nos deorum immortalium templa, nos muros, nos domicilia sedesque populi Romani, aras, focos, sepulcra maiorum; nos leges, iudicia, libertatem, coniuges, liberos, patriam defendimus
Cicero Phil. VIII 8
@btkocc@alwaysopposing Okumanın aslîliği kendi fikrim. Klasik dillerin istedikleri efora karşılık olarak verdikleri faydanın yetersizliği/ortansızlıği konusundaysa sizinle hemfikirim. Teşekkür ederim.
@btkocc@alwaysopposing Dil öğrenmenin de bilmenin de en üstün noktası okuma, reading pratiği. Klasik diller (maalesef bugünlerde) sadece reading üzerine kurulu. Bana kalırsa Latince ve E.Yunanca manzum metinlerle uğraşmak kadar zihin pratiği gerektiren ve yaptıran bir şey yok.
@btkocc@alwaysopposing Ben sadece eski diller hakkında söylüyorum bunu. Lakin sizin bahsettiğiniz mânâda (zihin tazeliği bilhassa) antik diller daha matematiksel ve mantıksal olarak öğrenilir. Bir yararı sayacaksak bunu sayabiliriz. Modern dilleri bilmek önemli, her ne kadar az ve öz en iyisi olsa da.
“Tinin Fenomenolojisi yayınlanmaya başlıyor. Önce toplam altı kitap olarak yayınlanacak. Sonra bütün bir kitap olarak çokacak. Birinci cilt kitabın önsöz ve giriş bölümlerinden oluşuyor. Çok yakında bilinç ve özbilinç bölümleri, sonra akıl, tin vs bölümleri takip edecek.”
Tek parça olan Kitap altı parçaya ayrılarak yayımlanacak, sonra da tek parça haline getirilecekmiş.
Olay birçok açıdan absürd. Ben absürdlüklere girmeyeyim, olayın “ticari zekâ” kısmını vurgulayayım.
1 kitap 6 parçaya ayrılarak okura sunulacak, yani pazarlanacak, yani satılacak. Sonra da bunlar toplanıp kitabın kendisi, yani en başta okura sunulması gereken kitabın bütün hali ayrıca pazarlanacak, yani satılacak.
Çevirmen 7 kitap çevirmiş, yayınevi de yedi kitap satmış olacak. Tek kitabın ticari açıdan yağı çıkarılacak.
Bari paylaşılan kapağa bu bilgiler eklensin de okur Tinin Fenomelojisi’nin hangi kısmını aldığını bilsin. Ticari zekâ okurla da paylaşılsın. (Muhtemelen sırtları da, 6 parça yanyana getirildiğinde Hegel sureti olacak şekilde tasarlamışlardır. Pazarlama stratejisi yaratıcılığı, Kütüphanede güzel durur🙂)
Yardımlı'nın kaçınılmazlığı kendi başarısı değil. İlkel bir yapay zeka, hastalıklı bir inatçı ve düpedüz bir taklitçidir kendisi. Ona bulunduğu yeri biz bizzat onu hiçbir yere koymamakla veriyoruz. Çeviri geleneğinin olmadığı bir yerde elinde bir haritayla dolaşan tek kişi o +