“Depo öğretmen” tartışması üzerinden asıl meseleyi kaçırmamak gerekir.
Mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapan ve mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerin talebi, “depo öğretmen olmak” değildir.
Burada önce talebin temel amacını doğru ortaya koymak gerekir.
Bir öğretmen mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapıyorsa, bunun temelinde ailesinin bulunduğu yerde görev yapabilme ihtiyacı vardır. Özellikle eş durumu kapsamında başvuran öğretmen açısından mesele yalnızca bir okul değiştirmek değildir. Mesele, ailesiyle aynı yerde yaşayabilmek ve aile bütünlüğünü sağlayabilmektir.
Dolayısıyla “İl emri verilirse öğretmenler depo olur” şeklindeki yaklaşım, konunun özünü farklı bir noktaya taşımaktadır.
Çünkü öğretmenin talebi:
“Beni bir yere yerleştirin, hangi okul olduğu önemli değil.” olmadığı gibi; tam olarak “Mazeretim kabul edildi. Ailemin bulunduğu il'e gelebilmem için bir çözüm üretilsin.”
İl emri neden gündeme geliyor?
Mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde öğretmenin mazereti kabul edilmiş olabilir. Ancak öğretmen, tercih ettiği eğitim kurumlarına kontenjan veya norm yetersizliği nedeniyle yerleşemeyebilir.
İşte tam bu noktada sorun ortaya çıkıyor:
Mazeret kabul edilmiş, fakat mazeretin gerektirdiği fiilî yer değişikliği gerçekleşmemiş oluyor.
Öğretmen açısından sonuç ise değişmiyor: Eşi ve ailesi başka bir yerde, kendisi başka bir yerde görev yapmaya devam ediyor.
İl emri talebi de tam olarak bu noktada gündeme geliyor.
Amaç öğretmeni herhangi bir okulda “bekletmek” değil; mazeretinin bulunduğu il'e ulaştırabilecek bir idari çözüm oluşturmak.
Nitekim il/ilçe emrine atama ile öğretmenin daha sonra görev yapacağı eğitim kurumunun belirlenmesi aynı şey değildir. Bu iki aşamanın birbirinden ayrılması gerekir.
Peki öğretmen neden “depo” olarak anılmak istemiyor?
Çünkü “depo öğretmen” ifadesi, öğretmenin talebini sanki “çalışmadan bir yerde beklemek” şeklinde gösteriyor.
Oysa öğretmenlerin temel talebi bu değil.
Öğretmen:
- ailesinin yanına ulaşmak,
- eşiyle aynı yerde yaşayabilmek,
- çocuklarından ayrı kalmamak,
- kabul edilmiş mazeretinin gerektirdiği yere ulaşabilmek,
- mesleğini sürdürürken aile bütünlüğünü sağlayabilmek
istiyor.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru:
“Öğretmen depo olur mu?” Değil, “Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” Sorusudur.
Peki il emri verilirse öğretmen nerede görev yapacak?
Bu elbette idari açıdan tartışılabilir ve çözülmesi gereken bir konudur.
İl emri uygulanacaksa öğretmenlerin hangi kurumlarda görevlendirileceği, ihtiyaçların nasıl değerlendirileceği, normların nasıl kullanılacağı ve görev yerlerinin hangi kriterlerle belirleneceği Bakanlığın planlaması gereken hususlardır.
Ancak bu idari soruların varlığı, aile bütünlüğü sorununu ortadan kaldırmaz.
“Norm sorunu var, o hâlde ailelerinden ayrı kalan öğretmenler için hiçbir çözüm üretilemez.” Kabul edilir bir anlayış değildir.
2025 uygulaması neden ayrıca konuşuluyor?
Burada öğretmenlerin sorduğu önemli bir soru da var.
