Şeriat ile yönetim demek şalvar giyen uzun sakalları olan adamların sokaklarda gezip örtünmeyen kadınlara saldırıp öldürdüğü oruç tutmayana zulmettiği veya kadınları eve hapsedip tüm haklarını sınırladığı bir yönetim şekli değildir.
Şeriat tamamen Allah'ın kurallarıdır ve haktır.
Laik Azerbaycan Yönetimi Başörtüsüne Savaş Açtı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in imzasıyla yürürlüğe giren 7 Temmuz 2026 tarihli 434-VIIQD sayılı kanunla “Genel Eğitim Hakkında Kanun”a “millilik ve laiklik” ilkesi eklendi.
Azerbaycan’da devlet okullarındaki kıyafet kurallarına “genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan” unsurların yasaklanmasını öngören düzenlemenin ardından okula gelen başörtülü öğrenciler okula alınmadığı için ağlayarak evlerine döndüler.
İyiliği emretmenin kötülükten nehyetmenin, hakkı dillendirmenin; Azerbaycan'ı Türkiye'si “içişleri-dışişleri”si olmaz.
Müslüman sadece Allah’ın razı geldiğinden razı gelir. Allah’ın öfkelendiğine öfkelenir ve ve sadece yeri geldiğinde Allah için “karşı” çıkar.
Müslümana hakkı söyleten ne yaşadığı travmalarıdır ne de acı tecrübeleri…
Zira ne pahasına olursa olsun Allah’ın emrine ve hükümlerine talip olmak Müslümanın en temel sorumluluklarındandır. Müslüman sorumluluklarını reel siyasete, diplomasiye asla kurban vermez.
Her şeyden önce başörtüsü demagojik polemiklerde öğütülecek kadar değersiz değildir.
Başörtüsü; zamanında birilerinin iddia ettiği gibi teferruat da değildir. Temenni konusu hiç değildir…
O şanlı tarihimizde uğrunda orduları hareket ettirdiğimiz namusumuzdur.
Başörtüsü; demokratik bir hak değil bilakis şeri bir hükümdür.
Başörtüsü; kadınlarımızın başındaki ayet ve farziyettir.
Müslüman ise şeri hükmü hangi koşulda, nerede olursa olsun savunmak, dillendirmek ve kaim kılmak zorundadır.
Ancak şu da bir gerçek;
Kişinin kulluk sınavının bir gereği olarak ayağına prangalar vurulur; menfaat, geçici dünya konforu ve benzeri prangalar...
Âlimlere vurulan en etkili pranga ise kuşkusuz “iktidar prangası”dır. Onu kırıp atmadığı müddetçe ne hakkı söyleyebilir ne de istikamet üzere kalabilir.
İktidar prangasından kurtulamayıp dinde ahkam kesenlerin vay haline…
🧭Gazze Bugün Yine Saldırılarla Güne Başladı
İşgalci İsrail , Tel el-Huva mahallesinde sivillerin bindiği bir yolcu minibüsünü bombaladı.
Çok sayıda şehit ve yaralılar var.
Sözde Ateşkes: Gazze'de Katliam Devam Ediyor
İşgal ordusu, Gazze’deki Şifa Hastanesi’nin yakınlarındaki bir eve hava saldırısı düzenledi. Saldırıda bir kadın şehit edildi. Iman Abdel-Aal isimli kadının annesi kızının cesedinin başında “Bana dayanma gücü ver ya Rabbim!” diyerek feryat etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın liderliğinde, Katar, Mısır ve Türkiye’nin garantör olduğu ateşkese rağmen Gazze’de kan durmuyor. Garantörler somut adım yerine kınama mesajları yayımlamaya devam ediyor.
🧭İşgalci gasıp Yahudi teröristler Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek çevrede bulunan Müslümanları darp ettiler.
Saldırı anlarını sosyal medya kanallarında canlı yayınladılar.
Hani o tek millet iki devlet dediğiniz Azerbaycan'da bakın öğrencileri okula başörtüsü taktıkları için almıyorlar.
Şimdi Aliyev ile dost ve müttefik olmayı bırakın neredeyse kanka olan CB Erdoğan yapma, etme, yazıktır, günahtır diyebilir mi?
Kimse başka ülkenin içişlerine karışamayız mavalı okumasın.
Arap Baharı'ndan sonra Mısır'a giderek laikliği pazarlarken oluyor da Aliyev'e Allah'ın emrini hatırlatmak olmuyor öyle mi?
Daha Manisa Turgutlu’daki okul saldırısının artçı sarsıntıları sürerken dün de Van’da 7.sınıf kız öğrencisi okula pompalı tüfekle geldi…
Eğitim araç gereçleriyle okula gelmesi gereken öğrenciler artık şiddet araç gereçleriyle okulun yolunu tutuyor…
Eğitiminden sosyal hayata, siyasetinden ekonomiye; toplumsal bir savrulma ve çöküş yaşadığımız herkesin kanıksadığı bir hakikat…
Çok şeyler diyesi ve yazası geliyor insanın. Ne var ki tıpkı hüzne gark olan Rasulullah (sav)’in Taif dönüşü Rabbine iltica ettiği gibi biz de iltica ediyoruz.
Sözlerimizin ve amellerimizin kıyamet gününde Rabbimizin rızasına erişmenin vesilesi olmasını niyaz ediyoruz.
Allah’ım Sen şahit ol ki!
Yaşadığımız sorunlara sebep olan Kapitalist laik sistemde çözüm arayışında olmadık.
Yegane çözümün ve çarenin hayat nizamı olan İslam olduğuna iman ettik.
Varsın Batı’ya öykünenler; sorunlarımızın çözümünü Kapitalizmin çıkmaz sokaklarında aramaya devam etsinler.
Sen şahit ol ki Rabbim!
Bizler, hayatı bütünüyle kuşatan ve insana izzetini yeniden kazandıran İslam nizamının ikamesi için dertlenmeye ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz.
Allah’ım bize sebat ver, sabır ver, Senin dininle hakkıyla dertlenebilme iradesi bahşet. Bizi korktuklarımızdan emin, umduklarımıza da nail kıl. (amin)
Bu toplumsal çürümeyi ve şiddeti üreten bataklığı kurutmak yerine toplum olarak bataklığı sulayıp duruyor, sonra da bataklığın ürettiği sonuçlardan feryat ediyoruz.
Olmaz ki!
Bataklık bütün sistemdir, onu kurutacak olan da sadece ve sadece İslam'dır.
#OkullardaGüvenlikNerede