Korku filmlerini pek sevmem. Vampirler, cinler, kurt adamlar ilgimi çekmez. Ama sıradan insanların başına gelebilecek, hayatını altüst edecek filmler benim daha çok radarıma girer. Tatile çıkan sıradan bir ailenin başına dert olan bir kamyon, Bir öğrenci servisine musallat olan Speed türü filmler , uçak kaçırma filmleri vs. Pınar Türker'in ifadesini bu tür bir korku filmi senaryosunu okur gibi okudum. İyi bir eğitim, çocuklar, parlak bir kariyer derken bir anda cezaevi ve çıplak aramalarla tanışan bir profesyonel yönetici Pınar hanım. Yazarlar, çizerler, gazeteciler , siyasetçiler soruşturmalara, mahkemelere alışıktır ama bu kadıncağız ne yapsın? Kabul ettiği parlak bir iş teklifinin çıplak aramalarla ve "çocuklarını göremezsin" tehditleri ile sonlanacağını nereden bilsin? Bu aynı zamanda "Amaan bıktık bu siyasetten, kapışmalardan canıııım" diyenlerin kulağına da küpe olsun. Senin kapın çalınmadan işkenceye ve tüm insanlık suçlarına itirazını yüksek sesle haykırmaz isen sesin duyulmaz olur. Sabah kapınız çalındığında "gelen kesin sütçüdür" diyene kadar Demokrasi'yi ısrarla talep ediniz.
Yüzbaşı Charles Cunningham Boycott, toprak sahibi bir aristokrat olan Lord Erne'nin kahyası olarak 1880 ylında İrlanda'nın batısında Mayo Bölgesi'ne atanmıştı.Mahsül düşük olduğu için köylüler Boycott'tan kiralarda %25 indirim yapmasını istedi. Ancak Charles Boycott bunu kabul etmedi ve kirasını ödemeyenleri evlerinden atacağını söyledi.Bunun üzerine Charles Stewart Parnell bölgedekileri topladı ve "evinden atılan birinin evine yerleşenlere ne yapalım diye sordu" İrlandalılar "öldürelim" diye bağırdılar.Parnell "Size çok daha iyi bir yolu, daha İnsanca ve hayırsever bir yolu göstermek istiyorum. Bu, kaybolmuş bir adama tövbe etme fırsatı verecektir." dedi ve "kim kirasının ödeyemediği için eviden atılan birinin evini kiralarsa kimse onunla konuşmasın, kimse ona bir mal satmasın" diye hareketi başlattı.Hareket bu sırada uzun zamandan beri adil kiralar, kullanım hakkının sabitliği ve satış serbestliğini savunanların desteğini aldı.Hareket sonra Charles Boycott'u hedef aldı. Kimse Boycott'un toprağında çalışmayacak, kimse Boycott'a mal satmayacak ve kimse Boycott ile konuşmayacak dendi.Charles Boycott dışlandı. Ürünler tarlada kaldı. Boycott İngiltere'den yardım istemek zorunda kaldı. İngiltere'den tarlada çalışmak için yaya askerler ve onları korumak için de süvariler geldi. 500 pound tutarındaki ürün için 10 bin pound harcandı.Sonunda Boycott pes etti ve İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Hareket başarılı olmuştu. "Buna halkın anlayabileceği bir isim bulalım ve İrlanda'nın her yanına yayalım" dediler. Önce dışlamak kelimesini düşünseler de sonra zaten artık herkesin duyduğu Charles Boycott'un soyadında karar kaldılar. Boykot, İrlanda'da doğdu ve dünyaya yayıldı.
@KoctasDestek kartal mağazasından aldığım banyo dolabının montajında çamaşır makinasının musluğu bahane ederek montaj yapmadan montaj yapılmış gibi gösterip gittiler tekrar servis talep ettiğimde para talep ettiler. montaj için musluksuz banyo mu istiyorsunuz.@ koçtaş
Arkadaşlar, 20 hanelik bir köyde hunharca katledilen Narin kızımızın duruşmasına çok az kaldı! Bu olayı unutturmamalıyız!
