soL Haber yeni hesabıyla X’te
17 yıldır kullandığımız X hesabımız, NATO Zirvesi’ne giden süreçte tüm ülkeyi bir süreliğine cezaevine çeviren iktidar tarafından Türkiye’de erişime engellendi.
Kamuoyunu, dostlarımızı, okurlarımızı soL’la dayanışmaya çağırıyoruz.
En önemli dayanışma, soL’a abone olmak, bizzat omuz vermektir.
soL’u susturma girişimi başarısızlığa mahkumdur.
Sesimizi yükselteceğiz. Sizin desteğinizle. Hep birlikte.
📍Abonelik: https://t.co/N5rjOWVsCX
📍soL TV X: https://t.co/guQIEHTBF8
📍Facebook:https://t.co/fhDdRGd6Dt
📍Instagram:https://t.co/yyBYMUKEnJ
📍soL TV Instagram: https://t.co/3nm2JGAJCR
📍Telegram: https://t.co/VUxQm7FDaU
📍WhatsApp: https://t.co/JpPmLcDvXO
📍Bluesky: https://t.co/aOM1WoFfeN
📍Youtube: https://t.co/8Srx1FKLUA
merhabalar,
bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.
Hakları için mücadele eden Panista İşçileri olarak; 7-8 Temmuzda ülkemize gelecek olan NATO’ya karşı Türkiye Komünist Partisi’nin düzenlediği buluşmaya katıldık.
NATO sadece başka coğrafyalardaki ülkelerin işçilerine değil, üye ülkelerin işçilerine de düşmandır.
Tüm dünyada holdinglerin, patronların çıkarları için savaş çıkaran, kan döken NATO’nun ülkemizde toplanmasını kabul etmiyoruz.
Yaşasın Yaşam, Bağımsızlık ve Sosyalizm!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!
Samsun'da yaklaşık iki yıl önce, Atatürk ve Anadolu bulvarlarını birbirine bağlayan üst geçide yapılan "NATO DEFOL" yazılaması gerekçe gösterilerek, iki parti yöneticimize dava açılmıştı.
Soruşturma kapsamında il başkanımız gözaltına alınmış, yazılamanın yapıldığı duvarın etrafında toplanan olay yeri inceleme ekipleri, adeta bir cinayet mahallinde bulgu ararcasına çalışmalar yapmış, kırmızı alarm durumuna geçilmişti...
Dün Samsun Adliyesi'nde görülen duruşmada, yoldaşlarımız hakkında beraat kararı verildi.
Bu vesileyle bir kez daha dile getirmek istiyoruz:
NATO'yu yurdumuzda istemiyoruz.
Filistin'de, İran'da, Lübnan'da çocukların üzerine bombalar yağdıranlarla, Küba'yı boğmak isteyenlerle, dünden bugüne aydınlarımızı, gençlerimizi, işçilerimizi öldürenlerle; ABD ve İsrail'in başını çektiği haydut çetesiyle görülecek hesabımız var.
Tüm halkımızı, yurtseverleri; 5 Temmuz'da Ankara Tandoğan Meydanı'nda düzenlenecek olan büyük NATO karşıtı mitinge çağırıyoruz.
Panista işçileri olarak gerçekleştirdiğimiz toplantımızda; Panista Şubeleri önünde, HUBUDER’in önünde, Doruk Un ve Panista patronu Gürsel Erbap’ın evinin önünde ve son olarak Ankara Sheraton Otel’deki HUBUDER konferansı önünde gerçekleştirdiğimiz eylemleri değerlendirdik.
Eylemlerimiz sonucu patron Gürsel Erbap ile gerçekleştirilen görüşmenin neticesinde; Cuma gününe kadar tarafımızca kabul edilebilir bir teklif ve ödeme takvimi oluşturulmazsa; Cuma gününden başlayarak sürdüreceğimiz eylemleri planladık.
📣Doruk Un, Kile Un, Panista… örtülü ya da resmi ya da hileli olarak bu süreçte var olan tüm patronları uyarıyoruz: Sadece Gürsel Erbap’ın değil, hepinizin ensesindeyiz. Haklarımızı derhal ödeyin.
