Küreselci Jacques Attali bu sözleri 40 yıl önce söyledi.
Ama toplum öyle bir ahmaklaşmış ki, bugün Bill Gates çıkıp ''insanları öldürmek için aşıladık'' dese bile inan olmayacak..
Çaykur markalı 42 no'lu Tirebolu Çayı ambalajından "%100 Türk Çayı" ibaresi neden kaldırıldı?
Bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz?
@TurkiyeninCayi
@YenicagGazetesi Artık fakirin çocuğu yok... Fakir evsiz barksız, eşsiz çocuksuz aç karnını doyurmak için sbahtan akşama çalışıyor am aldığıı para ev kirası na yetmiyor..
İnsanlar niçin mutsuz?
Fakirleştik
Umutlarımız yıkıldı
Kutsallarımız-Milli değerlerimizle oynandı
Korkutulduk
Ve nihayet
Mutluluğun merkezi beslenme ve aile kurumu tarumar edildi!
Dahası,komplo değil daha zor günler geliyor.
Çare:Farkındalık-Bilgi
Öyleyse kaldır kafanı ve OKU!
BAHÇELİ'NİN MHP’DEN İHRAÇ ETTİĞİ KIYMETLİ ŞAHSİYETLERDEN BAZILARI
📌Prof. Dr. #YusufHalaçoğlu – Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı. 'Ermeni Soykırımı İddiası'nı uluslararası platformda bilimsel olarak çürüten, dünya çapında büyük bir Tarihçi Akademisyen. MHP Eski Milletvekili ve Grup Başkan Vekili. KUTLU PARTİ Kurucusu ve Genel Başkanı.
📌#MansurYavaş - Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
📌Prof. Dr. #ÖzcanYeniçeri- Öğretim Üyesi Eski MHP Milletvekili. KUTLU PARTİ Sözcüsü.
📌#SadiSomuncuoğlu - Eski Devlet Bakanı
📌Prof. Dr. #AbdülhalukÇay - Eski Devlet Bakanı
📌Prof. Dr. #OsmanDurmuş - Eski Sağlık Bakanı
📌Prof. Dr. #HüsnüZiyaGökalp - Eski Tarım Bakanı
📌Prof. Dr. #AhmetBicanErcilasun - Eski Türk Dil Kurumu başkanı
📌Prof. Dr. #RamazanMirzaoğlu - Eski Devlet Bakanı
📌Prof. Dr. #VedatBilgin - Devlet Bahçeli’nin eski başdanışmanı
📌Prof. Dr. #EnisÖksüz – Eski ulaştırma Bakanı ve Akademisyen
📌Prof. Dr. #FarukBal Eski Devlet Bakanı
📌Prof. Dr. #MustafaÇalık - Türkiye Günlüğü Dergisi yöneticisi
📌Dr. #MeralAkşener - İYİ Parti Kurucusu. Eski İçişleri Bakanı.
📌Prof. Dr. #ÜmitÖzdağ - Eski MHP milletvekili Zafer Partisi Genel Başkanı
📌#KorayAydın - Eski Bayındırlık Bakanı, ihtirası yüzünden İYİ Partiden istifa etti bağımsız Ankara milletvekili
📌#TuğrulTürkeş - Eski Devlet Bakanı
📌#RamizOngun - 12 Eylül öncesi eski Ülkü Ocakları Başkanı
📌#ServetAvcı – Eski Ülkü Ocakları Başkanı
📌#AtillaKaya - Eski Ülkü Ocakları Başkanı, İstanbul milletvekiliydi.
📌#EfendiBarutçu - Eski Türk Ocağı Başkan Vekili
📌#ErhanUsta - Eski MHP Grup Başkan Vekiliydi, şimdi İYİ Parti Samsun milletvekili. İyi Parti grup başkan vekili.
📌Asrımızın Dede Korkut’u Rahmetli #OzanArif üzüntüsünden kanser oldu...
📌Torosların Ali Ağası Rahmetli #AliGüngör üzüntüsünden kanser oldu....
📌Rahmetli #MehmetGül üzüntüsünden kanser oldu....