Bu tweeti gören herkesten en az 1 tweet atmasını rica ediyorum. Etiketimiz bu:
#NarinDavasıHepimizin
Caniler, Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde bir öğretmeni katletmiş.
İlçede Felsefe Öğretmeni olarak görev yapan 2 çocuk babası Özgür Ekinci'nin cansız bedeni başından vurulmuş halde yol kenarında bulundu. Katil ya da katillerden hala iz yok... Umarım katiller tez zamanda bulunur.
Lanet olsun bu ölümü gerçekleştirenlere...
Bu suç, #Narin'in bedeninde, hepimize karşı işlenmiştir.
Bilinsin ki; Diyarbakır Barosu ve kentteki sivil toplum kurumlarıyla birlikte bütün sorumluların ortaya çıkartılması, cezalandırılması için en etkin biçimde bunun takipçisi olacağız.
Hepimizin başı sağ olsun... Mekanın cennet olsun #Narin ...
(Bunca geniş kapsamlı arama tarama çalışmalarına, yüzlerce güvenlik görevlisinin mesaisine, gelişmiş teknik cihazların kullanımına rağmen Narin'in 19 gün sonra evinin sadece 3 kilometre ötesinde bulunmuş olması da, bu görevi yapanlar bakımından düşündürücüdür.)
#NarinGüran
Metin Lokumcu Davası’nın bugün görülen karar duruşmasında tüm sanık polisler hakkında beraat kararı verildi.
Aynı hafta içinde yine Hopa’da Reşit Kibar, tıpkı Metin Hoca gibi doğayı savunurken katledildi.
Aynı gün içinde kara para aklama suçu işleyen enerjik suçlular tahliye edildi.
Doğayı, insanı katletmenin; emekçinin kursağındaki lokmaya çökmenin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir Türkiye Yüzyılı…
Bu adaletsizlik düzeni, bu eşitsizlik düzeni yıkılacak. Yerine eşiti, iyisi, yenisi kurulacak!
Musa Anter, Ferhat Tepe, Hafız Akdemir, Hüseyin Deniz, İzzet Kezer, Sayfettin Tepe, Halit Güngen, Hrant Dink…O kadar çok gazeteci öldürüldü ki bu coğrafyada. Yerleşik ideolojiyi savunan ama bugün ‘muhalif ‘ olan herkes sustu. Budur bugün yaşadığımız şiddetin nedeni.
Bir pilotun objektifinden "Kaz Dağları'ndaki siyanür havuzu".. Mitolojideki adı 'İda' olan ve zengin yeraltı suyu kaynakları nedeniyle Homeros'un 'bin pınarlı' diye bahsettiği oksijen deposu Kaz Dağları.
Yürek kaldırmıyor 📷 ilk ve son hali (lütfen herkesin görmesini sağlayın)
#Kazdaglari #ida #altınoluk
Narin’in amcası evli mi çocuğu var mı mesela ?
Abla kaç sene önce ölmüş ?
Amca, whatsapp yazışmalarını silmiş.
O yazışmalara ulaşılamıyor mu, digital evrende mutlaka iz kalır .
2 hafta oldu 2 hafta
#narinbulunsunartık
Canım ülkemden, hazin bir adalet manzarası. Eşi ve iki evladı katledilen, bir evladı 6 yıldır hücrede tutulan Emine Şenyaşar, Meclis kapısında, “ADALET” pankartının altında uzanmış.
#NarinÇocuk konusunu 1 saniye bile gündemden düşürmememiz gerekiyor!
Unutmayın, Narin sizin de çocuğunuz olabilirdi. Bulunması çok önemli.
En az 1 tweet de olsa atalım: #NarinNerede