Erich Fromm ne güzel söylemiş: "Çelişik gibi görünse de yalnız kalabilme yeteneği, sevebilme yeteneğinin tek koşuludur." Yalnızlıktan kaçmayan insan, sevgiyi bir esaret değil, özgürlük olarak yaşar. Çünkü sevgi, içimizdeki boşluğu doldurmak değil, dolu bir ruhu başka bir ruhla paylaşabilmektir. Yalnız kalamayan insan, gerçekten sevemez; yalnızca tutunur.
Hareketsiz yaşam, sağlıksız ve aşırı beslenme, yoğun stres. Bunların sağlık üzerindeki etkilerini kabul etmemek ve düzeltmenin sorumluluğunu almamak için güçlü bir günah keçisidir aşılar. İnsanlık tarihinde günah keçisi bulmak ve ona sımsıkı tutunmak müthiş bir savunma şeklidir.
babaların düşemeyen gözyaşları kadar çok az şey acıtıyor. ekonomik sorumluluklar, anneye göğüs olmak omuz olmak, diğer evlatlarına dağ olmak, hastane çıkışı onlara döner ısmarlamak. devam etmek, güç vermek için dağılamamak, içine ezilmek, gözyaşını düşürememek.
pediatristlerin sırrı olan o çok zor şahitlik;
abisi ile ortak genetik mirası paylasan kardeşin, abisinin hayatını kaybetmesine sebep olan hastalıgın ilk belirtilerini göstermeye başladığı yaşa gelmesi. "onun da bu yaşta böyle olmuştu" diyen babanın gözündeki düşemeyen gözyaşı.
"autistic encapsulation.. encapsulated self"
bazı ifadeleri orijinal dilinde bırakası geliyor insanın.
bazı ifadeler şiir gibi bir etki bırakıyor.. üzerine konuşmak, düşünmek istemiyorsun. zihinde durmuyor, göğüste taşınıyor.
@ulvisaran Ezber ve hafıza konusunda haklısınız. Ancak matematik, fizik ve kimyanın nasıl da tıbbın içine sindiğini ve pratikte hasta hayatına dokunduğunu anlamak için önce bununla hemhal olmak lazım. Bu alan tam göbeğinde olmadan hiçbir zaman anlaşılıp yorum yapılamayacak bir alan.
Bana yolladığı bu notta; nezaketi, deontolojiyi, hekimin hekime duyduğu saygıyı bundan sonra artık aramızda göremeyeceğiz.. Büyük Hocamız Hüsrev Hatemi'ye rahmet ve başsağlığı diliyorum.. Bana bıraktığı bu anı için minnettarım..
"var olmak, düşerken çırpınmak gibi hissettirir"
benim bu antik felsefik çözümlemelere karşı dayanağım ; Allah'ın merhametinin bu düşeyazdıgımız dünyaya halıfleks gibi döşendiğine olan inancım..
Kemal Advân Hastanesi başhekimi Dr. Husâm Ebû Safiyye siyonist işgalcilerin tanklarına doğru böyle yürümüştü.
Şimdi katil israil’in hapishanelerinde esir tutuluyor.
Ondan geriye, bu asil hareket kaldı.
O’nun şahsında tüm vatansever sağlık çalışanlarının 14 mart tıp bayramını tebrik ediyorum:
#FreeDrHussamAbuSafiyya
@dryesim@drmastersoa Spesifik ileri dalların bu kadar hunharca kullanılması, imkansızlıklar için tampon yapılması ve yem edilmesinin bedeli ödenir yakın zamanda. İş öyle noktaya geliyor ki kendi o özel uzmanlığını kullanamamaya başladığı bir kaosun içine düşüyor çoğu yandalcı.
Bugün bi ifadeye rastladım;
"emanet için çalışmak"
Sen emanetsin, dünya emanet, muhatap olduğun insan ve toplum emanet. Elinden çıkan işler bu emaneti beslemek, korumak, anlamak ve müşahede etmekle sonuçlanıyorsa ne kadar güzel ve dokunaklı.
'emanet için' vs 'performans için'
@yavuz_invest Şu şartlarda o da ona ancak yetiyordur. Ancak bir doktor olarak şunu diyebilirim ki hemşirelerin hakkı zor ödenir. Bu kadar hastayla iç içeyken, sürekli bakımlarını üstlenirken, görevleri dışında dosya işleri ve hata marjı dar müdahaleler yaparak risk alırken farkları olmalı.
bazı soruları iyice incelemedikce biz de kaybolacagız:
nicin ve ne ugruna?
insan ve toplumun faydası, refahı ne âlemde?
bana özgü ne vardı, bunu neye dönüstürebildim?
şu kariyer meselelerinde mutsuz degiliz arkadaslar belki de.
olay;
bi sürü ugrasımız var, desen kayıp
bi sürü basarımız var, misyon kayıp
bi sürü neticemiz var, baslangıc noktamız kayıp
bi sürü fiyakalı isimiz var; gündelik ve toplumsal etki kayıp