Bir arkadaş vardı yıllarca 31 çekti sonunda bir hatun bulup evlendi ve 31'den kurtuldu. Fakat hatunu dırdırı adama o kadar yük olduki sonunda hatunu boşadı ve tekrar eski hayatına yani sadık yâri 31'e döndü...!
Şimdi çok özgür ve mutlu ...!
yakın bir zamanda ise yeni kitabı "Ben ve 31'im" çıkacak...!
bu rus aileler hep birbirinin aynısı amk
-kollar 45cm full kol dövmeli 175 baba
-doğumsonrası kiloları verememiş vki>35 anne
-dünya güzeli 18 yaş kız
-5 yaşında sarışın piç
sadece bugün bunlardan bi 300-500 tane gördüm nası olabiliyo aq
Bugün Çin’de doktora yaptığım üniversiteden bir mesaj aldım.
Mesajda Çin’le ilgili çok sayıda eleştirel yazılar yazdığıma dair çok sayıda ihbar aldıklarını söylemişler. Bu sebeple de Shanghai Üniversitesi’nde doktora yaptığıma dair ünvanı artık kullanmamı istemişler.
Ünvan kullanıp kullanmamak çok da umrumda değil açıkçası ama kazanılmış hakkımdan vazgeçmem gerekiyor mu bilmiyorum.
Ayrıca anladığım kadarıyla da Çin kapıları bana sonuna kadar kapanıyor. Bir daha beni Çin’e alırlar mı bilmiyorum. Açıkçası evlendiğim ve oğlumun doğduğu yerleri tekrar görmeyi çok isterdim. Bu duruma üzüldüm mü evet.
Ancak kimsenin kalbini kırmadan bildiğim doğruları yazmaya da devam edeceğim.
Bir çift vardı...
Kız çok şişman oğlan da çok kısa ve zayıf idi... Bunların sevişme süresi ortalamın hep üstündeydi... sonradan anlaşıldı ki kızın çok kilolu olması yüzünden oğlan bir türlü deliği bulamıyordu ...sevişmenin bu kadar uzun sürmesi bundan imiş ...!
Türkiye'de artık yeni bir yargı düzeni oluşturuldu. Sabah kişilere yeni operasyon yapıldığında, o kişi daha emniyet yolundayken aleyhinde hazırlanan bilgi notları aynı merkez tarafından yandaş gazetecilere servis ediliyor. Yetmiyor, polis kamerasıyla çekilen gözaltı anları dağıtılıyor. Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı hiçe sayılıyor. Kamuoyunda o kişiyle ilgili yaratılan kanaatler, algılar üzerinden bir kampanya yürütülüyor. Kişi, halkın gözünde peşinen suçlu ilan edilip resmen infaz ediliyor. Normal hukukta kural olarak tutuklama istisnayken, artık tutuklama esas, serbest bırakma istisna haline getirildi. Kimsenin hukuki güvencesi kalmadı. Oğuzhan Uğur olayında yaşadığımız tam da budur.
Bir arkadaşım...
8 yıldır aynı iş yerinde çalışıyor.
Aylık 58.000 TL maaş alıyor.
Evli ve bir çocuğu var.
Artık işinden ayrılmak istiyor.
Ama kendi isteğiyle istifa ederse 8 yıllık kıdem tazminatını alamayacak.
Kalırsa tazminatını alma ihtimali var.
Ama her geçen gün de istemediği bir işte çalışmaya devam edecek.
Siz olsanız...
Tazminatı bekler miydiniz,
Yoksa bugün çıkıp huzurunuzu mu seçerdiniz?
Artık bazı hususları açıklamak gerekiyor.
AHBAP soruşturması başladığı günden bu yana ben ve çalışma arkadaşlarım hakkında sistematik biçimde yalan ve iftira kampanyası yürütülüyor.
“AHBAP’a bağış çağrısı yaptınız, insanları yönlendirdiniz.” deniliyor.
Yapabilirdik. Ama yapmadık.
Ne sosyal medya hesaplarımızda ne de herhangi bir yayınımızda AHBAP’a bağış yapılması yönünde tek bir çağrımız yoktur. Tek destek çağrısı yaptığımız ve bağış topladığımız tek kurum ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) olmuştur.
“Halk TV’den ayrıldıktan sonra Oğuzhan Uğur ile çalıştınız.” deniliyor.
Hayır.
Çalışabilirdik, memnuniyetle de çalışabilirdik. Ancak çalışmadık. YouTube kanalı açmadan önce stüdyosuna gidip birlikte mekâna baktık, fotoğraf çektirdik. Hepsi bundan ibaret.
