Adalet bakanının bu akşam katıldığı yayını çok talihsiz bir program olarak özetleyebiliriz. Hayalini kurduğu projeler gerçeklikten uzak, sürekli hakimlerin/savcıların amiri gibi konuşmalar yapması, savunma hakkını kısıtlamaya yönelik anayasaya aykırı fikirleri muhteşem bir buluş gibi anlatması, geçmişte başsavcıyken yürüttüğü dosyaları şu anda bakan sıfatıyla savunmaya yönelik açıklamalar... Nerden tutsan elinde kalıyor
nazi almanyasında da eşcinsellerin hapse atılması faşistlerin önceliği olmuştu. yüzbinden fazla eşcinsel tutuklandı. çoğunluk sessiz kaldı. olanları seyrederseniz, bir gün sizin de kapınız kırılır. faşizm böyledir.
Kim belirleyecekmiş peki bu biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı davranışları? Bunların hepsi "fıtrat" denilen kavrama temel oluşturmak için gündemimize geliyor.
Kot pantolon giymek kadının fıtratında yok.
Çalışmak kadının fıtratında yok.
Sokakta gezmek kadının fıtratında yok.
Topluma karışmak kadının fıtratında yok.
Başı açık gezmek kadının fıtratında yok.
Açık giyinmek kadının fıtratında yok.
Çok gülmek kadının fıtratında yok.
Şarkı söylemek kadının fıtratında yok.
Kadının toplumda var olması, kadının fıtratında yok kısaca.
Nasıl bir şeye zemin hazırlandığının farkındasınız umarım.
Adamlar İmamoğlu'nu içeri attı, sonra Kanal İstanbul'u devam ettirdi, araziler Körfez sermayesine satılmaya devam, şimdi yetmedi boğazdaki köprüleri ve otoyolları falan satacaklar İstanbul'daki. Yabancı bir ülke gelse ülkeye çökse gerçekten daha farklı bir şey yaşanamazdı. 1918.
Bir hafta önce sahte diploma skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir ay önce LGS skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir yıl önce yenidoğan çetesi skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Beş ay önce Bolu otel yangını skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir yıl önce 3 milletvekilinin altın kaçakçılığı skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Dört yıl önce ticaret bakanının kendi şirketinden bakanlığa dezenfektan satması skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
İki yıl önce Kızılay'ın depremzedelere çadır satması skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Tüm sınavları çalınmış, tüm kişisel verileri paylaşılmış, hukuk sistemi tarumar edilmiş, kamudan akademisine kadar personel atamalarına müdahale edilmiş bir ülkede bu olanlar artık adi vakadan sayılıyor.
Acaba bizi oturduğumuz yerden kaldıracak olayın eşik büyüklüğü nedir...
şu olay başka bir ülkede yaşansaydı yer yerinde oynardı ama bizde gündem dahi olmuyor, kimsenin umrunda bile değil, memleketin her köşesinden oluk oluk çürümüşlük akıyor…
86 milyonun hakkı için boş kalan AKP sıraları iki şirket için tıklım tıklım!
AKP Grubu, Zeytin Yasası’nı 199 ret oyuna karşı 255 oyla geçirdi.
Meclis en son bu kalabalığı bütçede görmüştü!
Halk için değil; sermaye için, talan için el kaldıranlara yazıklar olsun!
Lgs soruları çalınmadı. Çalındı deyince kötü niyetli birileri soruları ele geçirmiş, yetkililerin tek suçu tedbirsizlikmiş gibi algılanıyor. Doğrusu; Lgs soruları belli bir plan, program sonucunda kanunsuz şekilde birilerine verildi.
Dün Yunanlı bir müzisyenle tanıştım. Türklerin tatil için Yunan adalarını seçme sebeplerini anlatırken dedi ki, "Siz sanıyorsunuz, mesele sadece paradır. Değil! Türkler mutsuz, Türkler eğlenmeyi unuttu. Oraya gidiyorlar, mutlu ve eğlenen insanları görüyorlar. Hatırlıyorlar."
Herkese günaydın,
E.İmamoğlu 110,
Av. M. Pehlivan 17,
S. Demirtaş 3166,
F. Karabay 52,
A. Barım 162,
Sendikacılar 20,
C.Atalay 1169,
A. Özer 245
S. Kozağaçlı 2793,
F.Altaylı 15,
Leman’cılar 4,
Protestocular 3,
T. Soyer 2
Akademisyen Aslı Aydemir 2,
M. Böcek 1,
Gündür hapiste.
Ekrem’i vermeyecektiniz. Daha durun, yeni anayasayla belediyeleri merkezden vali atamalarıyla yönetmeyi zorlayacaklar. 14-28’de size çaktıkları bazukayı hala anlamadınız. Bir günde nfrt etmedik biz bunlardan. It’s over kere over.
kime neye üzülelim abi biz. haksızca tutuklanan gençlere belediye başkanlarına mı, kadın cinayetlerine hayvan katliamlarına mı. hangi felakete yardım götürelim. orman yangınlarına mı depreme mi. hiç mi normal dertlerimiz olmayacak ya bizim bu ülkede, hiç mi rahat uyuyamayacağız.
Bu ülkenin AKP'yle kaybedeceği bir dk dâhi yok. Ne depreme hazır bu ülke, ne yangına, ne sele... Bir felakete daha bu iktidarla giremeyiz.. Derhal erken seçim!
Taksim'de "kadın cinayetlerini durduracağız" sloganı yasak, "hak hukuk adalet" sloganı yasak, "geçinemiyoruz" sloganı yasak, "kahrolsun laiklik, ya onlar ölecek ya biz, yakın bu binayı" diye bağırmak serbest yani.