Birader sen benim dediklerimden hiçbir şey anlamamışsın yine de ümitvar olayım yazayım;
Bu dünyada insanların birbiri için söylediği Müslüman, Hıristıyan, Hindu, ateist, deist, sağcı , solcu, metaryalist, seküler vs. vs. ayrımlarıın unutun. Bunlar bu dünyadaki ayrımlar.
Mülk 2. ayetine göre dünyada sınavdan geçmemizin amacı ahsenu ameldir. Yani hangimiz iyi, dürüst, adil, erdemli onun ortaya çıkması için hayat ve ölüm var. İşte bu genelleyici ayet diğer tüm ayetleri bağlar ve tefsir eder.
Bu nedenle ahirette ameli iyi ahsen olan kurutulacak iman bu dünyada kalacak. İmanın hayırlı amel ortaya çıkarmış mı çıkarmış mı ona bakılacak. İnsanlar iman ettik diye bırakılmayacaklar (Ankebut2) Amel yoksa iman kabul olmayacak fakat iman yoksa amel kabul olacak. Neden iman defteri değil de amel defteri diye bir kavram var bunun üzerine düşünün.
Kuranda iman-amel bütünlüğü vardır. iman amelden bir cüzdür yani iman amel, amel iman demektir. Bu nedenle ameli düzgün olan ayrıca iman etmesine gerek yoktur düzgün amel zaten adını koymasa da iman demektir.
"Kaybetmekten korkacağın tek şey Allah'ın rızası olsun. Geriye kalan her şey zaten kaybolmaya mahkum."
Bir insanın dünya-ahiret sahip olabileceği en büyük servet, Yüce Allah'ın rızasını kazanmasıdır. Buna karşın, insanları tatmin etme amacı güdülen her eylem ve geçici olana bağlanmak ise sadece beyhude bir amel olarak kalır. Zira mübin Kur'an'da da bildiriliyor ki: "O'nun (Allah Teâlâ'nın) vechinden başka her şey helak olacaktır." (28:88)
Fani olana değil, daimi ve baki olana yönelin; O'nun rızasına nail olabilmek için koşuşturun. Gerisi lafügüzaf.
"Subhândır her şeyin krallığı elinde olan ve O'na döndürüleceksiniz."
|Yâ sîn:83
"Göklerin ve yerin krallığına, Allâh'ın bir şeyden türettiklerine ve onlara biçilmiş sürenin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? Öyleyse ondan sonra hangi hadîse iman edecekler?"
|A'raf:185
Bu sefihler herhalde Muhammed Nebi ve beraberindeki müminlerin, Kur'an'ı anlamak için ellerinde sözlükle, gramer kitaplarıyla falan dolaştıklarını zannediyor. 'Kitabı verdiğimiz kimseler, onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.' (6:20) diyor ayet. Böyle bir kavim sizce kitabı anlamak için başka kaynaklara ihtiyaç duyar mı?
Sözüm ona 'kitap yetmiyor' diye açıkça dillendirmeseler de içlerindeki küfrü ortaya dökerek kendilerini ifşa etmeye devam etsinler. Bize Kur'an yeter. Kitap mübin bir şekilde ortada. Kalplerinde hastalık olanların küfrünü, samimiyetle yaklaşan müminlerin ise imanını artırır. Kitap hususunda insanları şek ve şüpheye düşüren mübtillerden yüz çevirin.
Yeryüzünün ve gökyüzünün tek egemeni, tek hakimi olan Allah dilerse bir damla suya muhtaç eder, dilerse de, dereleri ırmakları böyle coşturur.
Hamd, Egemenliğin tek sahibi olan Allah'a dır.
Çaresizlik içinde, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmak için yakaracaklar. Bugün bir kez değil, defalarca yok olmayı isteyin.
Kuran- Furkan: 13-14
Gözünü mahşer yerinde açıp cehenneme doğru yol alan modern zamanın savruk iş adamının öyküsünü yazdım.
Beğenip faydalanmanız duası ile, linkten öyküye ulaşabilirsiniz:
https://t.co/x8RY8cGonE
İman iddiasında bulunan birçok Kur'an muhatabının, "Tağut" konusunda üç maymunu oynadığına şahit oluyorum. İçinde bulundukları bu gaflet durumu gerçekten içler acısı. Zira "kitabın bir kısmına iman edip, bir kısmını da inkar ettikleri" için amelleri boşa çıkacak. Tağut meselesi öyle kritik bir meseledir ki, kişinin imanî samimiyetini (sadıklardan mı yoksa yalancılardan mı olduğunu) fark edebileceğiniz çok ince ve bir o kadar da etkileyici bir nüanstır. Tağutu reddetmeden gerçek bir imandan söz edilemez. Kur'an'ın en mühim uyarılarından ve "olmazsa olmaz" şartlarından biri de budur: Tağutu inkar edip (küfredip), Allah'ın urvetü'l-vüskasına (kopmayan sağlam kulpuna) sıkıca tutunmak, sarılmak. Kişi, önce ama önce tağutları elinin tersiyle itip hem ameliyle hem de diliyle onları reddetmelidir ki mümin olabilsin. Aksi takdirde iman iddiası geçersizdir.