🔴Bir çağrımız da İstanbul Anadolu yakasında yaşayan tüm işçi kardeşlerimize: İşçi sınıfımızın tarihi ayaklanması 15-16 Haziran’ın yıl dönümünde hakkını arayan Panista işçileri olarak biz de 14 Haziran Pazar, saat: 16.00’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda olacağız. Hepinizi davet ediyoruz.
Önal Grup, Türk Havadis Medya çalışanlarının mağduriyetini, yarın yani 10 Haziran'da giderecekleri sözünü vermişti. Yarın tüm dikkatimizi bu konuya verecek ve takipçisi olacağız. @iletisimemekagi@pensendeyiz@turkhavadiscom@onal_ferit
Aklınızdan bile geçirmeyin!
Ülkemizin içine bir ur gibi yerleşip yayılan dünyanın en büyük terör örgütü NATO’nun 36. Zirvesi 7-8 Temmuz’da başkent Ankara’da düzenlenecek.
Lafa gelince “vatan, millet, sakarya” diyenlerin ülkemizin bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik en büyük tehditlerin başında gelen emperyalist ABD’nin ve onun liderlik ettiği NATO’nun emir eri gibi davranmaya ne kadar hevesli olduklarını bu vesileyle bir kez daha görüyoruz.
Tam da bu kapsamda, Ankara’da NATO karşıtı bir miting düzenlenecek diye kenti açık hava hapishanesine çevirme niyetlerini yakından takip ediyoruz.
Partimizin çağrısını yaptığı, 5 Temmuz'da Tandoğan'da gerçekleşecek mitingin yasaklanacağı haberlerini üstü kapalı olarak servis etmeye çalışanları uyarıyoruz: Aklınızdan bile geçirmeyin!
Daha geçtiğimiz aylarda Filistin ve Lübnan halkının üzerine, komşumuz İran halkının üzerine yağdırılan ABD menşeli bombalar tüm dünyanın ve tabii ki halkımızın hafızasında ve vicdanında yakıcılığını koruyor.
Bu düzenin ev sahibi olan patronlar, AKP iktidarı ve buldukları her fırsatta NATO övücülüğü yapan düzen muhalefeti tüm bu katliamların bir numaralı sorumlularından Trump’ın, ülkemize gelecek olmasından mutlu olabilir.
Yeni anlaşmalar ve yeni görevlerle kendi servetlerini, koltuklarını sağlama alacaklarını düşünüyor olabilirler.
Ancak bu ülke onlardan, işbirlikçilerden ibaret değil.
Memleketimizin bağımsızlığını ayaklar altına alacak, halkımızı kendi çıkarları doğrultusunda ölüme gönderecek ABD’nin planları önünde boyun eğecek bir halk yok bu ülkede!
Kalbi İsrail ve ABD caniliğinin karşısında, sonuna kadar Filistin ve İran halkının yanında atan milyonlar var bu ülkede.
Memleket toprağındaki ABD ve NATO üslerinden utanç duyan bir halk var bu ülkede.
Bunları aklınıza kazıyın ve asla unutmayın.
Ankara’da NATO’yu hak ettiği gibi karşılamak, on binlerce kişiyle bu emperyalist haydutluğun karşısına dikilmek bu ülkenin yurtseverlerinin, cumhuriyetçilerinin, devrimcilerinin, komünistlerinin boynunun borcudur.
Bu miting bu anlamıyla sadece TKP’nin değil, ülkemizin tüm onurlu yurttaşlarının ve emperyalizme karşı samimi olarak mücadele yürütenlerin mitingidir.
Çağrımız onlaradır, gelin memleketimizin bağımsızlık bayrağını hep birlikte yükseltelim, gelin işbirlikçilerin ve emperyalist haydutların karşısına hep birlikte dikilelim.
BU MEMLEKET BİZİM!
☀️ %40 TAMAM — ŞİMDİ HIZLANMA ZAMANI!
#Küba’ya Güneş Topluyoruz kampanyamız güçlü bir başlangıç yaptı 💪
Ama hedefe ulaşmak için daha büyük bir ivmeye ihtiyacımız var!
