşatıldı. Bir ihbar üzerine Behzat Firik gözaltına alındı, ihbari yapanların, mezra nedeniyle husumet yaşayan akrabalar olduğu yıllar sonra ortaya çıkacaktı.
Behzat Firik ormanlik alana götürülerek bir ağaca bağlandı. Peşinden gelen ağabeyi Ekber Firik'in tüm yalvarışlarına rağmen serbest birakilmadi. Ekber Firik de bir ağaca bağlanarak kardeşine yapılan iskenceyi izlemeye zorlandi.
Askerlerin başındaki Yüzbaşı Aytekin içmez, bölgede teröristlerin bulunduğunu söyleyerek yerlerini ögrenmeye çalıştı. İki kardeş bilmediklerini söyledi, ancak bu ifadeler kabul edilmedi.
Behzat Firik'in gözleri ve vücudu kor haline getirilmiş kasaturayla dağlandı. Ardından ayaklari ateşin içine yerleştirildi. Yanık kokusu vadiye yayılırken ayakları topuklarına kadar yandı.
Silah sesinin ardından olay yerine gelen köylüler, baygın haldeki Ekber Firik'i ve işkence sonucu tanınmaz hale gelen Behzat Firik'in cansiz bedenini buldu.
Ekber Firik, kardeşinin ölümünden sorumlu olanlarin yargilanmasi için Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne başvurdu. Dava yillarca sürdu. Mahkeme Yüzbasi Aytekin içmez hakkında kasten adam öldürme suçundan ceza verdi. Ancak sıkıyönetim dönemine ait düzenlemeler gerekçe gösterilerek ceza uygulanmadi.
Olaydan 28 yll sonra, 30 Eylül 2009 tarihinde, emekli Albay Aytekin içmez Bursa'daki evinde boğazından vurulmuş halde ölü bulundu.
Behzat Firik'in babasi Alevi Dedesi Seyfi Firik ise derin bir yasa büründü. 10 Temmuz 2007'de, 110 yaşında hayatını kaybedene kadar 26 yıl boyunca ne saçını kesti ne de sakalını..
Barış Yarkadaş:
"Zülfü Livaneli, Suavi, Ali Altay açıklama yapıyor, Edip Akbayram'ın ailesi açıklama yapıyor, şarkılarımızı kullanmayın diye.
Sen kimin şarkısını kime kullandırtmıyorsun?
Hangi hakla kullandırtmıyorsun?"
🔴Çocuk İşçiliğine Hayır: Geleceğimiz Sermayenin Çarklarına Kurban Edilemez!
Çocuk işçiliğinin çığ gibi büyümesinin temelinde, son yıllarda ülkede derinleşen ekonomik kriz, gelir adaletsizliği, tırmanan hayat pahalılığı ve alım gücünde yaşanan düşüş yer almaktadır. Yoksul nüfusun hızla artması, özellikle çok çocuklu ailelerde çocukların eğitimden uzaklaşarak çalışma hayatına katılmak zorunda kalmasına neden olmaktadır. Ekonomik krizin derinleştirdiği yoksulluk, sermayenin ucuz emek ihtiyacını karşılamak için bizzat iktidar eliyle bir fırsata dönüştürülmektedir.
Kendi seçimleri olmaksızın, zorla veya zorunlu olarak çalışan çocuklar;
✔️En temel hakları olan çocukluklarını yaşama hakkından,
✔️Sağlıklı beslenme ve güvenli barınma imkânlarından,
✔️Eğitim hakkından,
✔️Kendilerini özgürce var edebilecekleri bir geleceğe hazırlanma şansından tamamen mahrum bırakılmaktadır.
Eğitim Sen olarak bir kez daha haykırıyoruz: Çocukların yeri fabrikalar, karanlık atölyeler ve şantiyeler değil; okullar, parklar ve kütüphanelerdir. Çocuk emeğini sömüren MESEM çarkı derhal durdurulmalı, çocukları birer “üretim nesnesi” olarak gören politikalara son verilmeli ve her çocuğun anayasal eğitim hakkı devlet güvencesine alınmalıdır.
Çocukların emeklerinin sömürülmediği, düşlerinin kararmadığı bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla büyütüyoruz. Çocuklarımızı sermayenin kâr hırsına, bürokratik ihmallere ve bu sömürü düzenine teslim etmemek için mücadelemizi sürdüreceğiz.
ÇOCUKLAR İŞÇİ DEĞİL, ÖĞRENCİDİR!
https://t.co/lf3tKhbjfS
32 METRE / Yönetmen: Morteza Atabaki
HUĞLU, Konya’da bir köy.
1.Dünya Savaşı’ndan bu yana Huğlu tüfeklerini üreten köylülerin ve ataerkil düzene meydan okuyan müthiş kadınların hikayesini anlatan 32 Metre filmi.
Öyle bir ironi ki Huğlu’da güvenlik güçleri yok; çünkü suç yok. Yıllar boyunca tek bir suçun dahi işlenmediği, kimsenin bir diğerinden öne çıkma çabasının olmadığı, herkesin birbirinin yardımına koştuğu adeta bir rüya diyarı.
Son yıllarda bu kadar gülüp bu kadar duygulandığım ve hatta gözyaşlarımı tutamadığım bir gerçek hayat hikayesi filmi hatırlamıyorum.
İran’lı yönetmen Morteza Atabaki ve köyün kadınlarına liderlik eden Halime abla başta olmak üzere, filmde yer alan ve emeği geçen herkese bana yaşattıkları anlar için en gönülden, en içten, en sahici duygularımla teşekkür ederim.
45. İstanbul Film Festivali’nde ve Trt Uluslararası Belgesel Ödüller’inde aldıkları, eminim daha da alacakları nice ödüller için tebrik ederim.
Ve bir yerde rastladığınızda mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
Soldaki solcu Suavi, yıllarca emekçilerin, fakirin, fukarının sırtından hatırı sayılır bir servet yaptı. Bodrum'da 8 villası var. Bir okul bile yaptırmadı.
Sağdaki Sibel Can,insanları eğlendirmek için şarkılar yaptı.
3 okul yaptırdı. Yüzlerce öğrenciye burs verdi.
Fıkra gibi.🙇