Ve daha yüzlerce, binlerce üzüntüsünden hasta olan isimler..
Yukarıdaki listede; ihraç etme, istifaya zorlama, kamuoyu önünde küçük düşürme, vb. gibi yollarla #MHP’den uzaklaştırılan #ÜLKÜCÜ isimler yer alıyor.
Bahçeli’nin başkanlık yaptığı MHP’de merhum #AlparslanTürkeş’in yanında yetişen bir tek ülkücü bile bırakmamıştır.
Kendisi şimdi yıllarca küfrettiği #Akape'nin kuyruğu; #Apo'nun yoldaşı #SelahattinDemirtaş 'a selam çakar olmuştur. Açıklayan varsa buyursun.
(Alıntı: A. Hamza Turabi)
@KurtogluKagan Ve bütün bunları devlet eli ile zorla dayatma ile yaptılar yapmaya devam ediyorlar.. Millete rağmen her türlü küreselci yasayı bize dayattılar.. Yetmedi iklim maskesi altında envai çeşit vergi dayatması yaptılar.. Yetmedi şimdi kalan özgürlük ve anayasl haklarımıza göz diktiler
Gözde GülBudak;
"Önce fiyatı kırıp bizi topraktan soğutacaklar, sonra da yoksulluk dayatarak topraklarımızı elimizden alacaklar”
Gülbudak: “Osmanlı’dan kalan borcun üçte biri, bu toprakların fındık ihracatıyla ödendi. Fındık, bu milletin belini doğrultan en büyük güçtür”
Yıllardır küresel çetelerin gerçek niyetlerini gözler önüne serdiği için sevdiği mesleğinden olan Banu Hanım'ın uyarıları, Kulak ardı edilemeyecek kadar hayati önem taşıyor.
"Harun olmaya geldiler, Karun oldular. Biz AKP gibi firavunlaşmayacağız"sözleriyle eleştirmişti. Kurtulmuş,2012 yılında partisini kapatarak AKP’ye geçti.
Halk böyle perişan hâlde iken,göz önünde bulunan kişiler neden böyle davranır?
İşte bu düzenin özeti!
#NeFonuYokEmeklininDonu
İlişkileri görmek çok şeyi anlamamızı sağlar…
Şu Diyarbakır adını değiştirip Amed olarak telaffuz edenler bu şehrin Büyükortadoğu projesinin kalbi olacağını da ima ettiler.
Yugoslavyada olduğu gibi ilk adımlar müzikle sanatla futbolla atıldı. Birden bir spor klübü ortaya çıktı adı Amedspor oldu. Yöneticisi Narin Nadirova Kazakistan ve dünyada şubeleri olan Home Credit Bank CEOsu. Kendisini kürt ekonomist ve aktivist olarak tanıtıyor.
Babası ise Ermenistanda milletvekili..,
Bu ve benzer konuları kurcalamayı ihmal etmeyin…
ÖĞRETMENİ YALNIZ BIRAKTILAR: ŞİMDİ SİLAH OKULUN KAPISINDA
Yirmi yıldır adım adım hazırlandı bu sahne.
Önce müfredat bozuldu.
Sonra öğretmenin sınıftaki saygınlığı ve otoritesi sıfırlandı.
Ardından akıllı telefon girdi sınıfa;
TikTok’u, Discord’u, Telegram’ı peşine takarak.
Şiddet ekranda bir eğlenceye, tehdit bir oyuna, suç ise ergenler için dijital bir statüye dönüştü.
Ve sonunda yıllarca Amerika’dan izlediğimiz o kâbus Türkiye’nin kapısını çaldı:
Okul baskınları (School shooting).
2004: Çöküşün Temeli Atıldı
AK Parti iktidarının ikinci yılında, 2004’te pilot olarak başlatılıp 2005’te tüm ülkeye dayatılan "öğrenci merkezli, yapılandırmacı" eğitim modeli bir reform değil, otoritenin tasfiyesiydi.