📢 Şimdi:
🔁 Daha fazla paylaş
👥 Daha fazla kişiye ulaştır
💸 Daha fazla destek ol
Bu kampanya büyüdükçe güçlenecek, yayıldıkça tamamlanacak.
Hep birlikte başaracağız! ✊
#KübayaGüneşTopluyoruz #Dayanışma #Cuba #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola #CubaVencera
@siempreconcuba@Embacuba_Turqui@CubaMINREX@PresidenciaCuba
📍 Bu onurlu dayanışmanın parçası olmak için:
JOSE MARTİ KÜBA DOSTLUK DERNEĞİ
Remzi Oğuz Arık Mahallesi, Büklüm Caddesi, No: 38/7, 06680, Çankaya Ankara
TÜRKİYE İŞ BANKASI
Şube Adı: Meşrutiyet
Şube Kodu: 4213
SWIFT Kodu: ISBKTRIS
TL HESABI
Hesap No: 1250379
IBAN: TR98 0006 4000 0014 2131 2503 79
USD HESABI
Hesap No: 1098551
IBAN: TR02 0006 4000 0024 2131 0985 51
EURO HESABI
Hesap No: 1098584
IBAN: TR81 0006 4000 0024 2131 0985 84
Doruk Un patronu ve HUBUDER başkanı Gürsel Erbap’ın ensesindeyiz!
Bugün Panista’nın benimle alakası yok diyen Gürsel Erbap’ın Ulus Palmiye Sitesi’ndeki on milyonlarca ederindeki evinin önündeydik.
Hakkımızı alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yok öyle işçilerin emeğine çöküp, bayramda tatillerde sefa sürmek.
4-5 Haziran’da Ankara’da HUBUDER’in düzenlediği fuarda olacağız. Fuara kadar ise her yerde Erbap’ın ensesinde olmaya devam edeceğiz!
Gürsel Erbap’ı derhal hakkımızı ödemeye çağırıyoruz.
İşçiler ‘Koç’lardan 109 kat fazla vergi ödedi
🔴Türkiye'nin en büyük iki sanayi devi Tüpraş ve Ford Otosan 2025'te toplam 1.6 trilyon TL gelir elde etti. Fiili vergi oranı sadece binde 2 oldu.
🔴 Koç Holding’in iki şirketinin yıllık cirosu 3 milyondan fazla işçinin ücret gelirini aştı. Ancak sadece 28 bin 819 işçinin ücretinden kesilen gelir vergisi, Türkiye'nin en büyük iki sanayi şirketinin ödediği vergiye eşit.
🔴 İşçinin sırtındaki fiili vergi yükü oranı, dev holdinglerin vergi yükünün 109 katı.
✒️ Uğur Zengin (@uczengin) yazdı
https://t.co/qAlTDdIQYw
Çekin o kirli ve kanlı ellerinizi Küba ve Kübalı devrimciler üzerinden
ABD emperyalizmi son aylarda petrol kuşatmasıyla, ülkenin kurum ve yöneticilerini hedef alan yeni yaptırımlarla, askeri müdahale tehditleriyle tırmandırdığı saldırganlığına meşruiyet zemini kazandırmak için yalan dolan dolu suçlamalarına bir yenisini ekledi. Raúl Castro’ya karşı, 1996 yılında ABD’ye ait iki sivil uçağı düşürme emri verdiği ve dört kişinin ölümüne yol açtığı iddiasıyla saçmalıktan ibaret bir iddianame yayınladı.
Haddini bütünüyle aşan ABD hükümeti, Küba Devrimi’nin tarihsel liderlerinden biri olan ve Ordu Generali unvanını tarihsel olarak hala taşıyan Raúl Castro’ya el uzatma cüretini göstermiştir.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından anti-komünist histeriyle ortaya atılan bu iddiaların asılsızlığını ayrıca tartışma ihtiyacı dahi duymuyor, söz konusu girişimi baştan sona mahkûm ediyoruz.
