Turnuva Güncesi-Gün 1
Montella hoca moca değil. Ne maç öncesinde ne maç sırasında izlediği oyunu anlamlandırabildiğini düşünmüyorum. O yüzden de yaptığı müdahaleler ziyadesiyle tırt.
Dolayısıyla -hala emin olamamakla birlikte- belki de bugünün taktiği; partiyi en son raddeye kadar müdafaa etmek, olur da çekilmek gerekirse onu halk nezdinde bir harabe zara çevirmek, boş bir çöl halinde düşmana bırakmak ve sonra da bayrağı farklı bir mevzide dalgalandırmaktır.
Belki de asıl plan KK üzerinden partiyi bölmek, bölünme sonrasında kurultayla İnce'yi genel başkan yapmak, Özel'in yeni partisine aynı mahalleden çakıp ulusalcı tabanı İnce CHP'sine kanalize etmek, bugünün CHP'sinden iki tane iktidar olamayacak kadük parti türetmektir.
Muharrem İnce, Ahmet Hakan'a konuştu:
"FETÖ’cüler, CHP’nin tartışmasına müdahil oluyorlar. Geçmişte ‘Hain Muharrem’ diyorlardı. Şimdi başka hain buldular. Bu hain hep değişiyor. Ben FETÖ’cülerle ilişki içindeler demiyorum. Ben bunlardan uzak durmak lazım diyorum. Kardeşler arası ihtilafta bu FETÖ’cülerin ne işi var? Bunlara “bizden uzak durun” demek gerekir."
Hatta İnce de Bahçeli gibi iradesini sarayın avucuna teslim ederek Cumhur ortağı olup görece önemli kadrolar da elde edebilir. Nitekim her ne kadar dışarıdan farklı görünseler de Bahçeli ve İnce'nin, birinin rakı içiyor olması dışında, siyaseten pek de bir farkı yok.
Muharrem İnce:
"Ben parti içinde kavga istemiyorum. Başka türlü davranılamaz mıydı? Mesela Özgür Özel, Grup Başkanı olarak grup toplantısını açsaydı. Açılış konuşmasında bir an önce partinin kurultaya gitmesi gerektiğini, mahkeme kararını doğru bulmadığını ama uymak zorunda olduğunu söyleyerek Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi. Çok daha farklı bir süreç işlemez miydi?"
https://t.co/vlx4yjVaAu
Özgür Özel'den şok iddia:
"Bizim suçumuz; seçim kazanıp AKP'ye tehdit oluşturmak, ABD ve İsrail'in bölgede planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek."
iktidarı kendi belirlediği gündeminde ve siyasi ajandasında sürükleyemeyen, pasifize edilmiş ve her daim söylem üretip eyleme geçmekte zorlanan hali bugün tarihi hataların eşiğinde gezdiriyor hepimizi. Haydi hayırlısı.
Karşıda düşman var, onun düşman olduğunu biliyoruz ama "düşmanlık etmeyelim gel en azından rakip olalım" diyoruz. "İstesek" gibi, "gerekirse" gibi korkak laflar edip duruyoruz. CHP'nin son 20-25 senesinde oluşan atalete uğramış, siyaseten her daim sürüklenen olup hiçbir zaman
Seçilmiş CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre:
"İstesek bugün yeterli sayıda arkadaşımız istifa ederek Parti Meclisi'ni de düşürür. Parti Meclisi, yeter sayının altına iner ve yine orada der ki tüzüğümüz; olağanüstü kurultay yapmak zorundasın, başka bir yol yok."
Bu tabela fetişizmi, "baba ocağı" ülküsü günden güne ivmeyi tersine çevirip hareketi mum gibi söndürür. Cumhuriyet Halk Partisinin kurucu iradesi, artık birlikte yol yürüyemeyeceği "baba ocağı" İTC'yi terk eden, kendi yolunu çizip bu cumhuriyeti kuran iradedir. Unutulmamalı.
Bu kafayla; ihraçlar gerçekleşir, seçilmişler atanmışlar tarafından partiden kovulur, KK "arındık, arınıyoruz" diye caka satar, mevzi iyice geriye çekilerek "ihraç kararları hukuksuzdur, ihraçlar partiye geri dönsün" düzeyinde siyaset yapılır.
@vercetti_34 @Beren447401891 Yeni bir parti kurulursa CHP içindeki denklemin de partinin dahil olduğu ittifakın da bir önemi yok. İnce'nin açıklaması şu anki mücadelenin meşruiyetini sakatlayıp onu KK ile denk biçimde ele alan sıkıntılı bir açıklama.
@yigitcanonal7 Bugün olanı iki farklı klik partiyi iki yana çekiştiriyor ve ikisi meşruiyeti olmayan kliklermiş gibi, parti içinde yaşanan organik bir çekişme varmış gibi yorumlayarak siyaset üreten herkes yarın herkesle el sıkışabilir, siyasetini dizayn ettirebilir.
@yigitcanonal7 "Dahili bedhah kayyım" çizgisinin bir milim gerisine düşen uzlaşmaya, teslimiyete ve ama işbirlikçiliğe savrulur. M.İnce, CHP'nin saray eliyle dizayn edilmek istendiğini göremeyecek biri değil ama hırsı, onu CHP'nin dizayn edilebilir bir parti olmasıyla sorunu olmayan biri kılmış