Şu artık net bir gerçek: 2002 - 2019 arası AKP ülkeyi SIFIR muhalefet ile dikensiz gül bahçesi gibi yönetmiş. Ne zaman ki Ekrem İmamoğlu tırnaklarını geçirip, çalınan İBB seçimlerini o gece geri döndürdü, 17 yıllık sefahat dönemi bitti. Baykal ve KK ekibi 17 yılımızı çaldı.
— TİP Milletvekili Sera Kadıgil: “16 çocuğun ölümünün doğrudan faili, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir.”
Sera Kadıgil’e cevap veremeyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin komisyon toplantısına devam edemedi, salondan çıkmak zorunda kaldı.
🔻Gülistan Doku’nun yıllar sonra beliren katili: Bir Vali'nin oğlu.
🔻Ege’de palalı bir zorba: Arkasında bir Savcı babanın gölgesi.
🔻Dün okula saldıran saldırgan: Arkasında bir Emniyet Müdürü zırhı.
🔻Bu failler, sanıldığı gibi toplumun dışına itilmiş marjinal profilleri değiller. Aksine, sistemin tam kalbinde beslenen, güç zehirlenmesinin yansıması olarak karşımızdalar.
🔻Adaleti sağlamakla görevli olanların, adaletten muaf tuttuğu bir "imtiyazlılar nesli" yetişti. Yasalar halk için birer prangaya dönüşürken; onlar için babadan miras, kurşun geçirmez birer zırh oldu.
🔻Bu, sadece bir asayiş sorunu değil; liyakatin yerini kan bağına, hukukun yerini ise "kimin oğlu" olduğuna bıraktığı bir sistemin iflası.
🔻 Tepedeki egemen gücün sarhoşluğu, bir alt basamakta halkın canına kasteden bu şımarık izdüşümleri yaratıyor.
Buna popülizm deniyor işte: "Acımasız elitler halkımızı en temel haklardan (camii, kilise) mahrum bıraktılar. Biz ise halkın temsilcisi olarak o elitlerle mücadele ediyoruz."
Sağ popülizmin formülü bu. Sınıfsal ayrım gizleniyor. Söylenen şeyin doğru olması gerekmiyor. Bu örnekteki gibi deli saçması da olabilir. Ama onca kakafoninin ardından seçmenin zihin dünyasında
"Demokrat elitlere karşı halkçı Trump"
ya da
"Kemalist elitlere karşı halkçı Erdoğan"
kalıyor. Bütün amaç bu dikotomiyi yeniden üretmek. Formül belli. Afiyet olsun.
CEZVE kedimizin dosyasında mahkemece Burak Alan hakkında şimdiye kadarki emsallerine göre en yüksek ceza 3YIL 8AY hapis cezasına hükmedilmiş, sanık istinafa başvurarak karara itiraz etmişti.
İSTİNAF BAŞVURUSU REDDEDİLDİ ve KARAR KESİNLEŞTİ!
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
“Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine
göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından
değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı anlaşıldığından,
sanık ve sanık müdafinin talebinin incelenmesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir” gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedildi.
Aynı zamanda sanık Burak Alan’ın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ.
Bu ceza, Türkiye’de bir hayvan katiline verilen en yüksek ceza. Ama YETMEZ! Hayvana karşı işlenen suçlarda CEZALARIN ARTMASI ŞART!
Cezve, seni asla unutmayacak ve unutturmayacağız!
#CezveİçinAdalet 🐾
"Karları eritip şişeliyorlar"
...
“Uludağ’da su dolumu yapanlar işi iyice abarttı. Karları eritip şişeliyorlar. Bursa’nın su ihtiyacı dağdan aşağıya gelip sisteme katılamıyor. Suyumuzu çalıyorlar.”
(Volkan Karsan, https://t.co/xtnHyFvh8e)
Uzun yıllardır yaptığımız ama karar vericilerin kulak asmadığı uyarılar, Bursa'nın suyu kalmayınca bir çok mecrada ifade edilmeye başlandı.
Kısa vadede Uludağ’da kaynak suyu dışında dolum yapan tesisler hemen kapatılmalı, orta vadede ise yurt içi ihtiyacı karşılamak yerine rant ve kar odaklı üretim yapan kaynak su tesisleri ise kamulaştırılmalıdır.
İmamoğlu: Ahmed Arif’in şiiriyle bitireceğim.
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım, Namuslu, genç ellerinle. Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin koncası, Gözlerinden, Gözlerinden öperim, Bir umudum sende, Anlıyor musun?”
Yaşam tehlikesi sürmesine rağmen @mmuratcalik’ın tutuksuz yargılanmasına izin verilmemesi, Cumhur İttifakı’nın muhaliflere karşı tutumunu net şekilde gösteriyor. Böyle bir gaddarlığa destek verenlerin toplumsal barış getirme konusunda en ufak bir arzusu olduğunu düşünmüyorum. Çalık’ın durumu artık bir hukuk değil, vicdan meselesidir. Kamuoyunun bu hukuksuzluğa sessiz kalmaması, diğer muhalefet partileri ve sivil toplumun sürece dahil olması gerekiyor.
İktidarın tüm samimiyetsizliğine rağmen @herkesicinCHP komisyona katılarak Kürt sorununa çözüm konusundaki arzusunu gösterdi. CHP, tüm bu baskıya rağmen süreci demokratik zeminde yürütmeye çalışıyor. Ama bu çabanın anlamlı olması için diğer partilerin (özellikle @DEMGenelMerkezi) açık, ilkesel bir tavır alması şart. Çalık tutuksuz yargılanana kadar komisyon toplantılarına katılmama kararı alınmalı.
Eyüp Can’a dair bir fotoğraf istedim babasından. Gönderdiği tüm karelerde Eyüp çalışıyordu. Garson önlüğüyle yemek servis ederken… Ne bir doğum günü pastası, ne salıncakta bir gülümseme. Geriye sadece çalışırken çekilmiş görüntüler kalmıştı. O an anladım: Eyüp Can, fotoğraflarında bile çocuk değildi…
Aşırı yakışıklı bu arkadaş 2 aylık ama 450 gramcık kalmış. Annesi yok, tek başına da yapamadığı için arkadaşım veterinere aldırdı. Yuva arıyoruz, iletişim ben 🙋🏼♀️