Küba Devrimi’nin liderliği devrim tarihi boyunca en ağır sınavlardan başı dik çıkmış, tarih tarafından sınanmış ve aklanmıştır. Böyle bir tarihsel mücadelede en kritik sorumlulukları üstlenmiş, Küba halkının aklında ve kalbinde devrimin kahramanı olarak silinmez bir yer edinmiş Raúl Castro’yu sözde mahkemelerinde sanık sandalyesine oturtmak için adım atmaya kalkışmak kimsenin, hele hele ABD emperyalizminin hiç haddine değildir.
ABD ne zaman Küba’yı bir şeyle suçlasa asıl failin kendisi olduğunu biliyoruz. Tıpkı ülkenin yaşadığı enerji darboğazından Küba sosyalizmini sorumlu tutmaya çalışırken olduğu gibi, burada da kendi terör faaliyetlerinin sonuçlarından Küba’yı sorumlu tutmaya çalışıyorlar.
Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri tarafından 1996 yılında düşürülen uçaklar sıradan sivil uçaklar değiller. Miami’de konuşlanmış, CIA tarafından finanse edilen karşıdevrimci çetelerin başında gelen Brothers to the Rescue grubuna ait iki uçaktan bahsediyoruz.
Küba halkını devrimci hükümete karşı ayaklanmaya teşvik etmek için faaliyet yürüten ve radyo yayınlarını, propaganda broşürlerini, hatta Küba’nın tarım arazilerini zehirleyen biyolojik ajanları ülkeye serpmek için Küba hava sahasını yüzlerce kez ihlal etmiş olan Brothers to the Rescue gibi örgütlerin yasadışı faaliyetleri defalarca tespit edilmiş, ABD hükümetine defalarca rapor edilmiş, bu faaliyetlerin önlenmesi için defalarca uyarılarda bulunulmuş ve sürmesi halinde uçakların düşürüleceği defalarca yinelenmiş olmasına rağmen ABD hükümeti bu örgütleri beslemeye ve teşvik etmeye devam etmiştir.
Küba halkı ve Küba hükümeti vatanını karşı devrimci faaliyetlere karşı, terör saldırılarına karşı savunma hakkına sahiptir; Küba, egemenliğini savunma hakkına sahiptir. ABD emperyalizmi bu akıldışı iddianameyle bir kez daha Küba’nın kendini savunma hakkını, egemenlik hakkını hedef almaktadır.
ABD, otuz senenin ardından böyle bir iddianameyi gündeme getirerek ülkeye yönelik askeri müdahalenin yolunu açmaya; ülkenin yöneticilerini, devrimin önderlerini haydutça kaçırmak için zemin yaratmaya çalışmaktadır.
Türkiye Komünist Partisi Küba’yı hedef alan her türlü saldırının karşısındadır; bundan sonra da öyle olacaktır. Küba halkının ve onun devrimci önderliğinin yanındayız.
Yaşasın Küba Devrimi! Yaşasın devrimin büyük kahramanı Raúl!
Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komite
Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı olarak Ankara’da “BOYUN EĞMEYEN GAZETECİLER TOPLANIYOR: DAYANIŞMA DUVARLARDAN GÜÇLÜDÜR” başlıklı etkinliğimizde bir araya geldik.
Gazeteciler Cemiyeti’nden Gökhan Tekşen ve Ağ avukatlarından Eren Değirmenci‘nin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda gazeteciler üzerindeki baskı ve sömürü mekanizmaları ile mevzuat ve haklarımız üzerine kapsamlı bilgilendirmeler yapılırken örgütlü mücadelenin öneminin altı çizildi.
Etkinliğin bitiminde, tutuklu gazeteciler için başlattığımız “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” mektup kampanyası kapsamında sesimizi duvarların ötesine taşımak üzere hep birlikte mektuplarımızı kaleme aldık.
Hukuku baskı mekanizması olarak kullanıp toplumsal hafızaya ve halkın haber alma hakkına saldıran muktedirler akıllarından çıkarmasınlar: Dayanışma duvarlardan güçlüdür.