2025 yılında mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde tercihlerine yerleşemeyen öğretmenler için Bakanlık tarafından mazeret illerindeki ihtiyaçlar doğrultusunda ek bir çözüm uygulanmıştı. Bakan Sn. Yusuf Tekin de bunu, öğretmenlerin aileleriyle bir arada olabilmesi ve “kadim sorumluluk” vurgusuyla açıklamıştı.
Dolayısıyla bugün öğretmenlerin sorduğu soru şu:
Geçtiğimiz yıl aile bütünlüğünün sağlanması amacıyla uygulanan çözüm bu yıl neden uygulanmıyor?
Bu soru, “her yıl kesinlikle aynı uygulama yapılmak zorundadır” iddiasından ziyade, uygulama farklılığının gerekçesinin açıklanması açısından önem taşıyor.
Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenler, aile bütünlüklerinin sağlanabilmesi için il emri yoluyla mazeretlerinin bulunduğu ile atanabilecekleri bir çözüm talep etmektedir.
İl emri bekleyen öğretmenin asıl amacı depo öğretmen olmak değil; ailesinin yanında olabilmektir.
Bir öğretmenin ailesinden ayrı kalmasının çözümü konuşulurken, önce öğretmenin neden il emri istediğini konuşmak gerekir.
Sorulması gereken “Depo öğretmen olur mu?” değil, “Mazereti kabul edilmiş ve yer değiştirememiş öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” sorusudur.
Depo diye bir öğretmen yoktur
Aile birliği sağlanması için aynı ile atanan öğretmen vardır
Aileleri birleştirmek devletin görevidir
Zaten anayasal bir haktır
Tıpkı diğer tüm memurların hatta kurumsal özel sektör çalışanların da olduğu gibi
#AileYılı
İl emri vermeyelim ama önce bu insanlar ne yapacak başka çözüm bulalım, bunun üzerine 1 yıl önce çalışma yapalım dememişler. Birden çıkıp il emri yok diyelim naparsa yapsınlar demişler. Ne güzel hukuk devleti. #BakanVarGörenYok@Yusuf__Tekin@rte
⚠️DAHA ÖNCE NİYE AÇIKLAMADINIZ?
Ocak ayında tüm bakanlıklar yıllık bütçe yapar herşey hesaba katılır #ilemri verilmeyeceğide mutlaka bu hesaba dahildir!
Bu karar ozaman verildiyse neden insanlara ozaman açıklanmadı planınızı buna göre yapın demediniz, neden Eylül ayı beklendi?
Binlerce fedakar öğretmen, bakanlığın plansızlığı yüzünden gözyaşı döküyor. Mazeret illerine hiç kontenjan açılmadığı için aileler ayrı kalıyor. @eczozgurozel@dbdevletbahceli@omerrcelik@yavuzagiraliog@Suat_Ozcagdas@alimahir@Yusuf__Tekin #BakanVarGörenYok
Aile sizin için o kadar önemliyse neden her yıl verdiğini il emrini aile yılımda vermeyerek öğretmen ailelerini ayrı yaşamaya mahkum ediyorsunuz? Öğretmenler bunu mu hak ediyor zaten yıllarca ayrıydılar🙏🏼#AilemiVerYusufTekin#BakanVarGörenYok@Yusuf__Tekin
Sayın Bakan Her yıl hassas olduğunuz ve kadim görev olarak gördüğünüz aile birliği için verdiğiniz il emrini Aile Yılında neden vermiyorsunuz?Vermiş olduğunuz bu yanlış karar ile öğretmenlere resmen evlenmeyin, evlendiyseniz de ayrılın demiş olmuyor musunuz? #AilemiVerYusufTekin
Öğretmenleri bu kadar yalvartmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Neden her şey için biz bu kadar çok çabalıyoruz ki? Yeni bir güne başladık ve bugün de sesimizi duyurmaya çalışıcaz mesaimizin haricinde ekstra mesai harcayıp bu durumu dile getirmeye çalışıyoruz. Acaba başka hangi meslek grubu böylesine mağdur edilip böyle yalvartılıyordur? #MebAileyiYOKsaydı #ilemri