“Kızılay çadır satmadı, bu haberi AHBAP’ın önünü açmak için yaptınız.” deniliyor.
Bu iddia da gerçeğe aykırıdır.
Depremin en kritik günlerinde vatandaşlar soğukta ve yağmur altında beklerken, AFAD çadır talep ederken Kızılay çadır sattı. Bu durum Kızılay Genel Müdürü tarafından da doğrulandı. Cumhurbaşkanı da yaptığı açıklamada, “Kızılay’ın afet anında çadır satması yanlıştı.” diyerek bu uygulamayı eleştirdi.
Ortada doğrulanmış bir haberi, yıllar sonra hâlâ “operasyon” gibi göstermeye çalışmak algı yönetimine hizmet eder.
Bir diğer iddia ise Timur ve benim sürekli birilerini akladığımız ve FETÖ bağlantılı hesaplar tarafından desteklendiğimiz yönünde.
İşin ironik tarafı şu: Bunu söyleyenlerin işaret ettiği hesaplar daha birkaç hafta önce bizi “AKP’li olmakla” suçluyor, organize şekilde hedef gösteriyordu.
Hem FETÖ’cü ilan edilip hem AKP’li ilan edilmek ancak Türkiye’deki kara propaganda düzeninde mümkün.
FETÖ kumpasından yargılanan bizleri kumpası yapanlar destekleyecek he mi :)
Bizim işimiz belli.
Belgeyle konuşuruz, haber yaparız, doğruları yazarız.Kime yarar,kime yaramaz bakmayız.
İftiralar değişebilir, gerçekler değişmez.
Haluk Levent:
Ece Güner, Türkiye'nin en iyi hukukçularından birinin tek suçu bana borç verip (ki parça parça zor ödedim) geri almak. Benimle ilgili de ağır konuşmuş, haklıdır. Dernekle gram alakalı değil.
Ama sırf İmamoğlu'nun hukuk danışmanlığını da yaptığı için onu da tutukladılar.
🔴 Tutuklanarak cezaevine gönderilen Haluk Levent, sosyal medya hesabından “VEDA” başlıklı 4 sayfalık bir mektup paylaştı.
• Levent, mektubunda hakkında yürütülen soruşturmayı “muazzam bir kumpas” olarak nitelendirirken, “Kumar çok kötü bir hastalıktır. Umarım çocuklar benim hayatımdan ders alır.” ifadelerini kullandı.
Haluk Levent’in X hesabı hakkında Türkiye’den erişim engeli kararı verildi.
Hesapta en son paylaşılan içeriklerden biri Mart ayında konut teslimi ile ilgili.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin törende Levent’e teşekkür ediyor: Allah ondan razı olsun!
🔴 Haluk Levent'ten Akın Gürlek'e
📌 Benim alacak-verecekli olduğum Yüksel Ersoy ile, onun mekanında ne konuşmuş olabilirsiniz? Ardından gözaltına alındım
📌 Akın Gürlek, Yüksel Bey'e ulaştı ve benim hakkımda suç duyurusunda bulunmasını istedi, muazzam bir kumpas
📌 "Sayın Bakan, size adliyede 'ekber' lakabını takmışlar, o kadar korkuyorlar. Unutmayın, sizden büyük Allah var!
📌 Özel mesajları Yeni Şafak gazetesinden Burak Doğan'a servis ediyorlar, devletin güvenliğini yok ettiniz
📌 Bugünden sonra gün yüzü göremeyeceğimi biliyorum, bin yıl bile yatırırsanız yatırın, yapmazsanız namertsiniz
https://t.co/ar0WBnHoqS
Babala TV Kurucusu Oğuzhan Uğur, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Bakın Oğuzhan Uğur emniyet ifadesinde ne anlatmış : 'Şahsi hesabına gelen 20 bin 193 TL ile yurt dışından gelen 14 bin 962,56 TL tutarındaki transferlerin YouTube gelirleri olduğunu belirten Uğur, bu ödemelerin platformun standart ödeme sistemi kapsamında yapıldığını ve gerekli görülmesi halinde faturalarının ibraz edilebileceğini ifade etti.'
Haber bu. Peki şimdi ne olacak ?
2009 yılında Okan Bayülgen’in sunduğu “Disko Kralı” programında Yeşim Salkım ve Okan Bayülgen, Serdar Ortaç yüzünden canlı yayında tartıştı. Okan’ın Serdar’la dalga geçmesi Yeşim’i sinirlendirdi ve laf dalaşı başladı.