“Yargı Paketi Değil Gasp Paketi!” demek için Beşiktaş’tayız. Nafaka hakkımızdan, boşanma hakkımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Kadınlara, LGBTİ+lara ve çocuklara yönelik hak gasplarını torba yasalarla gizlemeye çalışan 12. Yargı Paketi’ne itiraz ediyoruz!
İBB Davası’nda savunma yapan Fatoş Pınar Türker çıplak arama işkencesine maruz bırakıldı.
Kadınların onurunu, gururunu, haysiyetini kırmak ve utandırmak için yapılan çıplak arama bu şiddeti uygulayanların ve onları koruyanların utanmaları gereken bir işkencedir.
➕
Tuğçe Canbolat yazdı:
"Nafaka tartışmasını başka bir şekilde konuşmak ancak erkeklerin kadınların görünmez emeğini sömürmeyi bıraktığı koşullarda yapılabilir. Gerçek eşitlik sağlanana dek erkeklerden alacaklıyız."
https://t.co/Zib8FT72bP
Erkeğin istediği anda hızla boşandığı, bir kadının evde emeğine konmanın hiçbir bedelinin olmadığı, kadınların boşanmadan sonra haklarını alabilmek için yıllarca mahkeme kapılarında sürüneceği bir düzen kurulmak isteniyor.
Biz bu sistemde köle olmayı kabul etmiyoruz!
Erkeğin istediği anda hızla boşandığı, bir kadının evde emeğine konmanın hiçbir bedelinin olmadığı, kadınların boşanmadan sonra haklarını alabilmek için yıllarca mahkeme kapılarında sürüneceği bir düzen kurulmak isteniyor.
Biz bu sistemde köle olmayı kabul etmiyoruz!
AKP, 2016'dan beri kadınların nafaka hakkını gasp etmeye çalışıyor. Peki Adalet Bakanı'nın bugün açıkladığı nafaka düzenlemesi kimler için?
Madem evlilik, boşanma, aile sadece erkeklerin çıkarına, madem kadınlara tek vaat yoksulluk, o halde kadınlar için tek çare: evlenmemek!
Şiddet uygulayan erkeklere desteği kadınlardan beklemeyin. Bizim mücadelemiz erkek şiddetinin dar ettiği hayatlarda kadınların güçlenmesi için.
Erkek şiddeti tüm alanlardan, ortamlardan, mekanlardan yok olana dek feminist mücadeleye devam.
Erkek şiddeti karşısında kadınların ses çıkardığı her duruma, erkek şiddeti failiyle yüzleşme anlarına linç demek bugünün bir modası.
Şiddetin adını koymak, yaptırım talep etmek yerine linç ediyorsunuz diyerek mağdura oynamak, sinsice erkek dayanışmasını örgütlemektir.
Tek adam rejimini, kayyumları, haklarımıza ve hayatlarımıza yönelik saldırıları kabul etmiyoruz. Halkın iradesinin gaspına, darbeye, mutlak butlana karşı Kadıköy ve Şişhane’de eylemdeyiz.
Biz bugün bir grup feminist olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret ettik çünkü meseleyi bir siyasi parti meselesi olarak değil, demokrasi ihtimaline bir darbe olarak, faşizm olarak görüyoruz.
+
Bugün CHP Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı açık bir irade gaspı ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ağır bir saldırıdır.
Halkın iradesinin gasp edilmesine, siyasallaşan yargı eliyle sürdürülen saldırılara ve kayyum siyasetine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Mücadele arkadaşlarımız birlikte yaptığımız 25 Kasım eylemleri, kadın eylemlerimiz gerekçe gösterilerek 100 gündür tutsak ediliyor.
Kadın mücadelesinden yol arkadaşlarımız asla yalnız değil; sokaklarda, meydanlarda, eylemlerde yan yana olmaya devam edeceğiz!
#100GündürTutsaklar
Bizi hem piyasada ucuz işgücü tutan hem de evde bedavaya çalıştırmayı amaçlayan bu düzene karşı isyandayız!
Evde, sokakta, işyerinde patriyarkaya ve kapitalizme direniyoruz!
Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, failler hesap verene ve devlette arkası güçlü olanın suç işleyebildiği bu düzen yıkılana kadar mücadele etmekten, sormaktan ve birbirimizin sesini büyütmekten vazgeçmeyeceğiz.
Kadınlar Birlikte Güçlü
Polis aileyi genç kadınlara bir tehdit olarak kullanmakta, evde erkek şiddetini teşvik etmekte hiçbir beis görmüyor. İlayda Zorlu babasının silahından çıkan kurşunla böyle öldü. Ama emniyet benzer aramaları sürekli yapmaya devam ediyor. Açıkça söylüyoruz: suç işliyorsunuz!
Emeğimizi evde bedava, işte en ucuz gören patriyarka ve kapitalizme karşı 1 Mayıs’ta mor bayraklarımızla feministler pankartının arkasındayız!
Yaşasın feminist mücadelemiz!
Yaşasın 1 Mayıs!
⏱️11:00
📍Söğütlüçeşme
Dün duruşmada yine Cemil’in Diyarbakır’dan tanıdığı polise, Malatya’da görev yapan büro polisine, İstanbul’daki polis arkadaşlarına, petrol ofisi işleten arkadaşına, bir şöföre tak diye on binlerce lira para “borç” verebildiğini dinledik. Erkekler neye karşın kuruyor bu ilişkiyi?
Dün Ayşe Tokyaz cinayeti davasının ikinci duruşmasındaydık. Sanıklar arasında alınıp verilen yüz binlerce liranın, tutukluluk sürelerinin, medyanın rolünün saatlerce konuşulduğu duruşma salonunda en çok unutulan gerçek, bunun bir kadın cinayeti davası olduğuydu.
Erkeklerin “hayatın olağan akışı” diye savunduları olağan akış bu. Bu olağan akış kadınların hayatları için tehlikeli. Hep birlikte bir kadını öldüren, kardeşini karakol karakol gezdiren, taciz eden, oyalayan, dalga geçen bir olağanlık onlar için bu.