Antidemokratik Her Türlü Müdahaleye Karşı, Demokrasinin Yanındayız
Tarihi boyunca darbeler, muhtıralar ve kayyum atamaları gibi uygulamalarla sıkça yara alan Türkiye demokratik ortamı, bugün yeni bir siyasi kararla daha darbe yemiştir.
Yargının, yaklaşık üç yıl önce yapılmış bir kurultaya yönelik aldığı karar ile Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi görevden uzaklaştırılmak istenmekte; sandıkla gelen irade, mahkeme kararlarıyla siyaset dışı ilan edilmeye çalışılmaktadır. Bu durum sadece siyasete değil, demokratik ortama yapılmış bir müdahaledir ve halkın tercih hakkını yok saymak demektir.
Demokrasinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir ortamda; sadece yaşam ve sağlık hakkı değil, hiçbir temel hakkın varlığından söz edilemez.
Bugün alınan bu karar kabul edilemez. Bu nedenle; siyasal iktidara, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum olarak atananlara; kararın sonuçlarını ortadan kaldırmak adına bir an önce girişimde bulunmaları çağrısında bulunuyoruz.
Antidemokratik her türlü müdahaleye karşı, demokrasinin yanında kararlılıkla saf tuttuğumuzu bir kez daha kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/PGYeMY2YJc
İstanbul Tabip Odası'nı "Değiş"tiremediler. 20 seneyi aşkın süredir devam eden gelenek kazandı.
İstanbul Tabip Odası seçimlerini DEMOKRATİK KATILIM GRUBU KAZANDI
İktidara yakın iki grup "DEĞİŞİM" listesi altında birleşip seçime girdi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da İstanbul'da oy kullandı.
Eski Kızılay başkanı Kerem Kınık tweet atarak oy kullanma çağrısı yapmıştı.
Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yoğun katılımın olduğu seçimde hekimler tercihini Demokratik Katılım Grubu'ndan yana yaptı.
@DkgTabip@istabip
15 Şubatta Kadıköy'deyiz. Sen de katıl daha güçlü haykıralım!#ASMdeEziyeteHayır
📢 Basın Açıklaması
🗓️ 15 Şubat 2026, Pazar
🕐 13.00
📍 Kadıköy, İskele Meydanı
🔴 Siyabend Süvari anısına: “Çok güzel çocuklardık”
🎶 İstanbul’un en müzik dolu, en güzel zamanlarından bahsedilecek olursa muhakkak Siyabend Süvari’ye teşekkür etmek gerekir. İyi ki yaşadı ve bizi müziğin çevresinde topladı
✍️ Heja Bozyel'in yazısı...
https://t.co/qLpwCpeUQQ
🔴 Siyabend Süvari anısına: “Çok güzel çocuklardık”
🎶 İstanbul’un en müzik dolu, en güzel zamanlarından bahsedilecek olursa muhakkak Siyabend Süvari’ye teşekkür etmek gerekir. İyi ki yaşadı ve bizi müziğin çevresinde topladı
✍️ Heja Bozyel'in yazısı...
https://t.co/qLpwCpeUQQ
Pamukkale Üniversitesi’nin rektörüne bakın; adam iki cümleyi bir araya getiremiyor, Türkçe bile konuşamıyor. Ama gerçek hayatta unvanı: Prof. Dr. Mahmut Güngör. Sınav soruları yıllardır çalınıyor, sahte diplomalar her yerde basılıyor. Ve elimizdeki en büyük kanıtlardan biri de bu video.
'Dijital devlet' işgali: 45 milyon kullanıma hazır tertemiz kimlik!
Neredeyse girilmeyen kurum yok gibi. Dev bir 'dijital havuz' kuruldu. Bu da her türlü suçun altyapısı oldu.
Şu günlerde görülen bir davada bilgileri çalınan kurumlara bakın:
* MEB’in e-Okul, e-Sınav ve Açık Öğretim Lise sistemi
* Gelir İdaresi İnteraktif Vergi Dairesi
* Sağlık Bakanlığı Aşı Takip Sistemi ve Halk Sağlığı Yönetim Sistemi
* Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Mekansal Adres Kayıt Sistemi
* Türkiye İş Kurumu sigorta, ölüm vb. bilgiler
* Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu araç plaka sistemi
* SGK Medula Eczane ve MEDŞAHIS sistemi
* Tapu ve Kadastro Coğrafi Bilgi Sistemi
Bu bilgilerle işlenen suçlar:
* MİT, polis, jandarma kartları, T.C. kimlik kartı, ehliyet, diploma vb.
* Kara para aklama, şantaj, uyuşturucu, insan ve silah kaçakçılığı
* Maddi durumu kötü 18 yaş altındaki çocukların suça teşviki
* GSM, plaka, tapu, öğrenim belgesi vb. üretimi.
Hiçbir suç cezasız kalmamalıdır; o nedenle Justitia'nın ("Adalet Ana"nın) kılıcı keskin ve hızlıdır. Suç ve ceza her daim ölçülü olmalıdır, eldeki kanıtlar tarafsız olarak tartılmalıdır; o nedenle Justitia, diğer elinde bir terazi tutar. Ama Justitita'nın günümüzde en çok unutulan ve belki de en önemli olan sembolizmi, gözlerindeki bağdır. Adalet Ana, kişilerin ismine, cinsiyetine, partisine, dinine, diline, sosyoekonomik sınıfına, ırkına ve etnik kökenine karşı tamamen kör olmalıdır. Yargıladığı kişileri sadece ve sadece kanıtlara göre değerlendirmeli, adaleti her gruba aynı hızda ve tamamen eşit bir şekilde dağıtmalıdır. Eğer ki adalet belli isimler, belli cinsiyetler, belli partiler, belli dinler, belli diller, belli sosyoekonomik sınıflar, belli ırklar, belli etnik kökenler için farklı, diğerleri için farklı çalışıyorsa, orada adaletten söz edilemez. Birine uygulanan adalet, keyfi bir şekilde diğerine uygulanmıyorsa, adalet ölmüş demektir. Adaletin öldüğü yerde bir millet de yeşeremez. Justitia'nın tam olarak neyi temsil ettiğinin ve bize neyi hatırlattığının asla ama asla unutulmaması temennimizle...
Sahte diplomalı psikologumuz Abdullah Volkan Uçak’la sizi tanıştırayım. Kendisi seans başı 4.500 TL ücret alıyor. Geçmişte yaptığı meslek ise halı yıkamacılığı. Ve bunun gibi daha yüzlercesi var. Gerçekten yazıklar olsun.