Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum ve İzmir Belediyesi Başkanı sayın Lâl Denizli.
Size kendi çektiğim görüntülerle İFŞA EDİYORUM. SAHİL MİLLETİNDİR VE KAPATILAMAZ.
BUNLAR GİRİŞTE VATANDAŞA HARCAMA KOTASI BELİRLİYOR. BU ÜLKE BUNLARIN BABASININ ÇİFTLİĞİ Mİ?
BU İŞLETMELER TÜM SAHİLİ KAPATIP İNSANLARDAN PARA TALEP EDİYOR. BURAYA MÜDAHALE EDECEK MİSİNİZ? YOKSA İZLEYECEK MİSİNİZ? TÜM SAHİLLERİ BÖYLE TEK TEK İFŞA EDECEĞİM.
ADAMINA GÖRE Mİ İŞ YAPIYORSUNUZ YOKSA BU MİLLETE Mİ HERKES GÖRSÜN. @murat_kurum@laldenizlicesme@ticaret@memetsimsek
Yüzyıllık modern astrofizik kitaplarını çöpe atmanın eşiğindeyiz: James Webb Teleskobu, evrenin doğumuna dair bildiğimiz tüm denklemleri tek bir derin uzay verisiyle paramparça etti:
Standart Kozmolojik Model'e (Lambda-CDM) göre, Büyük Patlama'dan (Big Bang) sadece birkaç yüz milyon yıl sonra evrenin henüz ilkel gaz bulutlarından ve embriyonik yıldız kümelerinden ibaret olması gerekiyordu. Ancak JWST'nin yakaladığı "imkansız erken galaksiler", o çağda var olması matematiksel olarak imkansız olan trilyonlarca Güneş kütlesindeki devasa yapıları ve olgun süper kütleli kara delikleri ortaya çıkardı. Bu durum evrenin ya sanılandan çok daha yaşlı olduğunu ya da kütleçekimi, karanlık madde ve uzay-zamanın genişlemesini yöneten henüz adını bile koyamadığımız "yeni ve bilinmeyen bir fiziğin" devrede olduğunu gösteriyor.
Evrenin sınırlarını çözdüğümüzü ve tüm kuralları yazdığımızı sandığımız kibir, derin uzaydan gelen her yeni fotonla yerle bir oluyor. Belki de Big Bang mutlak bir başlangıç değil, sonsuz bir döngünün sadece küçük bir nefes alışıdır. İnsanlık olarak teleskoplarımızı karanlığa çevirdiğimizde, kendi ezberlerimizin ötesinde çalışan akılalmaz bir kozmik zekayla ve henüz keşfedilmemiş doğa yasalarıyla yüzleşiyoruz.
Bizler evrenin tüm sırlarını çözmüş bilge bir uygarlık mıyız, yoksa varoluşun gerçek kaynak kodunu yeni yeni hecelemeye başlayan acemi gözlemciler mi?
Kozmos sandığımız kadar uslu ve formüllere sığan bir yer değil; bilinen tüm fiziği baştan yazdıracak devasa bir paradigmanın tam eşiğinde duruyoruz.
@rsmszgn@mbekirege20 Hadi cahilsinizde bu kadar olmayın adam 22/23 sezonu 31 golle italya gol kralı:)Cehalet ve algı heryerinizden akıp üstünüze bulaşıyor..Üst üste 5.şampiyonluk geliyor ağlama devam..
Güneş gökyüzünde sıcak bir lamba gibi duruyor değil mi? Huzur veren bir dost gibi hissettiriyor. Ama o his evrimin sana sattığı en pahalı yalan.
Şu an tepende saniyede 1.5 milyon ton plazma fırlatan bir nükleer fırın var, yüzey sıcaklığı 5 bin 500 derece, çekirdeği 15 milyon derece. Her saniye hidrojeni helyuma çevirirken açığa çıkan enerji insanlık tarihinde ürettiğimiz her şeyden fazla. Sen bu enerjiyi sabah ışığı olarak adlandırıyorsun.
Ama seni yaşatan şey güneşin sıcaklığı değil, gezegenin kalbi. Dünyanın çekirdeğinde 5 bin kilometre derinde erimiş demir dönüyor ve bu dönüş görünmez bir manyetik kalkan yaratıyor. O kalkan güneşten gelen yüklü parçacıkları yakalayıp kutup bölgelerine yönlendiriyor, atmosferini soyulmaktan kurtarıyor.
Aurora borealis yani kuzey ışıkları bir güzellik değil bir savaşın izi. Güneş rüzgârı gezegenin manyetik alanına çarpıyor, enerji kutuplara doğru akıyor ve atmosferdeki atomlarla çarpışarak ışık üretiyor. Sen izlerken kalkanın o an zayıflıyor ve milyarlarca ton plazma atmosferi delmeye çalışıyor.
Bu kalkan bir gün zayıflarsa Mars olursun. Marsın bir zamanlar manyetik alanı vardı ama 4 milyar yıl önce çekirdeği katılaştı ve alanı çöktü. Sonra güneş rüzgârı Marsın atmosferini süpürdü, suyu uzaya dağıldı, gezegen çöle döndü. Mars gökyüzündeki kırmızı gezegen değil, güneşin kazandığı bir savaşın mezar taşı.
Şimdi sen bu gezegenin manyetik alanını garanti mi sanıyorsun? Çekirdeğin dönüş hızı yılda yüzde 0.05 azalıyor. Güneş her yüz yılda bir yüzde 10 daha parlak oluyor. İki trend ters yönde ilerliyor ve ikisinin de kesişme noktası var.
Güvende durduğunu sanan zihin gezegeninin manyetik kalkanının bir sonraki güneş fırtınasına kadar dayanmasını bekleyen şanslı bir yolcu. Yarınlara plan yaparken 4 milyar yıllık bir kalkanın ömrünü hesaba katıyor musun?