@pensendeyiz
Panista İşçileri Temsilcisi Emre Oytun:
“Bizi muhatapsız bırakarak, şirketleri kâğıt üzerinde batırarak bu işten sıyrılamazsınız. Doruk Un CEO’su Gürsel Erbap, Kile Un Genel Müdürü Ozan Tunç, Kile Un ortağı Cengiz Doğan ve tüm şirket ortaklarına sesleniyorum. Bizi görmezden gelemeyeceksiniz. Açtığınız ve açacağını Panista şubelerinin önünde bizi göreceksiniz. Haklarımızı son kuruşuna kadar almadan durmayacağız.
Hiçbir hakkımızı alamadık. Her defasında şirketleri boşaltıyorlar ve biz muhatap arıyoruz. Gürsel Erbap şirketlerinin karlarının büyüdüğünü her yerde anlatırken; bize gelince telefonlarını açmıyor. Cengiz Doğan, Fethi Yılmaz, Ozan Türk tazminatlarımızı vereceklerine söz vermişlerdi.”
#MedenlerDevletleştirilsin
Kütahya Tunçbilek’te Egetaş Maden İşçileri haklı talepleri için eylemlerini sürdürüyor.
Egetaş Maden İşçileri hayatta kalmak ve haklarını almak için direniyor.
Egetaş Maden İşçileri’nin talepleri:
🔴İş sağlığı ve İşçi Güvenliğine ilişkin gerekli önlemlerin alınması,
🔴2025 yılından bugüne eksik yatan ücretlerin ödenmesi,
🔴3 yıllık sözleşmedeki ödenmemiş kömür haklarının ödenmesi,
🔴 Çalışma barışını bozacak uygulamalara son verilmesi
Maden İşçilerin talepleri, taleplerimizdir. Egetaş Maden İşçileriyle birlikteyiz. Haklarımızı alana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.
❗️Sadece Egetaş madeni değil, tüm madenler devletleştirilmelidir. Holdingler madenlerden kovulmalıdır. Maden işçilerinin can güvenliği ve hakları devlet güvencesi altına alınmalıdır.
#MadenİşçisiKazanacak
@madenlerd
Haber pandemi döneminden.
Bahsi geçen fırının ismi KOMŞU FIRIN. Patronları Doruk Un sahipleri.
Küçülme bahanesiyle işçileri işten atıp, tabela değiştirdiler. Yeni açılan fırın zincirinin adını ise biz söyleyelim: PANİSTA.
Spiker haberi anons ederken söylüyor: Kiminin 10, kiminin 15 yıllık tazminatı yandı. Mahkeme işçileri haklı buldu. Ama yasal boşluktan yararlanan şirket onlara bir kabus daha yaşattı.
🔴ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’na @csgbakanligi SORUYORUZ: Aynı filmin tekrar etmesine izin verecek misiniz? Bu ülkede patronlar düzenli olarak, işçilerin tazminatlarına el koyacak ve yoluna yeni bir tabela, yeni bir isimle devam edebilecek mi?
🔴ADALET BAKANLIĞI’na @adalet_bakanlik SORUYORUZ: İşçiler hakkını mahkemede arayacak, hem de davalara, icralara, avukatlara para harcayarak davayı kazanacaklar. Ama iş parayı tahsil etmeye geldiğinde patronun ayak oyunlarıyla yola devam etmesine ses çıkarmayacak mısınız? Dışarıdan gözle bile anlaşılan bir hile ile 10-15 yıl kıdem tazminatı hiç edilmiş işçilere; boşa uğraşmayın, hakkınızı, hukukunuzu aramaya mahkemeye gelmeyin mi diyeceksiniz?
Haberde işçiler anlatıyor: İlk başta kıdem tazminatınızı ödeyeceğiz dediler, bu esnada da şirketi başka bir şirkete taşımışlar. Sadece tabela değişikliğine gidilmiş. Ticari ünvan aynı şekilde kalmış. İsmi değiştiriyorlar, çıkarılan işçiler mağdur oluyor. Battık diyorlar ama hayır batmadılar yola devam ediyorlar. Belki yine isim değiştirecekler, o zaman da mevcut çalışan işçiler mağdur olacak.
