"Kadınlar yamyam lezzetlerden, iyi görünme kaygılarından, pahalı mobilyalardan veya ziynet eşyalarından daha yüksek ve yüce bir şey için yaşamalı."
Carol J. Adams | Etin Cinsel Politikası
Ahmet Telli, Belki Yine Gelirim:
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler
Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
'Tükürsem cinayet sayılır' diyordu birisi
tükürsek cinayet sayılıyor artık
ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
tek yaprak bile kımıldamıyor nedense
ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
okuduğum bütün kitaplar paramparça
çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler
bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
dizginlerini koparan bir at sanki bu
soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez
şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
“Arka odada kendi kendime şiir yazıyordum konu nerelere geldi Ahmet abi” dedim ödül gecesi. Çok heyecanlı olduğumu görünce “Bu gece bittiği gibi doğru arka odaya dön, bakma ödüle” demişti. Hepimiz arka odamızda seni okuyacağız bu gece abi.
Ahmet Telli de gitmiş.
Ömrümün en hızlı, en soğuk, en kimsesiz zamanlarında sığındığım şiirlerin yazarı…
Elektrikli sobanın ve mum ışığının aydınlattığı o soğuk odada, üniversite yıllarımızın hem hüzünlü hem de umutlu gecelerine eşlik eden ışık da sanki onunla birlikte söndü.
Ahmet abinin şiirlerini kitaplardan değil de Kalmasın ve Kül ve Kil adlı kasetlerini dinleyerek sevmiş ve bütün o şiirleri ezberlemiştim. Birkaç şair büyüğümüzle birlikte şiiri bana sevdirenlerdendi.
Gölgelerde uyusun abilerin yakışığı.
#ahmettelli
"...sessizce çekip gidiyorum şimdi,
sessiz ve kimliksiz...
Belki yine gelirim,
sesime ses veren olursa bir gün..."
Mülkiyeliler Lokali mevcuttan 1, şiirden çok kişi eksildi bu akşam...
Eyvallah Ahmet abi, eyvallah...
#AhmetTelli
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez:
▪️‘‘Sağcı ve aşırı sağcı kesime sesleniyorum: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip, sonra o yangının çıkardığı dumandan şikayet edemezsiniz.
▪️Hem pastam dursun hem karnım doysun diyemezsiniz.’’
🇵🇸🇱🇺 Lüksemburg'da bir okulda öğretmenlik yapan Fatıma isimli Müslüman kadın, sosyal medya hesabında Gazze'de işgalci İsrail ordusu tarafından şehit edilen çocukları paylaşınca işinden kovuldu.
Sevenleri okulun önünde "Kararınızı Geri Çekin" protestosu düzenledi.
SONER ARICA'DAN YÜREK BURKAN PAYLAŞIM:
"ŞİMDİ GİDECEK HİÇBİR YERİM YOK"
Annesini kaybeden Soner Arıca, sosyal medya hesabından yaptığı duygusal paylaşımla takipçilerini hüzne boğdu.
Annesi Altun Arıca ile hastane odasında şarkı söylediği anları paylaşan ünlü sanatçı paylaşımına şu notu düştü:
"O benim annem, sırdaşım ve hayat öğretmenimdi. Şimdi sanki kimsesiz, tanımadığım bir dünyada gibiyim. Bir daha böyle bir şefkatle ısınır mı yüreğim, bilmiyorum."
Usta oyuncu Haluk Bilginer'in "Babam öldü ama sahneye çıktım" diyenlere yerin dibine soktuğu o sarsıcı tespiti:
🔷 "The show must go on" yani "Şov devam etmeli" lafı kadar aptalca bir laf yoktur.
🔷 Bu, Anglo-Sakson kapitalizminin uydurduğu, "Sen çalışmaya devam et, paralar gelsin" diyen acımasız bir yalandır.
🔷 Efendim neymiş, "Babam öldü ama acımı içime gömüp yine de sahneye çıktım..."
🔷 Halt etmişsin sen!
🔷 Çıkmamalıydın!
🔷 Senin baban ölmüş yahu, bir insanın yaşayabileceği en büyük acı.
🔷 Daha ötesi var mı?
🔷 Benim babam ölecek ve ben o gece sahnede insanları güldürüp soytarılık edeceğim?
🔷 Yok öyle bir dünya.
🔷 O tiyatro perdesi o gün kapanmalı!
🔷 Biz dünyanın en önemli, en kutsal işini falan yapmıyoruz.
🔷 Alt tarafı oyunculuk bu.
🔷 Hiçbir tiyatro oyunu, hiçbir şov insan hayatından ve insan acısından daha değerli olamaz.
İtalya'da 75'ten fazla şehirde ulusal genel grev çağrısı yapıldı.
Talepler:
-İsrail'e tam boykot.
-Tüm ekonomik, askeri ve diplomatik bağların tamamen koparılması.
-Gazze ve Lübnan'daki soykırıma derhal son verilmesi.
İtalyan halkı, Avrupa'daki birçok halk gibi, hükümetlerinin Siyonist terörizmin suç ortağı olmaya devam etmesini artık tolere etmiyor.
İşçiler, öğrenciler ve sıradan vatandaşlar sokaklara dökülüyor ve 'Yeter' diyor!
Filistin'le dayanışma artık sadece bir gösteri değil...
Bütün dünyada gerçek eyleme dönüşüyor.
Pink Floyd’un kurucularından Roger Waters:
“Gazze için her sabah gözyaşlarına boğulduğumu söylemekten çekinmiyorum.
80 yaşındayım ve hayatımda ilk kez bir halkın her gün gözlerimizin önünde yok edilişine tanıklık ediyorum.”
"Utanç" demişti Bergman, "Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir. Çünkü utanmak "kibir" denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir."
Ingmar Bergman "Shame" (Utanç)
Amerikalı bir öğrencinin mezuniyet konuşması:
-"Mezuniyetimi kutlayamıyorum, kalbim kırık, çünkü Filistinli öğrencilerden eğitim hakları ellerinden alındı. Ödediğim paraların Filistin'deki suçları finanse etmesi nedeniyle utanç duyuyorum..
Filistin özgürleşene kadar hiç kimse özgür değil."
Brezilya cumhurbaşkanı Filistin halkının mazlumiyeti karşısında gözyaşlarını tutamadı:
"Asıl kurbanların askerler değil, kadınlar ve çocuklar olduğu böyle bir soykırım karşısında dünyanın sessiz kalması acı verici."