Iğdır Belediyesi’nin kenti donattığı afişler.
Başlığı Kürtçe verilen afişte, bazı metinlerin Türkçe karşılığının olmadığı görülüyor.
Anayasa’ya açıkça aykırı.
Birileri çıkıp da “Kürtçeden bu kadar rahatsız olmayın, Kürt vatandaşlarımız orada çoğunlukta” falan demesin.
2019’da MHP, belediye başkanlığını 1.500 oy farkla kaçırmıştı.
Hatta o dönem, Meral Akşener’in bizzat kendi ifadesine göre, aynı ittifakta olmamalarına rağmen MHP kazansın diye İYİ Parti Iğdır’da belediye başkan adayı çıkarmamıştı.
Kaldı ki tam tersi olsa bile, kamu eliyle çift dil olmaz.
ırmak öğretmene yapılan mobbing korkunç düzeyde 180km ötedeki okula gorevlendirmisler günlük 3k taksi parası vermek zorundaymis yani bütün maaşı okuluna uzak evin kirasına ve yola gidiyor maddi sıkıntılar icindeymis dahasi ona tokat atan müdüre de hiçbir şey olmamış
Ağrı’da 24 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, bir kadının ve eğitimcinin maruz kaldığı ağır baskıları ve yalnızlaştırılmayı gözler önüne serdi.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, ilk bulguların intihara işaret ettiği bu acı olayın arkasındaki ihmaller zincirini yakından takip ediyoruz.
Irmak öğretmen, daha önce görev yaptığı okuldaki müdürün fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmış, ancak sistem şiddet uygulayan kişiyi cezalandırmak yerine mağdur olan Irmak öğretmenin görev yerini değiştirmiştir.
İlçe merkezine 50 kilometre uzaklıktaki bir köy okuluna gönderilen genç kadına kalacak bir lojman sağlanmamış, her gün bu zorlu yolu kendi imkanlarıyla aşmak zorunda bırakılmıştır. Bu durum onun üzerinde hem çok büyük bir ekonomik yük hem de ciddi bir güvenlik kaygısı ve psikolojik baskı yaratmıştır.
En acısı da Irmak öğretmenin yaşadığı bu mobbingi, barınma ve ulaşım sorunlarını defalarca resmi kurumlara dilekçelerle bildirmiş olmasına rağmen yetkililerin bu çığlığa sessiz kalması ve hiçbir çözüm üretmemesidir.
Genç bir kadını, bir öğretmeni çaresizliğe ve yalnızlığa mahkum eden bu düzene karşı sessiz kalmayacağız. Şiddete uğrayanın sürgün edildiği değil, şiddet gösterenin ve bu duruma göz yumanların hesap verdiği bir sistemi kurana kadar mücadelemiz sürecek.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, Irmak öğretmeni bu noktaya sürükleyen tüm sorumluların açığa çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisiyiz.
İtalya vizesi randevusu alamadığımız için, dünya çapında Codementum sınavında derece elde eden 9 yaşındaki oğlumun Roma'daki uluslararası finallere katılma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.
Oğlum ilkokul 3. sınıf öğrencisi.
Çoğunlukla ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı uluslararası Codementum sınavında dünya 23'üncüsü olarak İtalya'nın Roma kentinde düzenlenecek Grand Final'e katılmaya hak kazandı.
Bu başarı sonucunda resmi davet aldı.
Final organizasyonu için kayıt işlemlerimizi tamamladık.
Uçak biletlerimizi aldık.
Konaklama rezervasyonlarımızı yaptık.
Sınav ve organizasyon ücretlerini ödedik.
Bugüne kadar yaklaşık 10.000 Euro tutarında harcama gerçekleştirdik.
Ancak bugün itibarıyla hâlâ vize başvurusu yapabilmek için gerekli randevuyu alamıyoruz.
Açılan Randevular birkaç dakika içinde tükeniyor.
Defalarca denememize rağmen sonuç alamadık.
Profesyonel vize danışmanlık şirketleri aracılığıyla da denedik, onlar da randevu oluşturamadı.
Telefonlarımıza yanıt verilmiyor.
E-postalarımıza dönüş yapılmıyor.
Konsoloslukla doğrudan görüşmek istediğimizde içeri alınmıyoruz. idata hiç bir şekilde bilgi vermiyor.
Buradaki sorun vizenin reddedilmesi değil.
Sorun, dünya finallerine davet edilmiş bir öğrencinin başvurusunu yapabileceği bir randevuya dahi erişememesi.
Bir çocuğun uluslararası akademik başarısının bürokratik erişim sorunları nedeniyle karşılıksız kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Yetkililerin sesimizi duymasını ve oğlumun hak ettiği bu final sinavina erişebilmesi için destek olmasını rica ediyorum.
@ItalyinTurkey
@idataTurkey @ItalyinTurkiye
#Codementum #STEM #İtalyaVizesi
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.
Pasaportumuzun itibarını bitirdiler, son 10 yılda “vize ret” oranı 3 kat arttı, öğrenciler Erasmus’a gidemiyor, iş insanları aylarca vize randevusu bekliyor.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, vatandaşlarımız vize karaborsasında milyarlarca lira söğüşleniyor.
Vize İmparatorluğu’nu belgeleyen haberlere erişim engeli getiriliyor. Gerekçe: “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması.”
