bir noktada durup geriye bakıyorsun hayatına. kurdu��un hayaller, çekindiğin ihtimaller, içine sığdığın hâller ve hiç erişemediklerin. aslında hepsi, gelip geçen bir esinti kadar kısa bir zamanda uğramış yanına.
hayatıma dönüp baktığımda iyi bir şeyden mahrum edildiğimi düşündüğüm her seferinde aslında daha iyi şeylerin nasip olduğunu fark ettim, diyor imam gazali. her ne olursa olsun allah'ın hükmünün sizin için en uygun ve en yararlı olduğu hususunda kalbinizi ikna edin..
Nasıl söylesem dünya nereye bakıp söylesem
Çekinerek yaşadığım yılları her akşam
Çekinmeden ateşe attığımı nasıl söylesem
Ben sana emanetim bırakma beni
Dağıtma yüzümün menekşelerini
Mevlâna İdris
İnsan, bir yaştan sonra istediği gibi gerçekleştiremediği kendinin de yasını tutuyor, ister istemez. İçinde yarım kalmış ihtimallerin, hiç yaşanmamış hayatların ve cesaret edemediği yolların sessiz matemini taşıyor...
ya rabbî.. istikbalde beni bekleyen şer ve musibet varsa onu kaldır. ileride kavuşacağım bir nimet varsa onu da arttır. rızkıma, ömrüme, günüme ve vaktime bereket ver. beni ve sevdiklerimi hayal dahi edemediğim güzelliklere kavuştur. / âmîn
Sadece gideceği tatili, yiyeceği yemeği, gezeceği yerleri anlatan bir insan tipi türedi.
Şaşaalı bir hayat yaşamak istiyoruz.
Üretim yok, düşünce yok, his yok.
Amuda kalkmış gibi bir yaşam. Önce cinsellik, sonra mide, en sonda da kafa.
Dünyanın dört bir yanından milyonlarca Müslüman aynı kıbleye yönelirken, dualar bugün yine mazlum coğrafyalar için yükseliyor. 💙
Yeryüzünde zulmün son bulduğu, çocukların korkusuzca gülebildiği ve bayramların gerçekten bayram gibi yaşandığı bir dünya diliyoruz.
hayat bazen tazelenmeyi ister kendini yeniden kurmayı, eskiden sıyrılmayı. bunun için vedalaşmayı, bırakmayı, kabullenmeyi öğrenmek gerekir. yol önümüze çıkıyorsa yürümek lazım. çünkü yolun kendisi bildiğimizden fazlasıdır. bizim payımıza düşense deneyimin kendisini yaşamak.
Sahi, hangi ara kalplerimizin kulağını kapatıp birbirimizin uzağına düştük; bizi kendi yankımızda boğan ve ruhlarımızı birbirine böylesine amansız birer yabancı kılan o kör gürültü neydi?