Eski sistem kusursuz değildi; ezbercilik vardı, baskı vardı. Değişmeliydi. Ama bir uçtan kaçarken diğer uçta uçuruma yuvarlandık.
"Baskıyı bitiriyoruz" palavrasıyla sınıfta asgari disiplin darmadağın edildi. Öğretmen değersizleştirildi, eli kolu bağlandı. Öğretmeniyle alay eden, dersi sabote eden, öğretmenini kameraya çekip sosyal medyada madara eden ve nihayet öğretmeni öldüren bir ergen profili türedi.
Hükümet ne yaptı? 2024’te Öğretmenlik Mesleği Kanunu’yla öğretmene şiddetin cezasını güya artırdı. Ama sistemi 20 yıldır yöneten de aynı hükümet, felaketi izleyen de.
Sınıfın otoritesi çökerken, çocuklar sahipsiz kaldı. Karşımıza "C31K" (Cehennemin 31. Katı) gibi Telegram ve Discord bataklıkları çıktı.
Bu bataklıkta 14–16 yaşındaki çocuklar birbirine şantaj yapıyor, şiddet videolarıyla puan topluyor, suçu oyuna çeviriyor. Birbirini tanımayan çocuklar, dijital odalarda birbirine cinayet cesareti veriyor.
Peki hükümetin adalet sistemi ne yapıyor?
Bu çocukları yakalıyor; 14-15 yaşında diye "çocuk mahkemesi", "yaş indirimi", "adli kontrol" veya "ev hapsi" diyerek salıveriyor.
Mevcut ceza sistemi bu caniler için bir caydırıcı değil, adeta bir ödüldür.
Karakola gitmek, ceza almadan çıkmak o dijital çetelerin gözünde bir "itibar", bir "zafer madalyası"na dönüşüyor.
"Nasıl olsa yaşım küçük, bir şey yapamazlar" pervasızlığı tetiği çektiriyor.
Planlayarak, hedef gözeterek okul basan, can alan birine "çocuktur, affedelim" mantığıyla yaklaşamazsınız.
Canice, kasten okul basıp katliam yapanlara ve bunu teşvik edenlere, adam tehdit edenlere karşı yaş indirimleri derhal çöpe atılmalıdır.
Hatta toplumun vicdanını rahatlatacak, bu vahşeti kökünden kesecek en radikal adımlar—gerekirse bu tür planlı katliamlar için idam cezası dahil en ağır yaptırımlar—tartışmasız şekilde masaya getirilmelidir.
Suçun yaşı yoktur!
Tablo ortada:
* 2007 (Adıyaman): 14 yaşındaki öğrenci müdürüne kızıp pompalı tüfekle okula geldi; ateş etmeden durduruldu.
* 2023 (Şanlıurfa): 16 yaşındaki çocuk okula tüfekle gelip hedef gözetmeksizin ateş açtı; 3 yaralı.
* 14 Nisan 2026 (Siverek): Eski öğrenci silahla okul bastı; 16 yaralı.
* 15 Nisan 2026 (Kahramanmaraş): 14 yaşındaki öğrenci silahlarla sınıfları taradı; öğretmen ve öğrenciler hayatını kaybetti.
* 22 Eylül 2026 (Manisa / Turgutlu): İnci Üzmez MTAL önünde 15 yaşındaki öğrenci av tüfeğiyle ateş açtı; 11 yaralı, 2’sinin durumu ağır.
Sorumlu Kim?
Bugün Manisa Turgutlu'daki saldırının ardında ne çıkarsa çıksın, büyük resmi değiştiremez.
Öğretmenin itibarını yok eden, okullarda disiplini bitiren, internet çetelerine karşı köklü ve kalıcı irade koyamayan, ceza yasalarını caydırıcılıktan uzaklaştırıp suçlular için tatil köyüne çeviren bu sistemin birinci dereceden sorumlusu hükümettir.
Olay olduktan sonra okula müfettiş yollamak, taziye mesajı yayımlamak devlet adamlığı değildir.
Asıl görev, o silah eline alınmadan önce otoriteyi, caydırıcı hukuku ve okul güvenliğini tesis etmektir.