Asıl gerekçe Mevlüt Çavuşoğlu ve Vize İmparatorluğu’nun korunması olmasın?
• Vize randevusu bulacağını vaat eden kişilerle, şirketlerle iletişime geçen, bu yöntemle vize randevusu alan ya da almaya çalışan vatandaşlar bana ulaşabilir mi?
• Konuşma ekran kayıtlarını,
• Yapılan reklamların ekran görüntülerini,
• Varsa ödeme dekontlarını mail adresime gönderebilirsiniz:
[email protected]
Twitter mesajlarından da iletebilirsiniz. Cevap veremesem de hepsine bakacağım.
Bu işin sonunu inşallah hep birlikte getireceğiz. Bu şekilde vize randevusu alan vatandaşların çekinmesine gerek yok. Burada suçlu olan sizler değilsiniz.
Unsurları dahi oluşmamış bir suç iddiasıyla gazeteci Ismail Arı'yi 74 gündür tutuklu yargılayan adalet sistemi, bir çocuğun ölümüne neden olan ve yüzde 100 kusurlu bulunan Fatma Zehra Kınık'ı bırakın tutuklamayı, bir gün bile tutuklu yargılamadı!
#TalebimizTahliye
Bu tweete özel olarak destek olmanızı istiyorum. Çünkü minik kızı babasını çok özledi.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı, meslektaşım, dostum Mehmet Pehlivan tam 345 gündür hukuksuzca cezaevinde tutuklu!
AKP’liler hakkında aynı işlem uygulanmazken; Mehmet Pehlivan kendi ayağıyla gidip ifade vermesine rağmen tutuklanarak cezaevine konuldu.
Yeter artık!
Adalet istiyoruz!
Takipçi Şikayeti:
🔹️"Bayramda Elazığ’a gittik, Harput Kalesi’ne çıktık. Hemen kalenin dibinde bir kafe vardı. Baktık, demlik çay 80 TL, kahve 80 TL.
🔹️Dedik, soluklanalım, çay içelim. 1 demlik çay, 1 kahve, 2 su istedik. Toplamda 200 TL hesap gelmesi lazımdı.
🔹️Hesabı ödemeye kalktık, 340 TL dediler. “Nasıl 340 TL?” dedik. Bu sefer “Biz 2 kişilik demlik yolladık” falan dediler.
🔹️Öyle bir seçenek yok, öyle olsa bile yine hesap tutmuyor. Bu defa üstümüze yürüdüler.
🔹️'Derdiniz 100 TL mi, amacınız ne? Ödüyorsanız ödeyin, zaten başka memleketten gelmişsiniz' gibi kabadayılık yaptılar. Böyle esnafların silinmesi lazım.
🔹️Bu arada hesap yine ucuz, ona itirazım yok. Ama 1 TL bile olsa dolandırılmak ve bu üslup insanın zoruna gidiyor."
İçişleri Bakanı “Yabancılara verilen vatandaşlıklar iptal edilemez” demiş.
Vatandaşlık, devletin egemenlik hakkıdır. Emlak ofislerinde dağıtılan bir promosyon değildir.
Millet yetkiyi verdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının itibarını yeniden tesis edeceğiz. Çünkü Milletin iradesinin üstünde hiçbir makam yoktur.
Ayhan Şengüler adlı pedofil hala serbest,tecavüz edip evlendirildiği karısı ve tecavüz ettiği çocuğu toprak altında.Kuran vakfı kurucusuymuş. Ey savcılar,niçin bir soru bile sormuyorsunuz?Kim koruyor? Kim o emri veriyor?Niye?
16 yaşındaki MESEM öğrencisi Yasemin, stajyer olduğu kuaförden iş çıkışı eve dönmedi, 3 gündür kayıp!
Antalya Serik’te yaşayan Yasemin Bolat, Kadriye Mahallesi’nde çalıştığı kuaför dükkanından eve dönmedi. 28 Mayıs Perşembe günü akşamından beri kayıp olan Yasemin hala bulunamadı.
Baba Adem Polat; “Kısım meslek lisesinde eğitim görüyor. 1 gün okula diğer günler kuaföre gidiyor. Annesiyle eğitim gördüğü iş yerine gitti. Akşam eve dönmeyince aradık ulaşamadık. Polise giderek kayıp ihbarında bulunduk. Kızım Yasemin Bolat’ı görenlerin, yerini bilenlerin güvenlik güçlerine ve bize ulaşmasını rica ediyorum” dedi.
Patron söz verdi, üç bakan
garantör oldu; paralar yine ödenmedi
Ankara’da günlerce eylem yapan, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerine verilen sözler tutulmadı.
125 işçiden hiçbirine, patronun verdiği söze ve üç bakanın garantörlüğüne rağmen kıdem tazminatı ile 45 günlük maaş alacağı ödenmedi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, “Verilen sözlere inandık, yanlış yaptık” dedi.
Çakır: “1 Haziran’da ailelerimizle birlikte yeniden eyleme başlıyoruz. Bu kez paralar hesabımıza yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız”. (Erdoğan Süzer / Sözcü)
15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı...
Geçen yıl Kastamonu’da yolun karşısına geçerken bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Ailesi bir yıldır adalet bekliyor.
Anne Esin Pehlivanlı’nın iddiasına göre sürücü, eski Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu’nun kızı. Ve bir gün bile tutuklu kalmadı.