"Wo war der Verfassungsschutz vor 23 Jahren, als die CDU-Ministerin Merkel im Bundestag sinngemäss dasselbe sagte wie die AfD heute - und von einem gewissen Friedrich Merz in der ersten Reihe sitzend Applaus bekam?"
Schreibt storymakers.
Wer vor Krieg keine Angst hat, der gehört in eine Anstalt gesteckt, die er/sie im Idealfall nie mehr verlässt. Kriegsverherrlichende Aufstachelung der Menschen, besonders der Jugend, ist hochgradig pervers und niederträchtig!!
Einer der schlimmsten Hetzer und Kriegstreiber, Kriegsvorbereiter und Scharfmacher im Land möchte nicht, dass die AfD vor den Folgen seiner kriminellen Politik warnt.
Herr @_FriedrichMerz ,
normalerweise liefern unsere österreichischen Regierungsvertreter ausreichend Stoff für Fremdscham und Ekelgefühl, aber mit den Worten Ihrer heutigen Bundestagsrede haben Sie für mich jede Form politischer Autorität und persönlichen Respekts verloren.
Mit der Arroganz, die Sie dabei an den Tag legen, schaffen Sie es scheinbar mühelos, den schmalen Grat zwischen politischer Härte und menschlicher Herabwürdigung zu überschreiten.
Es macht geradezu fassungslos zu beobachten, mit welcher Selbstverständlichkeit Sie als deutscher Bundeskanzler über Millionen Menschen und deren politische Überzeugungen hinweggehen.
Ich bin Österreicherin und habe selbstverständlich keinerlei Einfluss darauf, wer Deutschland regiert. Dennoch erlaube ich mir als Bürgerin eines unmittelbaren Nachbarlandes, Ihnen für die unwürdige Art und Weise, in der Sie heute Ihr Amt zur politischen Auseinandersetzung genutzt haben, meine Verachtung auszusprechen.
🔴 3 boyutta yaşamıyorsun.
Asla yaşamadın.
Bir lise öğrencisi, gerçeklik hakkında öğrendiğin her şeyin neden eksik olduğunu az önce kanıtladı.
Hazırmısınız bu beyninizi yakacak:
Etrafındaki herhangi bir nesneye bak. Bir fincan, bir kitap ya da telefonun bile yeter. Şimdi fark et ki hepsi bir gölge düşürüyor ve o gölge her zaman nesnenin kendisinden daha düz. 3D bir fincan masanda 2D bir gölge yapar. Işığa tutulan 2D bir kâğıt parçası duvarda 1D bir çizgi oluşturur. Her boyut, kendisinin daha düz bir versiyonunu alt boyuta düşürür.
Şimdi bu fikri tersine çevir.
Vücudun 3D ise ve desen her zaman aynı şekilde çalışıyorsa, vücudun göremediğin bir 4D şeyin gölgesi olabilir.
Yani, sen gerçek şey olmayabilirsin.
Bunu tarif eden bir şekil var, adı tesseract. Bir küp, bir araya katlanmış altı düz karedir. Bir tesseract ise bizim dünyamızda var olmayan bir yönde bir araya katlanmış sekiz küptür. Onu hayal edemezsin. Kimse edemez. Beynin, atalarının kaplanlardan kaçmasına ve meyve bulmasına yardım etmek için evrildi, bizim yürüyemediğimiz boyutlardaki şekilleri hayal etmek için değil.
Bir tesseract'i hayal etmeye çalıştığında, aslında sadece onun 3D gölgesini görürsün; tıpkı kâğıt üzerinde sürünen bir karıncanın elinin sadece düz hatlarını görebilmesi gibi, gerçek elini asla göremediği gibi.
Eğer her katı şey aslında daha büyük bir şeyin alt boyutlu gölgesiyse, bir sürü tuhaf bilim birden anlam kazanıyor.
Bir anda iki yerde görünen minik parçacıklar sihir değil. Sadece bizim 3D dünyamızda iki gölge bırakan tek bir 4D nesne.
Evrenin zıt taraflarında birbirine anında tepki veren parçacıklar hiç ürkütücü değil, eğer aslında tek bir nesne gerçekliğimize iki farklı noktada dokunuyorsa; tıpkı suyun üstünde yaşayan bir böcek için suya daldırılmış bir parmağın iki ayrı nokta gibi görünmesi gibi.
Bunu anlamanı sağlayan eski bir düşünce deneyi var.
Tamamen düz bir kâğıt parçasında yaşayan bir yaratık hayal et. O sadece sol, sağ, ileri ve geri bilir. "Yukarı"nın var olduğundan haberi yok. Şimdi parmağını kâğıdın içinden aşağı it. O yaratık için, hiçbir yerden bir daire beliriyor, büyüyor, küçülüyor, sonra kayboluyor. Bütün hayatını ne olduğunu açıklamaya harcar. Teoriler icat eder, diğer düz yaratıklarla tartışır, belki mucize bile der. Asla bunun bir parmak olduğunu tahmin etmez, çünkü "yukarı" beyninin kelimenin tam anlamıyla anlayamayacağı bir yöndür.
Biz o düz yaratığız. Bilim insanlarının deneylerinde gördükleri tuhaf şeyler, bakamadığımız bir yönden dünyamıza giren parmaklar olabilir.
O lise öğrencisinin çok iyi açıkladığı şey, gözlerinin ve beyninin görmesine izin verilen gerçek sınırdır.
Düşüncelerin neler?
Friedrich Merz:
"Remigration ist nichts anderes als eine ethnische Säuberung nach Hautfarbe und Herkunft..."
Dieser Mann ist eine verlogene Zumutung! 😡
Der Kanzler ist politisch am Ende. Das war eine Abschiedsrede – ein neuer Tiefpunkt seiner Kanzlerschaft. Friedrich Merz ist nicht nur der unfähigste Kanzler in der Geschichte der Bundesrepublik. Er ist auch der einzige, bei dem bis heute nicht klar ist, ob er überhaupt demokratisch legitimiert ist, weil die Stimmauszählung zur Bundestagswahl trotz nachgewiesener Zählfehler bis heute nicht überprüft wurde. Das BSW will Weihnachten ohne Merz!