Tağut kavramı, bir müminin günlük yaşantısında, her an şahit olduğu olaylar ve kişiler silsilesiyle karşısına çıkan hayati bir gerçektir. Günümüzde tağutlaşan ve tağutlara kulluk eden o kadar çok kişi var ki; evinizde, iş yerinizde, çevrenizde, izleyip takip ettiğiniz herhangi bir kimse bile bu sıfatı taşıyor olabilir. Ne yazık ki televizyon kanallarında boy gösteren, toplumda "hoca" ya da "ağabey" olarak kabul gören aldatıcılar bile bu mevzuya bilerek değinmezler. Değinmek zorunda kaldıklarında ise manasını çarpıtıp geçiştirirler. Onlar, Allah'ın ayetlerini dünyanın geçici ve değersiz menfaatine satıp hüsrana uğrayacak olanlardır…
Tağutların sancaklarını; hayatın her alanına sirayet etmiş batıl ideolojileri, Allah'ın hükümlerine kafa tutarak kendi kanunlarını dayatan beşerî ve tağuti sistemleri, uyduruk yasaları, tağut kulları olan müşrikleri, kâfirleri ve küfür önderlerini; üstünlüğü takvada değil de kanda ve soyda arayan, insanları ırkçılık üzerinden bölüp birbirine düşman eden milliyetçiliği ve 'Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız' diyerek vahye sırt dönenlerin o köhne, batıl geleneklerini ve hurafelerini elinizin tersiyle itmelisiniz. Tüm bu batıl ilahları, otoriteleri ve tabuları ayaklarınızın altına alıp, yüzünüzü yalnızca ve yalnızca alemlerin yegane Kral'ı; tek ilah, tek otorite ve tek İmparator olan Yüce Allah'a dönmelisiniz. Aksi takdirde yaptığınız tüm ameller silinip gidecek ve cehenneme baş aşağı atılacaksınız.
"Dinde ikrah yoktur. Doğru, yanlıştan belli olmuştur. O halde kim Tağut'a küfreder ve Allah'a iman ederse, böylece en sağlam kulpa tutunmuştur ki onun kopması yoktur. Ve Allah, Alim'dir, Semi'dir."
"Allah, iman edenlerin velisidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenlerin velileri ise Tağut'tur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, orada sonsuz kalanlar olarak ateşin ashabıdır."
Bakara, 256-257
@muskulpesent20 Ve "Size güvenir miyim hiç? Bundan önce kardeşiniz hakkında da size güvenmiştim! Ama en iyi koruyucu Allah'tır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir."
Yusuf-12:64
Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve resulüne uyunuz ve biliniz ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer; siz mutlaka O'nun huzurunda toplanacaksınız.
(Enfal, 24)
🔴 #ÖNEMLİ
Yerin başka bir yere, göklerin başka göklere dönüştürüleceği ve insanların Vahid ve Kahhar Allah'ın huzuruna çıktıkları o gün, suçluların zincirlere vurulmuş olduğunu görürsün.
Onların gömlekleri katrandandır; yüzlerini de ateş kaplamıştır.
Allah, herkesin kazandığının karşılığını verecektir. Kuşkusuz Allah, hesabı çabuk görendir.
Bu Kur'an, kendisiyle uyarılmaları, Allah'ın bir tek ilah olduğunun bilinmesi ve sağlıklı düşünen akıl sahiplerinin öğüt almaları için insanlara bir mesajdır!
(İbrahim, 48-52)
İnsana bir sıkıntı dokununca, yatarken,otururken veya ayaktayken bize dua eder; fakat Biz onun sıkıntısını giderince de karşılaştığı sıkıntıdan ötürü sanki Bize hiç dua etmemiş gibi davranmaya devam eder.İşte Müsriflere, yaptıkları şey böyle cazip gösterilmiştir.
(Yunus, 10/12)
Güvenlerine güven katsınlar diye iman edenlerin kalbine sükunet indiren O'dur. Yalnız Allah'ındır göklerin ve yerin orduları. Alim'dir Allah, Hakim'dir.
(Fetih, 4)
@Karacay_KT@msikkofield Artık bugün İman Edenler, Kafirlere gülüyorlar. Tahtlar üzerinde seyirdeler: "Kafirler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.
Kuran-Mutaffifin: 34-35-36
@67bucuk@yunuspaksoy Yeryüzünde Müslüman bir "ülke" yok işte kardeşim.
Müslümanlar bilir ki "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile* nice çok topluluklara galip gelmiştir." Kuran-Bakara: 249