Spiker ekliyor: Savcılığa suç duyurusunda bulundular, Dava açıldı. Mahkeme de onları haklı buldu ama tazminatlarını hala alamadılar.
❗️PATRONLAR AYNI. AYAK OYUNLARI AYNI. YAŞANAN MAĞDURİYET AYNI. ŞİMDİ DE PANİSTA İŞÇİLERİNİN HAKLARINI GASP EDİYORLAR.
🔴HUBUBAT TEDARİKÇİLERİ DERNEĞİ’ne @hubuder SORUYORUZ: Başkanınızın yaptığı usulsüzlüğe ses çıkarmayacak mısınız? Yoksa bir yolunu bulsak da biz de kendi işçilerimizin kıdem tazminatına çöksek mi diyorsunuz?
🔴PATRON GÜRSEL ERBAP’a @GerbapGursel SORUYORUZ: Panista işçilerini muhatap alıp, haklarımızı ödeyecek misiniz? Yoksa yine telefonu suratımıza mı kapatacaksınız?
4-12 TEMMUZ ARASI NATO KARŞITI ZİRVE VE 5 TEMMUZ’DA BÜYÜK MİTİNG İÇİN ÇAĞRI
ANKARA NATO’YA GEÇİT VERMEYECEK!
Ülkemizin bağımsızlığı ve egemenliğinin karşısındaki en büyük tehditlerden biri olan çokuluslu tekellerin eli kanlı örgütü NATO, 7-8 Temmuz’da Ankara’da bir zirve düzenleyecek.
AKP iktidarı ve patronlar, NATO liderlerini lüks ve şatafatla ağırlamak için aylar öncesinden kolları sıvadılar. Şeker Fabrikası’nın lojmanlarını yıkıp Trump’ın uçağına iniş pisti yaptılar. Milyarlarca liraya VIP salonu inşa edip kendilerine verilecek yeni ihaleleri beklemeye başladılar…
Evet, onlar hazırlanıyor ancak ülkemizde NATO zirvesi öncesi kolları sıvayan, hazırlananlar onlardan ibaret değil.
Bu ülkenin yurtseverleri, cumhuriyetçileri ve komünistleri memleketlerine sahip çıkıyor, dünyanın en büyük terör örgütü NATO’yu ülkemizden söküp atmak için hazırlanıyor.
Bu kapsamda Türkiye Komünist Partisi, 4 Temmuz-12 Temmuz haftasını NATO KARŞITI ZİRVE olarak ilan ediyor. Bu zirve kapsamında konferanslar, sergiler, etkinlikler gerçekleştirilecek, halkımızın NATO karşıtı direnci gün gün yükseltilecek.
Ayrıca 5 Temmuz’da Ankara’da, NATO KARŞITI ZİRVE kapsamında büyük bir miting düzenlenecek.
Tüm yurtseverleri, cumhuriyetçileri ve devrimcileri zirveyi ve mitingi hep birlikte güçlendirmeye çağırıyoruz.
Bir kez daha ilan ediyoruz, NATO’yu bu topraklardan söküp atacağız.
BU MEMLEKET BİZİM KAHROLSUN EMPERYALİZM!
Ankara’nın en lüks otelinde “NATO'nun Ankara Zamanı” başlığıyla bir araya gelen iktidar ve NATO temsilcilerine “uyarı” için eylemdeydik.
Başkentte dünyanın en büyük terör örgütünü lüks içinde ağırlayacaklarını sananlara fena halde yanıldıklarını hatırlattık.
Eylemde konuşan TKP Merkez Komite Üyesi Ali Ufuk Arikan şunları söyledi: “Bugün Ankara’nın en pahalı otelinde NATO için buluştular. Ankara’da NATO zamanıymış! Bunu söyleyenler, memleketimizi dünyanın en büyük terör örgütü NATO’ya pazarlamaya kalkıyorlar. Ancak unutmasınlar karşılarında bizi, bu memleketin yurtseverlerini, cumhuriyetçilerini, devrimcilerini, komünistlerini görecekler. Bu temmuzdaki zirve öncesi uyarımızdır. Ülkemizden NATO’yu söküp atacağız.”