Dini malesef sadece mükellefiyetler mecmuası, emirler ve yasaklar zinciri olarak görmüş ve göstermişiz.Halbuki din cellatların bile nihayetinde sığındığı bir şefkat ve selam öğretisiydi.
Ağzımızdan çıkan sözlerin ciddiyetini fark etmeye dair bir hadis
“Kul, Allah’ın rızasına vesile olacak bir söz söyler, ama söylediği sözün öneminin farkında bile değildir. Allah ise o söz sebebiyle onun derecelerini yükseltir. Yine kul, Allah’ın gazabına sebep olacak bir söz söyler; söylediği sözün ciddiyetini farkında bile değildir. Fakat o söz sebebiyle Cehennem ateşine yuvarlanır."
Allah Teâlâ her kulu dayanabileceği şekilde imtihan eder. Bir kulun şikâyetçi olduğu kaderini değiştirse, insan yine müşteki olduğu hayatı ister. Bu yüzden "Benim için ne hayırlı ise onu ihsan eyle." diye dua etmeli. Unutma ki her büyük musibetten daha büyük bir musibet vardır.
Anında değişiklikler görmeseniz bile istiğfar etmeye devam edin. Belki Allah bir felaketi kaldırıyor. Ya da unuttuğunuz günahları affediyor. Belki de önce temiz kalp gerektiren bir nimet hazırlıyor. İstiğfarınızın boşa gittiğini düşünmeyin.Her samimi söz Allah tarafından duyulur.
Evlenmek istiyorsan istiğfar et. Çocuk istiyorsan istiğfar et. Borcun varsa istiğfar et. Sürekli kaygılı, yalnız hissediyorsan istiğfar et. Allah'ın izniyle istiğfarda bunların ve daha fazlasının anahtarı var. Kendine bir iyilik yap ve istiğfarı günlük rutinin haline getir.
Namaz + teheccüt
Günlük Risale okumak
Haftada iki gün iman derslerine katılmak
Müzik dinlemek yerine zikir çekmek
Alkollü mekanlara girmemek ve doğru arkadaşlık
En önemlisi de Allah rızası için bir şeyler yapıp onlarla meşgul olmak
Allah ferahlığın sahibidir. Beklediğin kapılar açılır, içinde sustuğun baharlar gelir. Hayat değişir, yollar değişir, insanın içinden geçenler bile bir gün başka bir hâle bürünür. Biz daha genciz şunu bir köşeye yazalım; Allah’ın bir hâlden başka bir hâle geçirmeye gücü yeter..
ruhun en büyük huzurlarından biri, Allah’ın takdirine gönülden razı olabilmektir. insanın içini yoran nice düşünce, henüz gelmemiş günlerin hesabını yapmaktan doğar. oysa biz yarını bilmeyiz. bizi yarına ulaştıracak olan rabbimiz, bugün taşıdığımız bütün endişeleri de bilir. o’nun ilminde unutulmuş bir hâlimiz, merhametinden uzak kalmış bir ânımız yoktur. bize yazılan nasip vakti geldiğinde ulaşır. elimizden çıkanın ardından da ömrümüzü tüketmeye değmez. Allah’ın bizden çevirdiği nice şeyin hikmetini belki bu dünyada hiç öğrenemeyeceğiz. yine de o’na hüsnüzan beslemekten vazgeçmeyelim. kalbimizi her ihtimalin peşinden sürüklemek yerine, elimizden geleni yapıp gerisini rabbimize emanet edelim. tevekkülün gönle verdiği o derin sükûneti tanıyalım. her şeyi bilmek, her kapının ardını görmek, her duanın ne zaman kabul olacağını öğrenmek zorunda olmadığımızı hatırlayalım. önümüzde henüz yaşamadığımız günler var ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmemiz için hiçbir sebep yok. kim bilir, bugün içimizi sızlatan nice şeyin ardından hangi hayırlar gelecek, hangi dualarımız hiç ummadığımız vakitlerde karşılık bulacak. ya rabbi, bize takdirine razı olan bir gönül ver. beklerken sabrımızı, kavuşunca şükrümüzü eksiltme. ömrümüz boyunca seninle ünsiyet bulalım. neyle karşılaşırsak karşılaşalım, içimizde sana güvenen o sessiz ve güzel yer hep kalsın. Allahumme amin.
Şükürsüzlük ve şikayet hali öyle bir girdap ki sadece sahibini çürütmüyor, etrafındakilere de habis bir hal olarak sirayet ediyor. Yolculuğuna razı olmayan, verileni görmeyip hep verilmeyenin yasını tutan, kıyasın pençesinden çıkamayan kişi içindeki öfkeyi, hasedi ve nefreti besler sadece. Bu, zamanla insanın hem yolculuğunu hem de yolda karşılaştığı herkesin huzurunu zehirler.
Biliyor musunuz, İslam'ın emirlerinden biri de duygularınızda aşırıya kaçmamanızdır.. Yani eğer sevinirseniz, aşırı sevinmeyin, ve eğer üzülürseniz, aşırı üzülmeyin.. Yani duygularınızda dengeli olunmanızdır.
Peygamber efendimiz ﷺ buyurdu ki;
“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ATEŞ tutan kimse gibi olacaktır.”
Tirmizî
Öğretmenliğin çalışma saatleri iyi evet ama saat 15.00’te okuldan çıktım saat kaç oldu hâlâ başım ağrıyor. Mesai biter ama öğretmenliğin kafada bıraktığı sesler bitmez.
gece duası. kötü komşudan, beni genç yaşta ihtiyarlatacak eşten, üzerime efendi kesilecek evlattan, azabıma sebep olacak maldan, gözü üzerimde kalbi benimle meşgul, güzel bir şey görünce saklayan, kötü bir şey görünce de yayan dosttan sana sığınıyorum rabbim.
Bir arkadaşın her işi rast gidiyor, nereye elini atsa bereket fışkırıyordu. Ona sen Allah'ı nasıl biliyorsun, diye sordum. Bana Allah'ın her şeye kadir olduğunu, O'na hiçbir şeyin zor gelmediğini ve O'ndan ne istersem vereceğini söyledi. Allah kulunun zannı üzeredir arkadaşlar.